![]() |
İnsan ve Uzaylı İlişkisi Bir uzaylının yeryüzüne indiğini, ve tek başınızayken bunu gördüğünüzü düşünün. Bir gemi ile yeryüzüne inmiş bir yaşam formu… Bir insanın bir uzaylı ile anlaşabilmesinin en iyi yolu, beden dili olduğu kabul edilir. Çünkü, uzaylıların otopsilerinde fark edildiği üzere yüz kasları serttir ve mimikleri neredeyse yoktur. Bu yüzden onlarla beden dili aracılığıyla iletişim kurmak en doğru seçim olacaktır. Uzaylıları anlamak, yalnızca dillerini ve ve teknolojilerini anlamak değildir. Eğer var iseler onlarda bir toplum haline gelmiştirler. Tıpkı insanlar gibi. Ve toplumlar içerisinde de bazı kurallar vardır. Bu kurallar zaman içinde örf ve adetlere dönüşür. Eğer uzaylılara ait toplumlar varsa onlarında bize benzer yada farklı geleneklere sahip olma olasılıkları çok yüksektir. Uzaylıların bizden çok daha gelişmiş teknolojilere sahip oldukları düşünülmektedir. Buda demek olur ki bizim de gelişmemize katkıda bulunabilirler. Sahip olsukları teknoloji bizlere yeni fikirler ve daha gelişmiş makineler yapma imkanı verebilir. Dua edelim de onlar bizden yararlanmasın… Uzaylılar eğer varsa, onlarla ilk başta uyum sağlamamız çok zor olacaktır. Bu durumun en büyük kaynağı toplum içinde ki olumsuzluklar olurdu. Çünkü uzaylılar ile aynı yeryüzünü paylaşmamız gerektiğini iddia eden ve buna karşı çıkan insanlar elbetteki olurdu. Bunun sonucunda savaşlar bile çıkabilir. Aynı zaman da onların geleneklerini öğrenmemiz ve onların bizimkileri öğrenmesi uzun bir süre alırdı. İnsanlar uzaya çıktı. Çıktılar ve keşfettiler. İnsanoğlu, ilk varolduğundan bu yana keşfetmeye ve keşfettiğini geliştirmeye çalışmıştır. Özellikle 20.yy bu konuda herşeyin önüne geçmiştir. Yeni icadlar, yeni gemiler, savaş makineleri ve hayatı kolaylaştıran diğer şeyler. İnsanın uzay merakı, fazlasıyla eski dönemlerden gelmektedir. Özellikle M.Ö. ki dönemlerde toplumlar, gökyüzünde keşfettiklere yıldızlara, gezegenlere, Ay’a ve Güneş’e farklı isimler takıyor ve cisimlerle bağdaştırıyorlardı. Bu durum Türkler‘de de geçerliydi. Göktürk döneminde inanılan Göktanrı dininde, Ay ve Güneş’in temsil ettiği bazı şeyler vardı. Göktanrı inanışlarına göre, Ay tutulması sırasında şeytani bir canavar Ay’ı yer ve Ay yok olurdu. Bu durum tanrının kötü insanları öldürdüğü, Ay’ın tekrar gözükmesi ise tanrının herkesi affettiğinin bir göstergesiydi. 1969 yılında insanoğlu ilk defa Dünya’dan ayrıldı. En yakın komşumuza, Ay’a gitti. Yeni şeyler keşfetti. Ve mecazi anlamda olsa da Uzay’ın da havasını koklamış oldu. Bununla yetindi mi ? Hayır. Mars’a robotlar gönderdi, devasa teleskoplarla baktı ve inceledi. Yakında Mars‘a gidilecek. Ve emin olun insanoğlu bununla da yetinmeyecek. Alıntı |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 14:57. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.9 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.
Site kurucuları: Damla ve Meltem