GÜNÜN SÖZÜ DamlaDamla.
Sen doğru dur, eğri belasını bulur. - Yunus Emre.
Etiket Listesi

Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 15 Mart 2016   #1
Damla
Damla - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 14 Aralık 2014
Bulunduğu yer: İstanbul | İzmir.
Mesajlar: 38.326
Konular: 7759
Cinsiyet:
İlişki Durumu:
Burç:
Takım:
Seslenildi: 7517 Mesaj
Etiketlendi: 217 Konu
Yeni Wittgenstein Felsefesi

Wittgenstein Felsefesi

Ludwig Josef Johann Wittgenstein, (d. 26 Nisan 1889 – ö. 29 Nisan 1951). Avusturya doğumlu filozof.

Mantık ve dil felsefesi konularında yaptığı çalışmalarla modern felsefeye önemli katkılarda bulunmuştur. 20. yüzyılın en önemli filozoflarından sayılır.

Ölümünden sonra, defterlerinden, makalelerinden ve ders notlarından seçilmiş birçok yazısı yayınlanmış olmasına rağmen, hayatı boyunca yayınladığı tek kitap, 1921'de Cambridge'de Bertrand Russell'ın gözetimi altında bir öğrenciyken yayınlanan Tractatus Logico-Philosophicus isimli eserdir. Kendisine doktorasını sağlayan Tractatus 'un yayınlanmasıyla felsefenin bütün problemlerini çözdüğüne inanmış, çalışmalarını bırakmış ve ilkokul öğretmenliği, bir manastırda bahçıvanlık ve kızkardeşinin Viyana'daki evinin mimarlığı gibi çeşitli işlerle ilgilenmiştir. Buna mukabil, 1929'da, Cambridge'e dönerek bir öğretim görevi üstlenmiş ve önceki çalışmalarını gözden geçirmiştir. Zirvesine, ölümünden sonra yayınlanan ikinci eseri Felsefî Soruşturmalar'da ulaşan yeni bir felsefî yöntem ve lisan anlayışı geliştirmiştir.

Erken dönem çalışmaları, büyük ölçüde Russell'ın mantık çalışmaları, Alman felsefeci Gottlob Frege ile olan kısa süreli bir öğrenim ve Arthur Schopenhauer'den etkilenmiştir. Tractatus yayınlandığında, Viyana Çevresi adını almış pozitivist grup üzerinde hayli etki yaratmıştır. Bununla beraber, Wittgenstein kendini bu okuldan saymamış ve mantıksal pozitivizm'in Tractatusla ilgili olarak ciddi yanlış anlamalar taşıdığını ifade etmiştir.

Her iki dönem eserleri de Analitik Felsefe, bilhassa Lisan Felsefesi (Dil felsefesi), Zihin Felsefesi ve Hareket Teorisi'nin gelişimi üzerinde önemli etkiler yaratmıştır. Wittgenstein'ın metodunu sürdüren öğrencileri ve çalışma arkadaşlarından Gilbert Ryle, Friedrich Waismann, Norman Malcolm, G.E.M. Anscombe, Rush Rhees, Georg Henrik von Wright ve Peter Geach sayılabilir. Wittgenstein'dan etkilenen çağdaş felsefeciler arasında James Conant, Michael Dummett, Peter Hacker, Stanley Cavell ve Saul Kripke bulunur.

Mantık dersleri, aldığı notlar ve yazdığı felsefi pek çok metnin yanında, Türkçe'de de Nisan yayınlarından bir çevirisi bulunan 'Zettel' isimli, kişisel gündelik notlarının toplandığı eser oldukça önem taşımaktadır. Bu eserde, Avusturyalı filozof, mantık profesörü Wittgenstein'dan öte, gerçek anlamıyla düşünen ve keşfeden bir insanı, handiyse meraklı bir çocuğu görürüz. Wittgenstein 'başkasının derinlikleriyle oynamamak' gerektiğini ve 'herkesin acısının kendine' olduğunu da burada aldığı notlarda aktarmıştır.


Modern zamanların çileci,kavgacı ve doğrucu dervişi.O herşeyden önce bir hakikat avcısı ve gerçek sorgulayıcısıdır.Modernizmin puslu ve bulanık ortamlarında yer yer yıkılıp kalsa da evrensel doğrulardan vazgeçmemiştir.anlamın gruplararası bir kullanım olduğunu ,kişinin de bu olumsuz durumda şişedeki sinek gibi sıkışıp kalmışlığının ancak felsefece yol göstermeyle ( dil oyunlarının anlaşılması ) kurtulanabileceğini işaret etmiştir.

Tıbben, otizmin bir türü olan asperger teşhisiyle değerlendirilen düşünür, Avrupanın sayılı zenginlerinden biri olmasına rağmen bu şaşaalı hayata yüz çevirmiş ve hayat anlayışının gereği olarak mistik kristalleşmeler denebilecek yoksunluğu,yalnızlığı ve çileyi seçmiştir.

Avusturya'da kız kardeşi için yaptırdığı bir ev vardır. Bu evde Wittgenstein 'kendisi için bir mekan yaratma' üzerine sorgulanımlarını nihayete erdirmiş, mimari üzerine tüm öngörüsünü ortaya koyduğu gibi, 'mekan yaratımı' üzerine yepyeni fikirlere girişmiştir.

Wittgenstein ve Dil

Dilin yapısına yönelik mantıksal çözümlemeden hareket eden ve sonunda bir çeşit dil metafıziğine ulaşan Wittgenstein için dilin en önemli karakteristiği, "söylenebilen" ve "gösterilebilen" arasındaki ayrımda bulunur. Dil ve dünya arasında resimsel bir ilişki kurabilmek için katı kurallar konulması, doğal olarak dilin işlevi dışında kalan alanları kendiliğinden getirmiştir. Wittgenstein bizim mantık uzayımızın sınırları dışında kalan, dolayısıyla dile getirilemeyen bu tip alanların varlığını inkar etmek yerine, onları "söylenemeyen" alan olarak muhafaza eder.

Bir çok felsefeci Wittgenstein için felsefenin ölümü tabirini kullanılırlar. Çünkü o "Konuşamadığın ve akıl yürütemediğin şeyler hakkında sus." der.
Something is wrong, my strength has gone.
Thoughts are corrupting my mind.
I can see I perceive this ain’t me.
imza
Damla isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Yer İmleri

Etiketler
felsefesi, wittgenstein


Konuyu 1 kişi okuyor. (0 üye ve 1 ziyaretçi)
 
Seçenekler
Stil

Gönderme Kuralları
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
19.Yüzyıl Felsefesi Asrevya Felsefe ve Sosyoloji 0 26 Şubat 2015 20:11
Rönesans Felsefesi Asrevya Felsefe ve Sosyoloji 0 26 Şubat 2015 20:09
Ortaçağ Felsefesi Asrevya Felsefe ve Sosyoloji 1 26 Şubat 2015 20:08
Tarih Felsefesi Asrevya Felsefe ve Sosyoloji 2 26 Şubat 2015 20:02
Din Felsefesi Asrevya Felsefe ve Sosyoloji 0 26 Şubat 2015 19:52