![]() |
Cevap: Elif... Şimdi LâL zamanı....Kapat gözlerini..Kuyularda inleyen binlerce Yusuf'u saklıyorum... Sen ise sevdamızı demlemiş yavru ceylanlara içermektesin...Susuyorum Yunus'un dizlerine çökerek... Seni anıyorum Süleyman evrâdında...Sen ise dualarına beni katıp binlerce " Lâm " iniltisine " Elif'i " katıyorsun... Yanıyorsun Mecnun'a yanan Leylâ gibi.... Kanatıyorsun yüreğini korkusuzca bıçağa boynunu vuran Esmâ gibi... Durma şimdi... Ellerini aç gökyüzüne bir dua gibi...Yağ bozkırlarıma bir deryâ gibi...Boynunu bükme sakın... Ezberlese sonbahar senin narin bedenini.. " Nun " gibi dik dursun başın..Eğme diyorum sancağını..Aldırma ömrümüze biçilen hasrete.. Aldırma bedenine vaat edilen miadı dolmuş hastalığa.Kan bürüse de gözlerimize.. Hüzne ? edilse de vuslatımız...†Elif †gibi gülümseyelim suskunluğa... Elif ki; ne yüce bir kelimedir Tur dağında. Unutma sevgili; hiçbir yara duasız bırakılmamıştır.. Bırak aksın kanımız..Damlayan her kanın düştügü yerde binlerce " umut " inkişaf etsin. Etsin ki Cennet müjdelensin solgun yüzlerimin bayram sabahına Bırak hasret bize yüklensin... Her hasret cığlığı gömlegimizden damlasın...​ Onurlu savaşçıLarın bükülmez biLeği,Elif Zafer bekleyenLerin tertemiz dileği,Elif... |
Cevap: Elif... Elif… Ayrı dursada, Ayrılık değil. Sev sevil, Dimdik ayakta dur… Rabbinin huzurunda eğil. |
Cevap: Elif... Elif… Gül gönülde Sevda derinde Yaş gözünde değil, yüreğinde. Terkedersen… kalırsın Yalnız, Yalnız… Rabbin olsun gönlünde. |
Cevap: Elif... Elif… İlk hecede, Karanlık gecede. Bir değil her günde, Aydınlat ve ısıt güneşinde. Özünde… sözünde… gülüşünde. |
Cevap: Elif... Elif… Elif’in güzelliğinde Muhabbet olursa gönülde Huzur.. O’nun varlığında birliğinde. Derlerse de inanma… dünya üç günde. Yaşa gönülde, sevdiğin sevildiğin günde. |
Cevap: Elif... BİR ELİF MİKTARI… Sonbaharın esrik rüzgârlarında, Sen kırılan dal, ben bağ bozumunda, Hayatın bitmeyen acılarında, Bir Elif miktarı olsan yanımda. Söylenen çok dinleyen yok hayatda, Çiçekler açar mı kırılan dalda, Kurşun yarası olan hatıranda, Bir Elif miktarı kalsan canımda. Yaşamak kolay değil bahar yazda, Donmadan önce savurur hazanda, Ilgıt ılgıt essin rüzgar son anda, Bir Elif miktarı yansan bağrımda. Çakallar ulusun dağ başlarında, Ay saklansın bulutlar arasında, Karanlığın bitmeyen korkusunda, Bir Elif miktarı olsan yanımda. Duydum bir Ceylan vurulmuş ovada, Yavrudan ayrılmış ana figanda, Gözümden akan damla damla kanda, Olma yanımda, feryadım dağlarda |
Cevap: Elif... Elif Dedimse Elif’ten kıskandın beni. Elif, dedimse bir harf diyorum. Bizim harfimiz, çocukluğumuzun, coğrafyamızın güzeli… Elif olmasa başıboş kalacak harfler. Elif, sırtını çöle dayamış, uykulu bir yolcu gibi uzanıyor Yeryüzüne. Sonra gökte iki yıldız beliriyor… Elif, yolculuğun inceliği, zarafeti… Bir masal Kahramanı. Ne yapsa, nereye gitse, nasıl dursa Alfabenin bir harfini anlatıyor bize. Elif, alfabenin içinde kendini yaşayan doğurgan bir yapı. Şöyle sırtını bir ağaca dayasa; güneş, eğse bükse gölgesini, sulardan geçip gitse, yağmur damlaları değse eteklerine, yıldızlansa gözleri, kıvrılıp uyusa vav gibi, ellerini, iki yana açıverse, yanıbaşına uzanıp uyusa ikindileri, iki büklüm dolaşsa çölleri… Yine bir alfabenin içinde duruyor Elif. Harflerini yazıyor. Çölde kendini arayan, kendince harfler kuran bir bedevi gibi… Harfleri ayna Elif’e. Elif, be, te, se… Eliflerin gide gide, kıvrıla kıvrıla, eğile büküle “ye†Olduğunu anlatıyor bize. Alfabe kutsal bir dokunuşla Elif gibi başlıyor, dosdoğru… Ye gibi bitiyor sonra. Yılan gibi… Şimdi herkes harfini arayacak sevgilim. Elif olmaksa zor. Bazıları kendini Vav’da bulacak, bazıları iki gözü iki Çeşme He’de. Bazıları “ye†gibi, sürünecek dünyanın Toprağına, mim olup kalacak… Bazıları başına üç yıldız konmuş taçlar giyecek, Şehzadeler gibi uyanacak bazıları… El pençe divan duran köleler, kalpleri incilenmiş Âlimler, tahtlara oturmuş hâkimler, yersiz yurtsuz Yolcular vesaire vesaire… |
Cevap: Elif... Zordur elif olmak “elif†olmak zordur cünkü “elif†olmak yuvarlak bir dünyada dik durmanın dik ve önde belki acıyla ama vazgeçmeden durmanın dünya ne kadar dönerse dönsün olduğu yerde kalmanın adıdır “elif†olmak……….zordur “elif†olmak “elif†olmak hep vurulmaktır “elif†olmak yalnızca “elif†olmaktır ……..â€elif†demeden hiçbir şey denilemez ben “elif†dedim artık her şeyi söyleyebilirim*/ dostum “elif†olmayı dilemişim sanırım bir vakt-i seherde bir cesaretle….zor(luğunu) bilmemişim o zamanlarda; dilemişim..yar’ın huzurunda bir “elif†misali durabilmeyi dilemişim; oysa şimdilerde dizlerimin bağı çözülür; diz çökerim..be’ye meylederim; “başlasın bu cümle artık!†derken yine “elif†misali kalıveririm bir bir’in huzurunda..yine zorlukla yalnızca yalın-ca…/“elif†olmak zor imiş!ama her elif’in yanında akvâ olan’ın yardımı yar’lığı var imiş!!dostum bilir misin “elif “ olmaya talip olmak nedir bilir misin insan nasıl “elif†olur? dilersin o’ndan sadece o’nun yar-lığını dilenirsin…o’nun kucağından başka mekanlar sana soğuk gelir üşürsün bir ağustos sıcağında..yürüdüğün yollar sana yabancı gelir; bildik mekanlar sıkar seni..tanımadığın sîmalar sana âşina gelir tanımadığın kişiler senin niyazına girer; tanıdıkların ise yabancı nazarlarla bakarlar sana. hikmetine eremediğin hallerle örülür hayatın; susmayı seversin; sükûtu seversin; sükûtu hal edinenleri seversin… dostum bilir misin “elif†bağlanmaz kendisinden sonraki harfe…sadece kendinden önceki harfe bağlanır; en önceki’ne belki de..sen dünyana sonradan girenlere sıkıca bağlandığın vakit “elif†olmaz adın..sanırsın ki o zaman üzerindeki zorluklar kalkacak; ama herkes yüklenir üzerine..yardımsız yar’lar doluşur dünyana..â€yardımıyla gelen yar†gitti diye… aklımın al(a)madığı hallerin eteğinde gezinir dururum; belki aklım acziyetiyle susabilmeyi öğrenir diye..başımı tâ yüreğime kadar eğer dinlerim o kısık fısıltıyı şimdilerde… dostum şimdilerde “elif†der susarım; elimi bileğime koyar dinlerim nabzımı..atışları dünyadaki hiç kimsenin isminde artmaz…yüreğim dünyadaki kimsenin isminde titremez; bu belki de lütuftur yar’dandır …bu belki de “elif “olmanın gereğidir. /ALLAHu a’lem…/ “elif†olmayı dileten de “varâ€imiş dostum; “yar†olmayı dileyen imişâ€¦ |
Cevap: Elif... ‘elif’ olmak ​ ‘susmayı seversin; sükûtu seversin; sükûtu hal edinenleri seversin… ‘ ne güzel bir söz elif olmak hep vurulmakmış eif olmak o’nun sevdasıyla yanmakmış ben elif olamıyorum bu yüzden üşüyorum bu yüzden sabredemiyorum vuruluyorum hep ama ‘elif’ olarak vurulmak başka ‘elif’ olarak dayanmak başka severim sükutu ama ‘elif’ olamadım bir türlü ‘elif’ ce susamadım acılardan geçiyorum va acılar içimden geçiyor ölümler yokluyor hayatımı hüznü yüzüme yakıştıranlar seviniyor belki ama ben ‘elif’ deyip geçemiyorum ne güzelmiş ‘elif’ olmak şimdilerde ne çok ihtiyacım var ‘elif’ olmaya ‘sen, dünyana sonradan girenlere sıkıca bağlandığın vakit “elif†olmaz adın’ demişsin ben dünyama sonradan girenlere daha çok bağlanmışım bu yüzden acılarım bu yüzden bu çekilen vafasız sancılar ‘elif’ olmayı uzak etmişler bana yasaklamışlar vuruluşlarımın beni ‘elif’ olmaya götürmesini suretler yabancı aynalar yalancı içim sus kalbim perişan ben ‘elif’ olamadım |
Cevap: Elif... Elif gibi olmak Elif gibi olmak.Şu yuvarlak dünyaya inat dimdik durmak.Doğru olmak ve dosdoğru yürümek patika yollarda.Bir başak gibi salınmak nazlı nazlı rüzgarla.Minareyi andırır suretiyle her daim şahadeti vurgulamak.Elif olmak; kar tanesi kadar soğuk, bir o kadar narin olmak.Elif olmak; Hırçın dalgalar kadar asi, durgun sular kadar mağrur olmak.Elif olmak; Güneş kadar yakıcı, bir o kadar aydınlık olmak.Elif olmak; Başı çekmektir.zorluklara, sıkıntılara dur deyip her yerde her suretle ve her daim “işte buradayım†diyebilmektir.Ve işte buradayım diyerek varlığını zirveye ulaştırıp ALLAH lafzına yaşam vücudunu giydirebilmektir.Tırtıl olarak halk olmak ve tırtıl olarak düşmek yollara.ufuklara ulaşmak için, yaradılışın özündeki gayeye ulaşmak için ve bir gün kelebek olarak aydınlık geleceğe ulaşmak için.Dedik ya elif gibi olmak diye, sürünerek dahi olsa hedefine dosdoğru yürümek.Güneşli güzel günlere kanat açmak.Elif olmak, beklide zıtlıklardaki ahengi yakalayıp karşıtlıklar kamusuna hayatın anlamına dair imgeler bırakmak. Zümrüdüanka gibi yaşamak ve hayata gözlerini kapamak.Sonsuza ulaşmak.Ölmek,ölümde doğumla buluşmak.Kendi külünden yeniden kendini yaratmaktır.elif olmak. Elif olmak; bilinmez diyarların bilinmez yollarından geçerek Kafdağı’na ulaşmak.Dahası Kafdağı’nı da aşıp arkasındaki bilinmezliklere ulaşmak. Tüm yoklukları içine çekmek, acıyı,derdi,tasayı silmek ve hayata mutluluk serpmektir elif olmak. İçine giren bir kum tanesinin verdiği ızdırapla kavrulmak ve istiridye olmanın verdiği çaresizlikle göğüs germek ve savaşmak .Gitgide büyüyen acılara karşı dayanmak.Dayanmak ve acıları güzelliklere çevirmek. Ve bir inci var edebilmek, kum tanesini inciye dönüştürebilmek.Lüzumsuzken ona paha biçilemez bir değeri yükleyebilmektir elif olmak. Elif olmak; Sarp kayalarla örtülü uçurumların kenarında açan bir çiçek olabilmek ve hayatı enginlerden seyretmek. Elif olmak; Bir arı gibi her çiçege konabilmek ve her çiçekten bir pay alabilmektir. Elif olmak; Karanlıklara kamer gibi parlayabilmektir. Elif olmak; Akıntıya karşı kürek çekebilmektir. Elif olmak; Kuru topraklarda yeşerebilmektir. Elif olmak; Baharla coşabilmektir. Elif olmak; Hayata anlam verebilmektir. Elif olmak; Elif olarak var olabilmek, elif olarak öle bilmektir.Elif olarak yaşayabilmek ve her daim ELİF olarak kalabilmektir. |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 03:57. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.9 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.
Site kurucuları: Damla ve Meltem