GÜNÜN SÖZÜ DamlaDamla.
Hürriyet, Türk'ün hayatıdır. - Mustafa Kemal Atatürk 1930
Etiket Listesi

Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 07 Ocak 2019   #1
Damla

Tag
Damla - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 14 Aralık 2014
Bulunduğu yer: İstanbul | İzmir.
Mesajlar: 40.183
Konular: 8193
Cinsiyet:
İlişki Durumu:
Burç:
Takım:
Seslenildi: 7829 Mesaj
Etiketlendi: 220 Konu
Yni Hayatın iki kutbu vardır, ikisini de sevebilirsiniz

Hayatın iki kutbu vardır, ikisini de sevebilirsiniz


Hayat bize mutlu olmanın yollarını aratıyor. Öyle ki her an mutlu olmamız gereken bir çağda yaşıyoruz. Sağımıza solumuza baktığımızda etrafımızda bizi mutlu etmek adına olan paylaşımlar size de “Acaba ben mutsuz muyum ki?” diye düşündürmüyor mu? Ya da bireyin mutsuzluk duygusunu kabullenmesini sağlamlaştırmıyor mu?

Dış koşulların baskısı arttıkça insan kendi mutluluğunu sorgular. Tıpkı tercih ettiğimiz kozmetik ürünleriyle daha mutlu olacağımızı söylemeleri gibi. Tatil için yer ayırtacağımız zaman mutlu olmamız için her türlü konforu bize vadeden yerleri seçmiyor muyuz? Tüm bunlar hayattan zevk alabilmek adına yaptığımız tercihlerdir. Ancak şu da bir gerçek ki her hoşluğa eşlik eden bir nahoşuk hali söz konusudur.

Mutlu olmanın yolu olarak talih, tesadüf
Terapi odasında mutluğun çoğu kez tesadüf eseri olduğunu duyarım. Dönüp de şimdiye kadarki hayatını sorgulayan bireylerin ortak beyanı; dönüm noktalarında onları bekleyen tesadüfi talihlerdir. Aslında bu durum hayata özgü bir tablodur ve doğumdan itibaren kendisini gösterir. İnsan olmanın gereğidir.

Tesadüfü, bireyin bahtında lehte ya da aleyhte olma hali olarak tanımlayabiliriz. Yani her iki ihtimalin de varlığı söz konusudur. Orta Çağ’da da aynı yaklaşım benimsenmekte ve tesadüf hali her iki ihtimalin varlığında hoşgörü ile karşılanmaktaydı. Yalnız modern çağda sadece lehteki tesadüf, talih olarak kabul edilmektedir. Aleyhteki tesadüfün karşılığı ise hayal kırıklığı, kızgınlık tepkilerini doğuran mutsuzluk olarak karşılık bulur.

İdeal, beklenilen talihten mahrum kalma hali tekrarlandıkça birey kendisini sanşsız olarak tanımlar. Belki de asıl şans buradadır. Kendi hataları olamadan kazanan insanlar, tesadüfen bir şekilde yer edinirken asıl yerlerini koruyamazlar çünkü kendi hataları olmadan kazanmaktan mahrum kalan insanlardır.

Mutlu olmak mecburi hale gelirse
Mutlu olmak mecburiyete dönüştüğünde en ufak bir aksaklık büyük bir felaket olarak yorumlanmaya hazırdır. Mutsuzluğun, mutlu düşünceden çok daha çabuk görünür olduğu bir tablodur bu. Ne zor iş hep mutluluğu görebilmek. Her zorlanış daha çok hararetlendirir mutluluk ve mutsuzluk savaşını. Sonucunda ise mutluluğu elde ederken, öfkeye yenik düşerken bulur insan kendisini. İşte tablo şimdi tamamlandı. Nasıl mı? Mutluluğu düşündükçe mutsuzluğa batarak…

Kutuplaşma
Mutluluk ve mutsuzluk hali kutuplaşma değil midir? Mutluluğun da mutsuzluğun da kendisine has boyutları, hayatın çok boyutlu yanında sadece bir boyutunu tanımlar. Yaşam bir sanattır. Ve insanlar kendi hayatlarının sanatçılarıdır. Sanatçının sanatını tüm yönleriyle tanıması ve anlamlandırması gerekir. Sanatta eserin sadece mutlu ve haz veren yanları yer almaz, aynı zamanda mutsuz ve nahoş yanları da vardır. Yani burada, başka tür bir mutluluk halinden bahsediyorum. Alışılagelmiş, tesadüfi, talihimsi mutluluktan değil, tüm bunlarla birlikte talihin karamsar yanını da yanına alan bir mutluluktan. Realitenin esas aldığı karanlık yanından.

Mutsuz ilişkiler
Daimi gönül hoşnutluluğu ile yola çıkar tüm ilişkiler. İşte mutsuzluk tam da bir sonraki adımda görünür olmaya çalışır. Çünkü gönül hoşnutluğu ile olan her ilişki; ister kadın-erkek ilişkisi, ister iş arkadaşı, ister anne-baba ilişkisi, ister arkadaş, ister kardeş ilişkisi olsun, realite tabanından ıraktır. Bu yüzden çabuk tüketilmeye ve bitmeye hazırdır. Oysa ilişkinin türü ne olursa olsun mevcut ilişkinizde bir anlam görebiliyorsanız, o zaman mutsuz zamanlarınızın anlamını daha iyi bilebilir ve onu anlamlandırabilirsiniz.

Nasıl mı? Kafanız karıştı değil mi? Mevcut bilgilerin üzerine gelen yeni bilgiler… Şimdi bana şu soruyu sorabilirsiniz? “Hayatın her iki kutubu ile barışık olmaktan bahsediyorsunuz, değil mi?” Evet, tam da bundan bahsediyorum. Ancak bunun yöntemi kişiye özgü. Her bireyin kendi öznel haritasından yola çıkarak ilerliyoruz. Kabullenerek. Bazen tam bir kabul sağlanmasa da en azından birey için yaşanılabilir bir düzeyde tutmayı keşfetmek de mümkün…

Hayatın elverişli ve elverişsiz tüm yanlarına gönül hoşnutluğu ile bakabileceğimiz günlerin gelmesi dileğiyle

To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.



To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.

Aşk, kokarsın sen.
imza
Damla isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Yer İmleri

Etiketler
hayatın, iki, ikisini, kutbu, sevebilirsiniz, vardır


Konuyu 1 kişi okuyor. (0 üye ve 1 ziyaretçi)
 
Seçenekler
Stil

Gönderme Kuralları
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Burcunuza göre hayatı yeniden sevebilirsiniz Hesna Astroloji 3 23 Mayıs 2017 09:00
Dilenci dilenciyi istemez; ev sahibi ikisini de Atasözünün Anlamı Nedir Penia Atasözleri ve Deyimler 0 12 Mart 2017 16:02
Artemis Fowl Kuzey Kutbu Macerası erhan1907 Kitap Özetleri 0 26 Ağustos 2016 23:42
Şenol Güneş stopere ikisini de istedi Cafi Beşiktaş 0 18 Temmuz 2015 20:54
Ucuzdur vardır illeti, pahalıdır vardır hikmeti. Elif Atasözleri ve Deyimler 0 12 Nisan 2015 17:52