İntiharlarla sevişmek, dilinde küçük bir jileti profesyonelce çevirmeye benzemezdi

İntiharlarla sevişmek, dilinde küçük bir jileti profesyonelce çevirmeye benzemezdi. Karşılıksız aşkın asıl tanımıydı bu. Bir inat değildi, bir saplantı değildi, ölüm arzusuydu belki, belki geceydi.. Tavanda sallanan halata uzanacak kadar kimsesiz, dudakları jilet öpecek kadar çaresiz, onlarca kutu antidepresana sarılacak kadar hilesiz bir sevdayla koşardın ölüme.

Mezesiz bir rakı sofrasının ortasında duran küllük gibisindir bazen. Dilsizin tekisindir, önemsiz ve tekinsiz. İlk hamle piyonusundur.. Midesiz diyorlardır sana, böyle bir sürü kelam ediyorlardır sağır kulaklarına. İntiharlarla sevişmek, duymamaya benzemez! Karşılıksız aşkın asıl tanımıdır bu. Tavanda sallanan bedenine uzanacak kadar hastalıklı, ısırarak parçaladığın dudakların kadar kan, onlarca insanın ortasında ağlayacak kadar acizsindir.

İntiharlarla seviştim. Çünkü ellerimden tutmadın benim. Bekle dedin, dedin değil mi? Bense intiharlarımla aldattım seni. Delirdim. Bilmezdim anlatılması güç hislerin boynuma dolanacağını.. Bilmezdim sana güvenmenin bu kapıya çıkacağını. İntiharlarla seviştim. Al, bütün kanım senindir.