![]() |
Dilindeki dua kanlı güz kuşatmasından virâneydi solmuştu şehri /nin baharları acılarla mayalandı, yoğruldu güçsüz ellerinde devran döndü, yeşil mayıs geldi yine çekemedi içine bir türlü, hissetmedi terk etmedi eylül onu, kapısından geçemedi öpemedi dudaklarını yaşamın göğsünde soluyan zaman hep yarım cümle edemedi tek kelimeyi kör dili başıboş kalan düşleriyle gam akşamlarında avare çocukluğunda atılan kurşunlardan sağdığı savamadıklarına kalktı kadehi sandık sandık hüzün biriktirdi her güne etrafını saran yabani otları temizleyemedi, ne kadar uğraştıysa sarhoş ayaklarını süremedi yaşama içinde yuvalanan gölgesini silemedi taşınamadı yoksunluğundan, hancı kaldı içindeki susta ağlayan güz bakışlı, ürkek, o çocuktu yüz sürdüğü içinden çıkamadıkları,karanlığın duvarını birlikte ördükleri işbirlikçisi tutulur güneş elinden iklimsiz mevsimlerde dururdu ömrü ve çürütülen baharın yaprakları taa derinlerden gözlerine sürerken tuzu susuz mevsimlere düşürür onu, kavrulurdu her defasında şahlanan döngü sürer giderdi durmadan böyle hiç beceremedi mutlu olmayı kaç mühletti zaman, ölüme değmeyecek olan! kaç yorgun yolu dinlendirmeli hangi güzel günü dillendirmeli dökmeli, bağrından içre, çağlayan pınarı son vedâ değmeden dudağa son bağ bozumundan aldıklarınla zakkumun zehri olsun onları yakan gözü görmeden yitip gitmesindi ettiği duası hep “Boga moya çuvay mu bosnu”( Allahım Bosna’mı koru) |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 17:13. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.9 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.
Site kurucuları: Damla ve Meltem