| Elif | 03 Temmuz 2015 14:23 | O Sadece Bir ''Yaprak'' tı... Ilık bir ilkbahar günü tanışmıştı yaprak ağaçla. Nerden bilebilirdi 6 aylık ömründe , bir dalda hayat bulacağını. Yapraktı işte sadece bir yaprak. Hangi ağacın yaprağı olduğu da hiç önemli değildi. Mevsimlik bir yapraktı o. Belkide kıvrımlı bir dut ağacının yaprağıydı , yada heybetli bir yemiş ağacının geniş yaprağı , erik ağacının küçük yaprağı da olabilirdi ama önemli olan yaprak olmasıydı.Ağaca göre üstündeki diğer yüzlerce yapraktan bir farkı yoktu onunda. Hemen yanı başında kuşların yuva kurması , tırtılların saldırması veya haylaz çocukların bu yaprağı koparması ağacın umrunda olmazdı.Oysa yaprak öylemiydi , onu hayata bağlayan , yaşama sevinci kazandıran ağacı o kadar çok seviyordu ki dudakları olsa bir buse kondururdu yanağına.Bazen hafif bir rüzgar onu yerinden oynatıyor , bir oyana bir buyana sallayarak ağacın onu fark etmesini sağlıyordu. Rüzgar hiç bitmesin istiyordu yaprak. Rüzgar devam ettikçe ağaç onu fark edecekti. Yüzlerce yaprak arasında ağacı sevdiğini göstermesi hiçte kolay iş değildi. Hem ağaç ne yapraklar görmüştü , ömrü boyunca onbinlercesi gelip geçmişti üstünden , onunlamı ilgilenecekti. Artık sıcaklar kendini git gide hissettirir , rüzgar esmez olmuştu. Yaprağın eski neşesi kalmamıştı artık , yerinden kımıldayıp kendini ağaca belli etmek bir kenara dursun , git gide azalan ömrünü düşününce karamsarlığa itiyordu kendini. Acaba onu en çok seven yaprak olduğunu hiç mi kanıtlayamayacaktı ağaca.Yaz bitiyordu işte , sıcak günler geride kalmıştı artık. Kendini bir kez daha ağaca belli etmek için esmesini beklediği rüzgardan bolca vardı. Baharda esenden farklıydı bu rüzgar , onunla dans etmek toprak olmak demekti. Kaderine boyun eğen yapraklar , birer ikişer yenik düşüyor terk ediyordu ağacı. Ağacın umrundamıydı sanki bu terk ediliş , nasıl olsa bir dahaki bahara yine yüzlercesi yeşerecekti . Fakat yaprak öyle düşünemezdi , bir rüzgara yenik düşerek aşkını toprağa gömemezdi. Hayır olamazdı bunun için gelmemişti o hayata , onun hedefi başkaydı. Asıl amacı onun ağacı en çok seven yaprak olduğunu ağaca kanıtlamaktı. Tutunmalıydı daha sıkı tutunmalıydı , her seferinde bir öncekinden daha sıkı tutunmalıydı. Çünkü aşkına tutunuyordu.Onun için tutunduğunu bilmek bile ona güç veriyordu.Zaten tutunmaktan başka ne gelirdiki elinden , ağzı dili yoktu ki aşkını haykırsın , sadece tutunabilirdi. Ağaçta en son kalan yaprak olmanın , belki ağaçta bir izlenim bırakabileceği düşüncesiyle , daha sıkı ,daha sıkı tutunuyordu.Hangi rüzgar geçebilirdi aşkının önüne , küçük bedeniyle öylesine büyük bir çaba göstermişti ki adeta yaprak dal olmuştu o anda. İşte bu güçle başardı ağaçta son kalan yaprak olmayı. Bir saygıyı hak ediyordu doğrusu , onun haricinde tüm yapraklar düştükten sonra bile ağaçta onbeş gün direnmek kolay iş sayılmazdı.Ağaç o an dile geldi , son kalan yaprağa doğru bakarak “ Bırak beni sana zarar veriyorum , daha ne kadar sürdüreceksin?, Neden bana bu kadar bağlandın? Senden diğerleri gibi yok olup gitseydin ya “ dedi. Yaprak gördüğü tepkiden şaşkına dönmüştü , ne kadar da sevmişti ağacı . her fedakarlığa girmişti üstelik , karşılığı böylemi olacaktı , hiç mi sevmemişti onu ağaç , hiç mi görmemişti aşkı için nelere katlandığını. Daha fazla dayanamazdı artık yaprak , onun aşkı ikisinede yeterdi , aşkını kalbine gömüp gitmeyi bilmek gerekirdi. O an bıraktı dala tutunmayı , hayata bağlayan hiçbir sebep yoksa yaşamanın ne anlamı vardı. Toprağa doğru süzülürken son bir kez daha baktı ağaca , göz göze geldiler. İkiside ağlamaklıydı , kim isterdiki böyle son bulmasını. O günden sonra yaprak toprağa karıştı , ağaçta bi daha hiç yeşermedi. |