Forumunuz.Com

Forumunuz.Com (https://www.forumunuz.com/)
-   Atatürk Günlüğü (https://www.forumunuz.com/ataturk-gunlugu/)
-   -   Mondros Mütarekesinin Irak Cephesi'nde Uygulanışı ve İngilizler | Atatürk Günlüğü (https://www.forumunuz.com/ataturk-gunlugu/125349-mondros-mutarekesinin-irak-cephesi-nde-uygulanisi-ve-ingilizler-ataturk-gunlugu.html)

Damla 22 Aralık 2017 09:04

Mondros Mütarekesinin Irak Cephesi'nde Uygulanışı ve İngilizler | Atatürk Günlüğü
 
Mondros Mütarekesinin Irak Cephesi'nde Uygulanışı ve İngilizler | Atatürk Günlüğü

https://resmim.net/f/LNEr3A.jpg



Mondros Mütarekesi'nin imzalandığı mada Musul vilayetinın büyük bir kısmı elimizde idi. Bu bölgeyi korumakla görevli 6. Ordu Kumandanı Ali İhsan Paşa, mütarekenin imzalandığını haber alır almaz İngiliz Generali Marshall'a gönderdiği 1 Kasım 1918 tarihli bir mektupta;
"iki muharip ordunun bulundukları mahaller arasındaki bölgenin tarafsız bölge" sayılmasını istiyordu. Çünkü bu mektubun yazıldığı tarihte ingiliz kuvvetleri henüz Musul'un 60 kilometre güneyinde idiler. IIalbuki General Marshall,
mektubun kendisine gönderildiği tarillte ingiliz birliklerine Musul'u işgal emri vermişti. Bundan dolayı bu bölgedeki İngiliz Süvari Tümen Kumandanı General Gassel, 2 Kasım 1918'de 6. Ordu Kumandanı Ali İhsan Paşa'ya bir mektup göndererek o gün saat onikiden itibaren Musul'u işgal edeceğini, kan dökülmesine meydan verilmemesi için Türk kuvvetlerinin Musul'dan beş mil geri çekilmesini, ancak Araplar tarafından çıkarılması muhtemel olan karışıklıkları önlemek üzere Musul'da bir Türk garnizonunun bırakılmasını bildirdi.

General Marshall'ın 2 Kasım 1918'de Ali İhsan Paşa'ya gönderdiği cevap ise mütareke maddelerinin ne kadar yoruma açık olduğunu göstermektedir.

Marshall cevabında, mütarekenin 25. maddesine göre çarpışmaların durdurulması hususunu tam vaktinde ordusuna bildirdiğini, fakat aynı mütarekenin 7. maddesi gereğince Musul'u işgal etme hakkına sahip olduğundan askerlerine bu hususta gerekli emri vermiş olduğunu, ayrıca mütarekenin 16. maddesine uyarak Irak'da bulunan bütün Türk garnizonlarının en yakın İtilaf Devletleri kumandanlarına teslim olmaları gerektiğini bildiriyor ve Türk kuvvetlerinin bu mektupta belirtilmiş olan Türk-Irak sınırına kadar çekilmesini istiyordu.

General Marshall, burada Sııur tespiti yaparken 1917 Ekim'in de Almanya'da neşrolunan Irak'a dair bir haritayı esas almıştı. Bu haritada Türk-Irak sının Zaho-Siirt Batman hattı ve bu hattın İran'a kadar olan uzantısı gösterilmekteydi. Ali İhsan Paşa ise Marshall'a verdiği cevapta, mütarekede Musul'un işgaliyle ilgili bir hüküm bulunmadığını, adı geçen sınırın da hiçbir ilmi değeri olmadığını ifade etmiştir.

General Marshall ise Musul vilayetinin işgal edilmesini İngiltere Harbiye Nezareti'nin emrettiğini, Türk ordusunu geri çekilmediğı takdirde çarpışma olacağını bildirdi.

Gerçekten de Bağdat'taki İngiliz siyasi temsilcisinin 31 Ekim 1918'de İngiltere Hindistan Bakanlığı'na gönderdiği aşağıdaki telgrafı bu olayı doğruladığı gibi Musul'un işgali için herhangi bir sebebin olmadığını da bize göstermektedir.

"Başkumandan, Türklerle muhtemel bir mütareke üzerinde anlaşmaya varilmadan önce, Musul'u ele geçirmek umuduyla oraya seyyar bir kuvvet gönderme kararını vermiştir. Yerli halka, kendimize, bağlaşıklarırnıza ve insanlığa verdiğimiz sözler, Musul'u ele geçirerek orada düzeni sürdürmemizi gerektiriyor. Bu sorun herhalde askeri bir mütarekenin şartlarına uymamaktadır. Çünkü burada herhangi bir karışıklık söz konusu değildir."

Bu telgrafın tarihi, Musul'a karşı girişilen askeri hareketin Mondros Mütarekesi'nın imzalanmasından sonra başladığını göstermesi bakımından önemlidir.

6. Ordu Kumandanı Ali İhsan Paşa ile General Marshall arasında yazışmalar devam ederken 3 Kasım 1918'den itibaren İngiliz birlikleri Musul'a girmeye başladılar.Bu sırada Musul'daki Türk askerleri henüz tam olarak tahliye edilmemişti.

General Marshall'ın Musul Vilayeti'nin baştan başa boşaltılması isteği üzerine .Ali İhsan Paşa, İngiliz generalinin bu talebinin mütarekeye aykırı olduğunu düşünerek hükümete bildirme gereğini duymuş, ancak İstanbul'dan çok ilginç bir cevap almıştır. Zira Sadrazam Ahmet İzzet Paşa, Ali İhsan Paşa'ya gönderdiği telgrafta İngiliz Hükümeti istese bütün memleketi barış zamanında da işgal edebilir. Çünkü karşı koyacak hiçbir kuvvetimiz yoktur" diyordu.

7 Kasım 1918 günü öğleden sonra İngiliz Irak ordusu Başkumandan General Marshall, 1. İngiliz Kolordusu Kumandanı General Kop, 18. Tümen Kumandanı General Fanshawe, Irak Siyasi Memuru Yarbay Wilson'la İngiliz karargahında. 6. Ordu Kumandanı Ali İhsan Paşa'nın da katılmasıyla uzun tartışmalar yapıldı. Bu tartışmalardan sonra General Marshall, 7 Kasım gecesi 6. Ordu Kumnandanlığı'na ültimatom niteliğinde bir yazı gönderdi. Bu ültimatomda şunlar yazılıydı:

1- Musul 15 Kasım öğleye kadar tamamen boşaltılmış olacak, çekilme işlemi ise 8 Kasım'da başlayacaktır.

2- Türk askerleri yanlarında bulunan silah, top ve cephaneleriyle gidebilecekler, fakat Musul depolarındaki araç ve gereçlerini götüremeyeceklerdir.

3- Musul halkından ve daha güneydeki bölge ahalisinden olan askerler hemen terhis olunacak, diğerleri lüzumlu malzeme ve yiyeceklerini beraberlerinde götürebileceklerdir.

4- Türk mülki idaresi ikinci bir bildiriye kadar İngiliz Başkumandanlığı tarafından tayin olunan siyasi memura karşı mes'ul bulunacaktır.

5- Musul şehrinde ve Musul Vilayeti'nde bulunan asker alma daireleri kapanacak ve bunların resmi evrakı, Türk memurlarının idaresinde ve İngiliz memurlarının emrinde bulunacaktır.

General Marshall'ın isteklerinin bir çoğunun Mondros Mütarekesi'ne aykırı olduğu anlaşılmaktaydı. Bölgede herhangi bir asayişsizlik olmadığı gibi buranın tamamı da Sevkükeyş (stratejik) noktası sayılamazdı.

Ayrıca Türk birliklerinin götüremeyecekleri yiyeceklerin İngilizlerin kontrolüne verilmesi de mütarekeye aykırıydı. Zira İngiliz ordusu ancak kendi iaşesi için ve peşin para ile yiyecek maddelerini satın alabilirlerdi.

İngilizler daha da ileri giderek Musul Vilayeti'ndeki sivil idareye de karışmaya başladılar. General Marshall, Musul Valiliği'nin ve sivil memurlarının idaresinin kendisine bırakılmasını istedi. Ali İhsan Paşa ise böyle bir yetkisinin olmadığını bildirdi. General Marshall bunun üzerine Ali İhsan Paşa'yı mütarekenin 16. maddesinin tatbikine mecbur kalacağını söyleyerek tehdit etti.

Hatırlanacağı üzere Mütarekenin 16. maddesi:

''Hicaz, Asir, yemen, Suriye ve Irak'ta bulunan garnizonlar en yakın İtilaf Kumandanlarına teslirn olunacaktır" hükmünü içeriyordu.

Gerçekten 8 Kasım 1918 sabahı İngilizler hemen harekete geçmiş bir İngiliz müfrezesi Musul hükümet konağındaki Türk bayrağını indirerek yerine İngiliz bayrağını çekmişti.

8 Kasım'da başlayan boşaltma işlemleri 15 Kasım'da tamamlandı. Yalnızca, Revandiz ve Süleymaniye cihetlerinden gelerek Musul'dan geçecek birliklerimizi talimata göre sevketmek ve İngilizlerle teması muhafaza için Menzil Müfettişliği Karargahı'ndan Mümtaz Yüzbaşı Kerküklü Hasan Musul'da bırakılmıştı.

Türk kuvvetleri Musul ve civarını boşaltırken İngilizler de bütün Musul vilayerindeki Türk memurlarını yerlerinden çıkararak vilayet sınırları dışına yolladılar.

Böylece mütareke akdine kadar, elimizde tutmaya muvaffak olduğumuz Musul vilayetini, İngilizlerin mütarekeye aykırı davranışları ve Osmanlı Hükümeti'nin teslimiyetçi davranışı sonucunda terketmek zorunda kaldık.

İstanbul'dan istediği desteği alamayan 6.Ordu Kumandanı Ali İhsan Paşa Musul'u İngilizlere bırakarak karargahını Nusaybin'e çekmek zorunda kaldı. Ancak çekilirken de
Musul'daki birçok cephaneyi çeşitli yollarla Anadolu içlerine doğru göndermeyi başarmıştı.

Musul'un işgali ile yetinmeyen İngilizler; Antep, Maraş ve Urfa Sancakları ile Vilayat-ı Sitte denilen altı vilayeri ( Erzurum, Sivas, Diyarbakır, Bitlis, Van, Elazığ) ele geçirmeye çalışıyorlardı. Bu amaca daha kolay ve kısa zamanda ulaşmak için Arapları kullanmaya başladılar.

Nitekim 10 Aralık 1918'de Şerif Hüseyin'e mensup olduklarını iddia eden 400 kişilik bir grup, Çobanbey, Akçakoyunlu ve Cerablus'u işgal ettiler. Halbuki burası İstanbul'la irtibatı sağlamak ve ordunun terhisini gerçekleştirmek için 6. Ordunun elinde bulunması gerekiyordu. Bu nedenle 6. Ordu 20 Aralık 1918'de karşı harekete geçerek Cerablusu geri aldı. Arap kuvvetlerinin İngilizlerin öncüsü olduğu bu esnada belli oldu. Zira az sonra General Mac Donaıd Kumandası'nda harekete geçen İngiliz birlikleri 1 Ocak 1919'da hiçbir sebep yokken Antep'i ve 3 Ocak'ta da Cerablus'u işgal ettiler.

Cerablus'un işgalinden onbir gün sonra 14 Ocak 1919'da İngilizler Arappınarı ve Siftek istasyonlarını da işgal ettiler. Buradaki taburumuz aldığı emre uyarak, daha doğudaki istasyona çekildi.

Bu haksız işgallere karşı Türk kuvvetleri İstanbul'dan aldıkları talimat gereği silah kullanamadıklarından İngiliz kuvvetleri serbestçe hareket ediyorlardı.

İngilizlerin, mütarekenin verdiği salahiyetten istifade etmelerinin önüne geçilmediği takdirde daha birçok yer işgal altına alınacak gibi görünüyordu Nitekim İngilizler Urfa'yı da ele geçirmek için faaliyete geçmişler ve suni bir Kürtçülük meselesi yaratmaya koyulmuşlardır.

İngilizlerin bu ardı alakası kesilmeyen işgalleri, 6. Ordudan terhis edilen ve sayısı 10.000'i aşan erlerimizin sevkedilmesinde büyük sıkıntılara yol açmakta idi. Arappınarı ile Pozantı arasındaki demiryolunu elinde bulunduran İngilizler Batıya gidecek askerin nakline engel oluyordu. 30 Ocak 1919'da İngilizlerle yapılan anlaşma da İngilizler, her hafta Halep'ten gönderecekleri iki trenle erlerin taşınması kararlaştırılmıştı.

Musul'un İngilizler tarafından işgali süresince 6.0rdu Kumandanı Ali İhsan Paşa, diğer ordu kumandanları gibi, kurtuluş için bazı tedbirlere başvurmuş bulunuyordu. İngilizlerden kurtarabildiği silah ve cephaneleri Elazığ, Malatya ve Sivas taraflarına göndermiş, altı doğu vilayetiyle yazışarak oralarda güvenliğin sağlanmasında yardımcı olmuş ve bu vilayetlere gerekli silahların 6. Ordu tarafından temin edilebileceğini bildirerek mahalli milis teşkilatı meydana getirilmesini tavsiye etmiştir.

İngilizler, mütarekeyi bölgede en sert şekilde uygulamalarına rağmen 6. Ordu'nun bölgeyi henüz tam olarak tahliye etmemiş olması rahat hareket etmelerini engelliyordu. Dolayısıyla İngilizler için, bölgede ilk yapılacak iş 6. Ordu'nun ve O'nun kumandanının ortadan kaldırılması idi.

Şubat 1919'da İstanbul'a giden Suriye'deki kuvvetlerin Başkumandanı General Allenby, mütareke hükümlerinin tatbik edilmemesinden ya da çok yavaş tatbik edilmesinden şikayetle Osmanlı Hükümeti'ne baskı yapmaya başladı.

Allenby, 7 Şubat 1919 Cuma günü, Osmanlı Harbiye ve Hariciye Nazırlarını İngiliz Sefarethanesine davet ederek, kendilerine şiddetli bir lisanla mütareke hükümlerini tatbik etmediklerinden şikayetle yeni isteklerde bulundu. Allenby'nin istekleri şu hususları kapsıyordu:

1- 6.0rdu Kumandanı Ali İhsan Paşa'nın memuriyetine son verilecektir.

2- 6.0rdu kamilen teslim-i silah ederek top, mitralyöz, vesaire silahlan muayyen bir noktada tarafıma ita olunacaktır.

3-Tarafınmızdan emir verildiğinde ahalinin elinde bulunan silahlar toplanacaktır.

4- Benim mıntıkam dahilinde ihtiyacım olmayan Türk jandarması teslim-i silah edecek ve emrim mucibince teslim olunacaktır. Taht-ı idaremdeki mıntıkalar dahilinde bulunan Türk jandarması terhis oluncaya kadar emrime tabi tutulacaktır.

5- Tavır ve hareketleri adem-i memnuniyeti mucip olan Osmanlı memurları azledilecektir ve bunların yerine tayin kılınacak memurların isirnleri beray-ı tasvib tarafıma verilecektir.

6- Ahvalın müsaadesine göre Ermeniler, kendi memleketlerine geri gönderilecek. Bunların iskanlan temin, arazi vesair emlaki şimdi kendilerirıe iade olunacaktır. Ermenilerin kendi memleketlerine gönderilmeleri hususunda muavenet ve mallarına iras edilmiş olan zarar ve ziyanı tesbit ermek üzere icap eden yerleri ziyaret edecek bilcümle zabitanıma kolaylık gösterilecektir.

7- Gerek cirıayet, gerek asayiş-i umumiyeyi bozacak efaIden töhmetli bulunan kimseleri tutuklatacağım. Bu dahi tamamiyle re'yime muhavvel bulunacaktır.

8- Konya'nın Şarkında bulunan bütün şimendifer hatları tarafımdan kontrol edilecektir.

9-Taht-ı idaremdeki bütün telgraf ve telefon hatlarını kontrol eyleyeceğim. Türkçe şifre telgraflar asla kabul olunmayacaktır.

10- Lağvolunacak 6. Ordu'nun erleri haftada 300 kişi olmak üzere memleketlerine gönderilecektir.

11- Osmanlı memurları, Hind ordumuzun efradı dahil olduğu halde bilcümle esirleri teslim edeceklerdir.

12- İstediğim mevkileri işgal etmek salahiyetini haiz olduğum izahtan varestedir.

İngilizler, her ne kadar, Osmanlı Hükümeti'nin mütareke şartlarını yerine getirmediğini söyleseler de ve bu yönde zaman zaman notalar verseler de bu pek doğru değildir. Zira Osmanlı Hükümetleri mütarekeyi ellerinden geldiği kadar uygulamaya çalışıyorlardı. Hatta Tevfik Paşa Hükümeti mütarekenin pürüzsüz bir şekilde uygulanması için, Galip Kemali Bey başkanlığında Hariciye Nezareti'ne bağlı bir mütareke komisyonu kurmuştu. Bu komisyon İtilaf devletlerinin bir dediğini iki etmiyordu.

Nitekim yukarıda ayrıntılı olarak verdiğimiz Allenby'nin notasından hemen sonra harekete geçen Hükümet, 9 Şubat tarihli, fakat Ali İhsan Paşa'ya 12 Şubat 1919'da acele kaydı ile Harbiye Nazırı Ömer Yaver Paşa imzasıyla şu şifreyi gönderdi:

"6.0rdu ünvanı 13.Kolorduya tahvil olunmuştur. Kolordu Kumandanlığı'na münasip birini tevkil ederek hemen İstanbul'a avdet eylemesi ve tevkil edilecek zatın ismiyle hareket tarihinin bildirilmesi"

İngiliz Yüksek Komiserliği adına Amiral Webb, Ali İhsan Paşa'nın yerine İstanbul'da bulunan Mirliva Ahmet Avni Paşa'nın tayinini ve İstanbul'dan vazife yerine gitmeden evvel General Milne'nin kurmaylarından biriyle görüşmesini de istiyordu.

İngiliz komiserliğinin bu isteği, İgilizlerin Osmanlı komutanlarının azI ve tayinlerine kadar iç işlerimize karıştıklarını açıkça göstermekteydi.

6.0rdu'nuıı lağvedilmesi üzerine 13. Kolordu adını alan kuvvetler Diyarbakır, Siirt, Mardin ve Urfa bölgelerine yerleştirilmiştir. Ancak kısa bir süre sonra İngilizlerin baskısı ile 13. Kolordu birlikleri terhis ettirilmiş, kıta mevcutları pek zayıf bir hale düşürülmüştür. Öyle ki bir piyade taburunun mevcudu 70-80'e kadar düşmüştür.

Ali İhsan Paşa 6.0rdu'nun lağvı ve kendisinin de görevden alınmasından sonra İstanbul'a hareket etti. 2 Mart 1919 günü Haydarpaşa İstasyonu'na gelir gelmez de İngilizler tarafından tutuklanarak İngiliz Sefarethanesi'ne götürüldü ve oradan da Malta'ya sürüldü.

Ali İhsan Paşa'nın Malta'ya sürülmesi, büyük bir tepkiye neden oldu. Bunlardan en önemlisi ise, İngilizlerin bu davranışını kınamak için Erzurum'da düzenlenen mitingdir. Erzurumlu Hüseyin Avni Bey tarafından düzenlenen mitingde işgal kuvvetlerinin sorumsuz ve şımarık hareketleri şiddetle kınanmıştır.

Harbiye Nezareti de 6. 0rdu'nun lağvı ile silahların tesliminden doğacak olan tehlikeler hakkında Sadareti uyarmaya çalıştı ve bu ordunun lağvı halinde, mütarekeyi imza eden devletlerin altı doğu vilayetine dahil olan Bitlis, Diyarbakır ve Elazığ vilayetlerini de işgal edebileceklerini, 6.Ordu'nun lağvında ısrar edilirse, bu bölgede çıkacak karışıklıklardan sorumlu olunamıyacağının bilinmesini istedi.

Nitekim 6 0rdu'nun lağvından hemen sonra ingilizler bu ordu bölgesindeki işgalleri genişletmeye başladılar ve 22 Şubat 1919'da Maraş'ı 27 Şubat 1919'da Birecik'i ve 24 Mart 1919'da Urfa'yı işgal ettiler.

Kaynak:
Mehmet OKUR
MONDROS MÜTAREKESİ'NİN IRAK VE SURİYE CEPHELERİNDE UYGULANIŞINDA İNGİLTERE'NiN YAKLAŞIMI
http://dergipark.gov.tr/


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 10:44.

Powered by vBulletin® Version 3.8.9   Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.

Site kurucuları: Damla ve Meltem