![]() |
Cevap: Ortaçağ Tarihi Karanlık Mıdır? Alıntı:
Alıntı:
|
Cevap: Ortaçağ Tarihi Karanlık Mıdır? Konu hakkımdaki düşüncelerime akraba kavim Moğollar'dan başlayayım. Türkler ile milat öncesi dönemden beri birlikte yaşayan Moğollar büyük ölçüde Türkler'in çatısı altında hayatlarını sürdürdü. Bunda Moğollar'ın ormanda, Türkler'in bozkırda yaşaması etkili idi. Teşkilatlanmayı, devlet nizamını Türkler'den alan Moğollar Cengiz Han ortaya çıkana kadar dünyaya yön verecek ölçüde merkezî bir devlet modeli ortaya koyamadı. Cengiz Han öncesi ilk olarak Juan-Juanlar (300'ler- 552) Orhon çevresinde hüküm sürse de Göktürkler bu devlete ağır bir son vererek Moğollar'ın uzun bir süreliğine Moğolistan ormanlarına gitmesini sağladı. Daha sonra Yelü Daşhi komutasında Moğol Karahıtaylar teşkilatlanıp (1130-1211) Türkistan'a kadar yayılmaya çalışsa da bölgenin önemli gücü Harezmşahlar buna engel oldu. Bu süre içerisinde Kerulen Nehri kenarında Moğollar büyük kurultayda Cengiz (Temuçin)'i han seçerek Batı'ya doğru yayılma siyasetini ortaya koydu. Bunda o dönemde Türkler'in Orhon Nehri'nden göçüp bugünkü Tarim Havzası (Doğu Türkistan)'na gitmesi de etkiliydi. Nihayetinde Cengiz ve ordusu kısa sürede Asya'yı ve Doğu Avrupa'yı ele geçirerek yeni bir dünya düzeni oluşturdu fakat bu düzen Cengiz Han'ın ölmesiyle bozulmaya başladı. Merkez de dahil olmak üzere Cengiz soylu dört Moğol Hanlığı ortaya çıktı. Yine de 1291'e kadar Moğollar dünya siyasetinde söz sahibi oldu ve bu tarihten sonra Kubilay (Yuan Hanedanı, Çin Moğolları) Çin Kültürü'nün, İlhanlılar İran Kültürü'nün, Altun Orda Türk ve Rus Kültürü'nün, Çağatay Hanlığı da Türk Kültürü'nün etkisine girererek birbirleriyle bağları koparıp mücadelelere tutuştular. Nihayetinde devasa Moğol İmparatorluğu seksen yıl zarfında yıkıma tutuldu. Moğol devletleri de 1336 ile 1502 arasında birbir ardına yıkılarak tarih sahnesinden çekildi. Sonuç olarak Ortaçağ'a bir dönem damga vurmuş olan Moğollar bunu seksen yıl kadar sürdürebilmiştir. Sonrasında her biri farklı etkilere girerek tarihten çekilmiş ve seksen yılın dışında Ortaçağ'da karanlık bir hayat sürmüşlerdir. Kültürel açıdan baktığımızda ise Moğollar'ın yazınsal, edebî ve bilimsel anlamda İran, Türk ve Çin kültürlerinin etkisine girene kadar herhangi bir ürünleri yoktur. Bu kültür dairelerine girdikten sonra eserler bırakmıştır. Buradan da Moğollar'ın kendilerine has olarak parlak bir bilimsel ve edebî geçmişe sahip olmadığı görülmektedir. |
Cevap: Ortaçağ Tarihi Karanlık Mıdır? karanlıktan iki farklı mana çıkarıyorum: karanlıktan kasıt, bilginin eksikliğiyse ortaçağ dünyasının doğu kısmını kısmen aydınlık batı kısmını ise karanlık buluyorum. absürt sebeplerle insan katledildiği, adaletin tanrı adına insanlarca sağlanmaya çalışıldığı batının ortaçağ'da bilimsel olarak sınıfta kaldığını düşünüyorum. batının karanlığının temel sebebini, doğmatizmin daha katı bir şekilde yaşanmasına ve bireylerin çıkarları doğrultusunda uygulanmaya başlanan teolojik kurallara bağlayabilirim. bugün ise doğu karanlıktadır -ne yazık- karanlıktan kasıt ortaçağ dünyasının bilinememezliğiyse eğer, dünyanın hiçbir döneminin tam anlamıyla bilinemeyeceğini söyleyebilirim. fakat sanırım kasıt bu değildi. |
Cevap: Ortaçağ Tarihi Karanlık Mıdır? Konuya görüşlerimi eklemeye komşu kavim olan Farslar ile devam ediyorum. Ortaçağ öncesi büyük Pers İmparatorluğu'nun Ahamenid ve Parthlar hanedanları döneminde dünya siyasetinde ve kültür tarihinde önemli bir noktada bulunan Farslar, Sasanîler (226-651) devrinde de bu özelliğini devam ettirdi. İslam orduları ile Hz. Ömer ve Hz. Osman döneminde savaşıncaya kadar Anadolu ve Mısır'a kadar zaman zaman topraklarını genişleten Farslar hem mimarî hem edebî hem de siyasî anlamda altın bir dönem yaşadı. İslamiyet'in girmesiyle birlik yaklaşık iki yüz yıl kadar Arap tahakkümü altında siyasî ve kültürel açıdan karanlık bir dönem geçiren Farslar IXI. Yüzyıldan itibaren yerel hanedanlıklar kurarak tekrar eski kültürlerini diriltmeye çalıştı. Tabii bu kültürel dirilişte Farslar'ın iki yüz yıllık süre zarfında Pehlevi alfabesini bırakıp Arap alfabesine çabuk adapte olması buna binaen yazı yazmaya alışkın bir toplum olması etkili oldu. Farslar bundan sonra yeni alfabeyle az sayıda da olsa edebi ürünlerini vermeye devam ettiler ve kültürel durumlarını gelecek nesillere aktardılar. Tahirîler ve Saffarîler'in kısa ömürlü olmalarını bir kenarda tutarsak Samanîler (819-1005) iki yüz yıl süre kadar İran'da tekrar Farslar'ı hakim kılarak Yeni Dönem olarak adlandılan İslamî İran Tarihi'nde ilk kültürel ve siyasî bütünlüğü sağlamayı başardı. Bu devirde kültürel anlamda ürünlerin sayısı da artmaya devam etti. Persler dönemine benzer ve İslamî kurallarla bezenmiş bir teşkilat oluşmaya başladı. Bu sırada Türkler'in İran'a yaklaşmasıyla ve Samanî sarayında görev almasıyla İran üzerinde Türkler de yönetime müdahale etmeye başladı. Bunun sonucunda 963'te Samanîler'in Türk kökenli Horasan orduları komutanı olan Alptegin başkent Gazne olmak üzere Gazneliler Devleti'ni (963-1187) kurarak yaklaşık bin yıl devam edecek olan İran'daki Türk hakimiyetinin temellerini attı. Gazneliler'i Ortaçağ boyunca Büyük Selçuklular (1040-1157), Harezmşahlar (1090-1231), İlhanlılar (1256-1353) ve Timurlular (1336-1507) takip etti. Bu devirlerde Farslar yönetime teşkilat vasıtasıyla katılıyordu. (Örnek: Nizamülmülk, Amidülmülk, Reşidüddin Vatvat) Bununla birlikte Farslar kendi dillerini kullanmaya da devam ediyordu hatta bu Türk devletleri de Farsça'yı yazı dili olarak kullanıyordu. Edebî açıdan da önemli ürünler ortaya çıkıyor ve önemli mimarî yapılar da teşkil ediliyordu. Sonuç olarak Persler'in son hanedanı niteliğinde olan Sasanîler, İran'a yaklaşık dört yüz yıl altın bir dönem yaşatmıştır. Karanlık olarak görülebilecek Arap hakimiyetinin ardından Samanîler devrinde tekrar bir aydınlanma geçiren Farslar bundan sonra Türk hakimiyetine girse de Türkler'i kültürel açıdan etkileyerek kendi dillerini kullanmaya, edebî ürünler vermeye, kendi mimarîlerini ortaya koymaya çalışarak kültürel açıdan benliklerini korudular ve bu alanda dünyada önemli bir konum arz ettiler. |
Cevap: Ortaçağ Tarihi Karanlık Mıdır? Ağabey ben bu konuyu millet millet incelemeye devam edeceğim. Genel bir değerlendirmeyi doğru bulmuyorum. Çünkü söylenebilecek çok anektod var ve bunlar bu konuda genel bir görüş koymamı engelliyor. Bu konuda ne dersin? Ayrıca bundan sonra bahsedeceğim millet Ruslar olacak fakat konu kapsamı gereği IV. Ivan'a kadar bahsedeceğim. @birikim. |
Cevap: Ortaçağ Tarihi Karanlık Mıdır? Alıntı:
|
Cevap: Ortaçağ Tarihi Karanlık Mıdır? Alıntı:
|
Cevap: Ortaçağ Tarihi Karanlık Mıdır? Alıntı:
|
Cevap: Ortaçağ Tarihi Karanlık Mıdır? Alıntı:
Ayrıca dipnot olarak bu konu başlığındaki soru üniversitenin ilk yılında Ortaçağ Tarihine Giriş dersinde tek vize sorusu olarak sorulmuştu. Soruyu soran İslam Tarihi uzmanı Prof. Dr. Ahmet Ağırakça (28 Şubat'ta görevden uzaklaştırılmıştır, sonra geri gelmiştir. Popüleritesi biraz vardır. Şu an Artuklu Üniversitesi rektörüdür.) konuya tek açıdan baktığından geniş bir perspektifle altı sayfa yazmama karşın 65 alabilmiştim. :) |
Cevap: Ortaçağ Tarihi Karanlık Mıdır? Bak edebiyat felsefesi dersen bir kitap onereyim sana. Gennadiy Pospelov/Edebiyat Bilimi. Cok derinlemesine incelemeler var. Ama piyasada bulunur mu su anda bilmiyorum. Okullarda isler farkli yuruyor :) |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 22:24. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.9 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.
Site kurucuları: Damla ve Meltem