![]() |
Tanımını yapamadım, bu mu yalnızlık…? Tanımını yapamadım, bu mu yalnızlık…? Tanımını yapamadım, bu mu yalnızlık…? Bir binanın en üst katından Atlamak gibi değil yalnızlık Yere tek başına düşme korkusu Ya da kalabalık bir yerde İçindeki sesin yankısı değil yaşadığın. Yalnızlık bıçak gibi Körelmeyi bilmiyor. Kurumadı yalnızlığım. Çaresizliğim tükenmedi cebimdeki param gibi. Sürükledi beni divane sokaklarda Yazılar yazdırdı adına şiir dedikleri. Oysa yaşamak gülümsemek diye öğretilmişti, Yaşamak oynamak, Yaşamak savaşmaktı yokluklarla. Sevdiğinin yokluğunu Divan Edebiyatı'nda okudum ama Lisede söyledikleri anlaşılmıyor. Sessizliğim zehir gibi. Konuşmadıkça kanımda dolaşıyor sanki. Ruhum hapsolmuş mahkum edasında Volta atıyor bedenimde. Aklımaysa uğramıyor Meğer gönül penceremi kırmakmış derdi. Yalnızlık doluyor içeri Soğuyor seni yaşattığım yer Ama derin dondurucudaki taze kalmıyor anılar. Hep gözyaşı düşüveriyor Yalnızlık lambadaki cin gibi Hep bir sahip buluyor kendine. Bense yüzündeki gülümsemesi ölmüş insan. Aynalara baktıkça korkan, Geceleri uyumak yerine Kendisiyle pazarlık yapan, Yaratana yalvaran dualarla Ve yorgunluktan sızan sabahın ilk ışıklarında. Ben yalnızlığın şansıyım Dileklerinde hep ben çıkıyorum. Yorgunluğumu gizlemek zor artık. Uğraşılarımın sonuçsuzluğu hırpalıyor bedenimi. Göz kapaklarım engel olmak istiyor mutsuzluğuna Dileğimse benim yüzümden olmaması. Ama yaşamak bu. Acısı, ağırlığı olmasa Anlayabilir misin mutluluğun kolay olmadığını? Değerini bilebilir misin sahip olduklarının? |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 16:10. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.9 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.
Site kurucuları: Damla ve Meltem