Forumunuz.Com

Forumunuz.Com (https://www.forumunuz.com/)
-   Coğrafya (https://www.forumunuz.com/cografya/)
-   -   Jüpiter Gezegeni - Jüpiter Genel Bilgi (https://www.forumunuz.com/cografya/50619-jupiter-gezegeni-jupiter-genel-bilgi.html)

Lothlorien 18 Ekim 2015 20:37

Jüpiter Gezegeni - Jüpiter Genel Bilgi
 
Jüpiter Gezegeni - Jüpiter Genel Bilgi

Jüpiter (Gezegen)

Jüpiter (Genel Bilgi)

Güneşten 778http://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif dünyadan 800 milyon km. uzaktahttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif dünyadan 1300 defa daha büyükhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif yarıçapı 71.555 km. (dünyanınkinin 11.2 katı)http://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gifyoğunluğu 1.33 gr./cm3http://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif kütle çekimi dünyadakinin iki katıhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif güneş çevresinde dolanım süresi 11.86 yılhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif kendi çevresinde dönüşü ise 10 saat (bu nedenle kutuplardan geçen çapıhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif ekvatordan geçen çapına göre 1/5 oranında daha basıktır; ekvatordaki hızı saniyede 40.000 km/s dir.)http://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gifkütlesi %99 hidrojen ve helyumdan oluşmuş; ayrıca bir miktar metan ve amonyak vardırhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif güney yarısında 45.000 km. çapındahttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif konumu değişmeyen iri bir kırmızı benek görülürhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif bu beneğin kendi etrafında dönen fosfor içerik taşıyan bir bulut olduğu varsayılmaktadırhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif ayrıca birçok renkli kuşağı bulunurhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif insanı hemen öldürebilecek kadar çok güçlü manyetik alanı bulunurhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif bu manyetik alanın içteki güçlü konveksiyon akımlarıyla meydana geldiği varsayılır. Venüs’ten sonra en parlak görünen gezegendir. 12 uydusu oluphttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif 4 tanesi Galilei uyduları olarak bilinir (Europahttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif Callistohttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif Ganymedehttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif Io). Güneşten aldığı enerjinin 2-3 katını uzaya salar. Çekirdeğinde sıcaklık 20.000http://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif bulutların üzerinde -135 0C dir. 1972 yılında atılan Pioneer 10http://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif 1973 de gezegenin 132.000 km. yakınına dek gelerekhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif 1973 yılında atılan Pioneer 11 ise 1974 yılında daha yakına gelerek ayrıntılı bilgiler göndermiştir.

http://www.cografya.gen.tr/diger/uzay/jupiter.jpg

Jüpiter (Ayrıntılı)

Jüpiter (Müşterihttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif Erendiz) Güneş sisteminin en büyük gezegeni. Güneşten uzaklığa göre beşinci sırada. Adını Roma tanrılarının en büyüğü Jüpiter'den alır. Büyük ölçüde hidrojen ve helyumdan oluşmakta ve gaz devleri sınıfına girmektedir.

Fiziksel özellikler

Jüpiter gerek çaphttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif gerekse kütle açısından güneş sistemindeki en büyük gezegendir. Nispeten düşük olan yoğunluğu (suyun yoğunluğunun 1http://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif33 katı)http://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif gezegenin akışkan yapısı ve kendi çevresindeki dönüş hızının yüksekliği nedeniylehttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif Satürn kadar olmasa da ekvatorda genişhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif kutuplarda basık elipsoid görünüme sahiptir. Beyazlık derecesi (albedo) 0.52 olan gezegenhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif böylece yüzeyine düşen güneş ışığının yarıdan fazlasını görünür tayfta yansıtmaktadır. Ancak kızılötesi alandaki ışınım ölçüldüğündehttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif Jüpiter'in Güneş'ten aldığı enerjinin 2http://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif3 katı kadarını dışarı yaydığı görülür. Bu nedenle gezegenhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif Güneş'e olan uzaklığına göre hesaplanan 106 K' den (-167°C) çok daha yüksek bir etkin sıcaklığa sahiptir ve 126 K (-147°C) sıcaklığında bir kara cisim gibi ışır. Jüpiter'in kendi içinde yarattığı bu enerji fazlasıhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif gezegenin yerçekiminin etkisi ile yavaşca kendisi üzerine çökerek küçülmesi sırasında dönüştürülen potansiyel enerji ile açıklanmaktadır. Bu olgu Kelvin-Helmholtz mekanizması olarak adlandırılır.

İç yapı

Gaz devlerihttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif içerdikleri elementlerin oranlarına göre iki alt gruba ayrılırlar. Uranüs ve Neptün 'buz' ve 'kaya' oranı daha yüksek Uranian gezegenler grubundadır. Jüpiter ve Satürn isehttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif adını yine Jüpiter'den alan Jovian gezegenler grubu içindedir. Jovian gezegenlerin kabaca Güneş'i ve benzer yıldızları oluşturan maddeleri bu yıldızlardakine yakın oranlarda içerdiği düşünülür. 20. yüzyıl başlarından itibarenhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif gezegenlerin çaphttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gifkütlehttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif yoğunlukhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif kendi etrafında dönme hızlarıhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif uydularının davranışları gibi verilerden yola çıkılarak iç yapıları hakkında ortaya atılan görüşlerhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif daha sonra tayfölçümsel çalışmalarla ve son otuz yıl içinde gerçekleştirilen birçok uzay aracı araştırması ile zenginleştirilmiş ve günümüzde oldukça tatminkar modeller geliştirilmiştir.

Bu bilgiler çerçevesindehttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif Güneş sisteminin ilksel bileşimine paralel biçimde Jüpiter'in kütlesinin büyük kısmını hidrojen ve helyumun oluşturduğu varsayılır. Hidrojen/Helyum kütle oranı 75/25 civarındadır. Daha ağır elementlerin Güneş Bulutsusu içindeki toplam payı % 1 ikenhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif hafif bir zenginleşme ile Jüpiter'de %3-4http://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif5 arasında olabileceği hesaplanmaktadır. Bu sonucahttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif gezegenin gözlenen basıklığının 10-15 Yer kütlesinde yoğun bir çekirdeğin varlığı ile açıklanabilmesi üzerine varılmıştır. Jüpiter'i oluşturan yapı taşları özgül ağırlıklarına göre tabakalanmış durumdadır:

Gezegenin merkezinde demir ve ağır metallerle birlikte bunların çevresinde daha hafif elementleri içeren bir 'buz' ve 'kaya' tabakasının oluşturduğu çekirdek bulunur. Bu noktada ısı 20.000Khttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif basınç 100 megabara (100 milyon atmosfer) yakındır. Yüksek basınçlar nedeniyle yoğunluğu 20g./cm3 olan bu katmanın yarıçapı 10.000 km.den küçükhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif ancak kütlesi Yer'in 10 katını aşkındır.

Çekirdeği çevreleyen alanda metalik hidrojenden oluşmuş 40.000 km. kalınlığında manto tabakası yer alır. Hidrojen 3 ila 4 Mbar'dan daha yüksek basınçlarda devreye giren van der Waals kuvvetlerinin etkisi ile moleküler yapısını kaybederek metalik özellikler kazanırhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif ısıl ve elektriksel iletkenliği çok artar. Manto tabakası merkezden itibaren gezegen yarıçapının 3/4'üne dek uzanırhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif Jüpiter'in hacminin yarıya yakınınıhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif kütlesinin ise çok büyük bir çoğunluğunu oluşturur. Bu alandaki metalik hidrojenin sıvı nitelikte olduğuhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif yoğunluğunun dıştan içe doğru 1'den 5'e kadar (su=1) yükseldiği sanılmaktadır.

En dışta 20.000 km. kalınlığında moleküler hidrojen(H2) tabakası bulunur. Gezegenin yüzeyine yaklaşıldıkça basınçhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif ısı ve yoğunluk düşerhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gifhidrojen sıvıdan gaza dönüşür ve giderek atmosfer tabakasına geçilir.

Katmanlar arasında keskin sınırlar olmadığıhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif bir fazdan diğerine kademeli geçişler olduğuhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif aynı zamanda konveksiyon akımlarının katmanlar arası madde alışverişine kısmen de olsa izin verdiği tahmin edilir. Gezegenin iç kesimlerinde üretilen dev boyutlardaki ısının bu tür akımlar yardımıyla yüzeye dek aktarılabilmesi tümüyle akışkan nitelikte bir iç yapı varlığını gerektirmektedir.

Jüpiter'in bir gaz devinin ulaşabileceği en büyük çapa yakın boyutlarda olduğu hesaplanmıştır. Kütlesi daha büyük olan bir gezegenhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif artan kütleçekim gücünün etkisi ile kendi üzerine çökerekhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif Jüpiter'e oranla daha büyük yoğunluğahttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif daha küçük bir hacme sahip olacaktı. Daha yüksek çekirdek sıcaklığı anlamına gelen bu durumhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif kütlesi Güneş'in kütlesinin % 8'i kadar olan bir gezegenin nükleer füzyon için gerekli iç sıcaklığa ulaşarak bir yıldız haline gelmesi ile sonuçlanır. Bu nedenlehttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif 0http://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif001 Güneş kütlesindeki Jüpiterhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif 'yıldız olmayı başaramamış' bir gökcismi olarak da tanımlanabilir.

Atmosfer

Jüpiter'in kalın ve karmaşık bir atmosfer tabakası bulunmaktadır. Bu atmosferin Güneş Sistemi'nin kökenini oluşturan Güneş Bulutsusu'nun varsayılan yapısına yakın olarakhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif %88 oranında moleküler hidrojen (H2) ve %12 oranında helyum (He) içerdiği saptanmıştır. Bunları %0.1 oranla su buharı (H2O) ve metan (CH4) ve %0.02 oranla amonyak (NH3) izler. Azothttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif hidrojenhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif karbonhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif oksijenhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif kükürthttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif fosfor ve diğer elementleri içeren çeşitli bileşiklere milyonda bir düzeyini geçmeyen oranlarda rastlanmaktadır.

Aslında gaz devlerinin belirli bir yüzeyi olduğu söylenemezhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif gezegenden atmosfer olarak adlandırılabilecek en dış gaz tabakasına doğru kesintisizhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif yumuşak bir geçiş sözkonusudur. Bu tür gezegenlerin çapları hesaplanırken 1 bar (yaklaşık 1 atmosfer) sınırının dışında kalan kısım dikkate alınmazhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif basıncın 1 barı aştığı noktadan itibaren tüm hacim gezegenin sınırları içinde kabul edilir. Ancak çoğu zamanhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif atmosfer olarak adlandırılan alanhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif hidrojen gazı yoğunluğunun sıvı hidrojen yoğunluğu düzeyine çıktığı 10.000 bar basınç sınırına yani gezegenin binlerce kilometre içine dek genişletilir.

Uzaktan bakıldığındahttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif Jüpiter yüzeyinin özellikle ekvatora yakın enlemlerde belirginleşen ardışık koyu ve açık renkli bulut kuşaklarından oluştuğu görülür. atmosferin en üst katmanlarındaki bulutlar kristal halindeki amonyak ve su parçacıklarından oluşur. Atmosferin derinliklerine doğruhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gifyoğuşma sıcaklıklarına göre değişik bileşiklerin meydana getirdiği bulutlar tabakalar halinde birbirini izler. Atmosferde dikey ve yatay doğrultuda yoğun bir hareketlilik gözlenirhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif 600 km./saat hıza ulaşan rüzgarlar nadir değildir.

15.000 x 25.000 km. boyutları ile yerküreyle karşılaştırılabilecek büyüklükteki Büyük Kırmızı Leke'nin çok uzun ömürlü dev bir 'fırtına' alanı olduğu düşünülmektedir.

Jüpiter'in atmosferi makalesinde konu hakkında daha ayrıntılı bilgi yer almaktadır.

Jüpiter'in kendi ekseni etrafında dönüşü

Katı bir yüzeye sahip olmayan Jüpiter'in dönüş özelliklerininhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif atmosfer yapılarının gözlenen hareketlerine göre belirlenmesine çalışılmıştır. Ancak daha 1690 yılında Giovanni Domenico Cassini ekvator bölgesi ile kutupların farklı devirlerle döndüğünü farketmiştir. Sonradan bu gözlem duyarlı ölçümlerle doğrulanmış ve gezegen için 'Sistem I' ve 'Sistem II' olmak üzere iki ayrı dönme süresi tanımlanmıştır. Ekvator bölgelerinin dönüşü 9 saat 50 dakika 30http://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif003 saniyede tamamlanır ve Sistem I olarak adlandırılır. Kutup bölgelerinde dönüş süresi 9 saat 55 dakika 40http://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif630 saniyedir ve Sistem II adını alır. Jüpiter'den yayılan mikrodalga ve radyo dalgaboyundaki ışınımların ise 9 saat 55 dakika 29http://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif730 saniyelik bir dalgalanma göstermelerine dayanarakhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif gezegenin manyetik alanını belirleyen büyük metalik hidrojen kütlesinin bu hızla dönmekte olduğu sonucu çıkarılmıştır. 'Sistem III' adı verilen bu periyod Jüpiter'in gerçek dönüş hızı olarak kabul edilirhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif ve bu değerin kutuplardaki dönüş hızı ile hemen hemen aynı olduğu; ekvatorda ölçülen farklı hızınhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif bu bölgelerdeki bulutların 400 km./saat hıza ulaşan rüzgarlar nedeniyle doğuya doğru hareket etmelerinden kaynaklandığı dikkati çeker.

Halkalar

Yakın bir tarihe kadar Güneş sisteminde halkaları olduğu bilinen tek gezegen Satürn idi. Dış gezegenleri ziyaret eden ilk uzay aracı olan Pioneer 10'un 1973'deki gözlemleri üzerine varlığından kuşkulanılan Jüpiter halkaları 1979 yılında Voyager 1 ve 2 uzay araçları tarafından çekilen fotoğraflarda gösterildi.

Satürn‘ün halkaları gibi Jüpiter halkaları dahttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif toz denebilecek mikroskopik boyutlardanhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif onlarca metre büyüklüğe kadar değişen çeşitli boylarda çok sayıda parçacığın bir araya gelmesinden oluşurlar. Bu parçacıklar bir bulut oluştururcasına birbirinden bağımsız hareket eder ve herbiri gezegen etrafında kendine ait bir yörünge izler. Bu yörüngelerin gezegen ve iç uydularının çekim güçlerinin karşılıklı etkisi ile sürekli şekillenmesi sonucunda halkaların yapısı korunur. Satürn halkaları ile karşılaştırıldığındahttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif Jüpiter'in halkalarının birçok yönden farklı olduğu görülür. Jüpiter halkalarının çok daha silik olmalarının ve zor gözlenmelerinin nedenihttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif kendilerini oluşturan toplam madde kütlesinin çok daha az olmasının yanısıra ışık yansıtıcılıklarının da sınırlı olmasıdır. Jüpiter halkalarıhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif 0http://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif05 gibi bir beyazlık (albedo) derecesi ile üzerine düşen güneş ışığının büyük bir kısmını soğurur ve karanlık görünürler. Satürn yolculuğu sırasında Cassini-Huygens uzay sondası 2003 yılında Jüpiter'in yakınından geçerken yaptığı ölçümlerle Jüpiter halkalarının küresel değilhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif keskin kenarlı ve köşeli parçacıklardan oluştuğunu düşündüren veriler elde etti. Bu bilgiler halkaların Jüpiter'e yakın yörüngelerdeki uydulardan kopan parçacıklardan oluştuğu savını destekler niteliktedir. Bu uydulardan Metis ve Adrastea 'Ana halka'nınhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif Amalthea ve Thebe ise daha dışta yeralan 'Gossamer (ipliksi-ağsı) Halka'nın kaynağı olarak düşünülmektedir. Metis ve Adrasteahttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gifJüpiter'in merkezinden 1http://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif79 ve 1http://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif81 RJ (Jüpiter yarıçapı) uzaklıktaki yörüngeleri ile gezegenin Roche Limiti'nin içinde bulunurlar ve parçalanma sürecinde uydular olarak değerlendirilebilirler. Ana halka bu iki uydunun yörüngesi hizasında keskin bir dış sınırla kesintiye uğrarkenhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif iç sınırı daha belirsizdir ve 'Halo (ayla) halka' adı verilen üçüncü bir bölümle silik bir şekilde atmosferin üst sınırlarına kadar devam eder. En dışta sınırları belirsiz dördüncü bir halka yapısıhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif çok seyrek bir toz bulutu şeklinde ters bir yörüngede döner. Bu halkanın kaynağı sonradan Jüpiter'in çekim alanına yakalanmış gezegenlerarası toz olabilir.

Manyetosfer

Jüpiter Güneş sistemi içinde en güçlü manyetik alana sahip gezegendir. Yer ile karşılaştırıldığında 19.000 kat daha güçlü olduğu görülen bu alanhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gifekseni Jüpiter'in dönme eksenine 11o açı yapan ve gezegenin merkezine 8.000 km. uzaktan geçenhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif kutupları ters yerleşmiş olan bir çift kutupludur. Böylece Jüpiter'in kuzey manyetik kutbu gezegenin güney coğrafi kutbunahttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif güney manyetik kutbu ise kuzey coğrafi kutbuna yakındır. Bu çift kutuplunun yanı sırahttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif Jüpiter'in manyetik alanınınhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif yapısını karmaşıklaştıran bir dört kutuplu ve bir sekiz kutuplu bileşeni bulunmaktadır. Jüpiter'in kütlesinin ancak küçük bir kısmını oluşturan demir ve diğer ağır elementleri içeren çekirdeğinin bu denli güçlü bir manyetik alan yaratması mümkün olmadığındanhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif gezegenin manyetizmasından metalik sıvı hidrojen tabakası sorumlu tutulur. Elektrik iletkenliği çok yüksek olan bu bölgedeki elektronların akımıhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif Jüpiter'in kendi çevresindeki hızlı dönüşünün etkisi ile güçlü bir manyetik alan oluşturur. Bu alanın etkisi ilehttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gifJüpiter dev bir manyetosfere sahiptir.

Jüpiter manyetosferihttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif Güneş rüzgarı adı verilen ve güneş kökenli hızlı parçacıkların oluşturduğu plazma akımınınhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif gezegenin manyetik alanın etkisi ile saptırılarak engellendiği bölgedir. Manyetosferin en dışındahttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif plazma akımının hızla yavaşlayarak hızının ses hızının altına indiği ve yön değiştirdiği bir şok dalgası gözlenir. Güneş etkinliğine göre gezegene uzaklığı değişen bu sınırhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif uzay sondaları tarafından Jüpiter'den Güneş doğrultusunda 25-30 milyon km. uzaklıkta saptanmıştır. Gezegene yaklaştıkça manyetik alanın etkisi giderek artar ve güneş kökenli parçacıkların aşamayarak çevresinden dolaşmak zorunda kaldığı manyetopozhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif manyetosferin sınırını belirler. Bu alan da güneş rüzgarının şiddetindeki değişimlere paralel olarak kısa sürelerde genleşip daralmakla birlikte Jüpiter'in 3-7 milyon km. uzağında başlar. Güneş rüzgarının deforme ettiği manyetik kuvvet çizgilerine uyumlu olarakhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif bu sınır yanlara doğru genişleyerek gezegenden uzaklaşır ve bir damla biçimini alarak gezegenin arkasında bir milyar km. ye kadar uzanan bir kuyruk oluşturur.

Manyetosferin gezegene daha yakın kesimlerinde manyetik alana yakalanan elektrik yüklü parçacıkların doldurduğu iki dev Van Allen kuşağı bulunur.Bu bölgelerden kaynaklanan çok güçlü radyo dalgalarıhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif 9 saat 55 dakika 30 saniyelik bir döngü içinde dalgalanmalar gösterir. Bunun Jüpiter'in manyetik alanının oluşumuna neden olan metalik hidrojen tabakasının dönme hızını yansıttığı varsayılarakhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif gezegenin kendi etrafındaki dönüş hızını atmosfer hareketlerinden bağımsız olarak saptamak mümkün olmuştur.

Van Allen kuşaklarında toplanan yüklü parçacıkların çoğunluğu Jüpiter atmosferinden koparak manyetik alana kapılan gazlardan kaynaklanırhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif ve büyük ölçüde iyonize hidrojen atomlarından salınan serbest elektron ve protonların yanı sırahttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif helyumhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif oksijen ve kükürt iyonlarına da rastlanır. Çok yüksek hızlara ulaşan bu iyonların oluşturduğu plazmanın ısısı 300-400 milyon K olarak ölçülmüştür. Buhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif Güneş'in merkezi de dahil olmak üzere Güneş sisteminin (Güneş taçküresi dışında) bilinen herhangi bir noktasından çok daha yüksek bir sıcaklıktır. Aynı zamanda Jüpiter manyetosferihttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif hacim açısından Güneş sisteminin en büyük oluşumu olarak kabul edilmelidir.

Yüklü parçacıklar Jüpiter'in manyetik kutuplarındaki açık manyetik çizgiler boyunca ilerleyerek atmosferin yüksek tabakalarında kutup ışıklarının ortaya çıkmasına neden olurlar.

Jüpiter'in birçok uydusu manyetosferin içinde kalan yörüngelere sahiptir. Büyük uydulardan gezegene en yakın olan İohttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif Jüpiter ile uydu arasında kesintisiz süren bir elektrik akımının etkisi altındadır. Uydu yüzeyinden iyonize atomları kopararak İo ve Jüpiter'i iki yönden birbirine bağlayan ve İo Plazma Torus'u adı verilen bir sıcak plazma halkası oluşturan bu akımınhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif 1000 gigawatt değerini bulduğu sanılır. Jüpiter'i çevreleyen 1 milyon km. yarıçapındaki alanhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif çok yoğun ışınımların varlığı nedeniyle uzay sondalarının bu alandan geçtikleri sıradaki etkinliklerini önemli ölçüde kısıtlamıştırhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif ve ileride yapılabilecek insanlı araştırmalar için önemli sakıncalar yaratabilecek durumdadır.

Uydular

Jüpiter'in 63 doğal uydusu bilinmektedir. Galileo Galilei 1610 yılında kendi yaptığı basit teleskopla Jüpiter'in en büyük 4 uydusu İohttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif Europahttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gifGanymedehttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif ve Callisto'yu keşfederek ilk kez Yerküreden başka bir gezegene ait uyduların varlığını göstermiştir. Bu uydular sonradan Galilei uyduları olarak adlandırılmıştır. 1970'lere kadar bilinen uydu sayısı 13 ikenhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif Jüpiter'i ziyaret eden Voyager uzay araçları 3 yeni uydunun bulunmasına yardımcı olmuşhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif 2000 yılından bu yana yeryüzünden yapılan sistematik araştırmalarlahttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif bu sayı kısa sürede artmıştır. Jüpiter'in doğal uyduları makalesinde uydular hakkında ayrıntılı bilgi yer almaktadır.

Jüpiter araştırmalarının tarihçesi

Eski çağlardan günümüze ulaşan kaynaklarda Jüpiterhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif Ayhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif Güneşhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif Merkürhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif Venüshttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif Marshttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif ve Satürn ile birlikte görünür hareketlerinin diğer yıldızlardan farklılığıyla tanınan 7 gökcisminden biri olarak gösterilir. Bu yönüylehttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif antik gökbilim için olduğu kadar astroloji açısından da önem taşıyan gezegenhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif birçok dilde haftanın yedi gününe adını veren varlıklardan biri olarakhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif tarihöncesinden günümüze insan kültüründe yerini korumuştur.

Jüpiter'in yalnızca parlak bir yıldız değilhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif üzerinde değişik koyulukta kuşakların seçilebildiği dairesel görünümde bir cisim olduğunu ilk farkeden 1610 yılında Galileo Galilei oldu. Galilei aynı zamanda Jüpiter'in en büyük dört uydusunu keşfetti ve Dünya dışındaki bir gezegenin kendi etrafında dönen uyduları olabileceğinin bu ilk kanıtınıhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif Kopernik'in o güne dek yaygın kabul görmeyen güneşmerkezli teorisini desteklemek için kullandı.

1664'te İngiliz bilim adamı Robert Hookehttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif ( ya da bazı kaynaklara göre Fransız-İtalyan bilim adamı Giovanni Domenico Cassini) Büyük Kırmızı Leke'yi ilk kez gözledi.

1676'da Danimarkalı gökbilimci Ole Christensen Romerhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif Jüpiter'in uydularının örtülme ve tutulma zamanlarındaki oynamaların gezegenin Yer'den uzaklığıyla ilişkisini ölçerek ilk kez ışık hızını %25 yanılma payı ile hesapladı. Ölçüm araçlarının gelişmesinin katkısıylahttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif Romer'in bulduğu bu yöntemhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif 19. yüzyıl başında ışık hızının %1'den daha az hata ile hesaplanmasına olanak tanıdı.

1690'da Cassinihttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif Jüpiter'in kendi etrafında dönüş süresinin kutuplarda ve ekvatorda farklı olduğunu ilk kez gözlemledi.

1932'de Alman gökbilimci Rupert Wildt tayfölçümsel gözlemlere dayanarak Jüpiter atmosferinde metan ve amonyak bulunduğunu saptadıhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif bunun ancak çok büyük miktarlarda hidrojen varlığı ile açıklanabileceğini bildirdi. Wildthttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif 1934'te gezegenin kütle ve yoğunluk verilerinden yola çıkarak Jüpiter'in iç yapısının ve atmosferinin bileşimini bugün kabul edilene benzer şekilde hesapladı.

Hidrojen varlığının kanıtlanması ancak 1960'larda kızılötesi tayfölçüm tekniklerinin gelişmesi ile gerçekleşti. Tayfölçümsel yöntemlerle varlığı ortaya çıkarılması çok güç olan helyum ise ancak 1970'lerde uzay sondalarının hidrojen-helyum atomları arasındaki etkileşimleri ölçmeleri ile gösterilebildi.

1955 yılında Burke ve Franklinhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif Jüpiter'den yayılan yüksek miktardaki radyo ışınımını rastlantısal olarak saptadılar. Bu buluşhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif Jüpiter'in çok güçlü magnetosferinin keşfedilmesine yol açtı.

Kasım-Aralık 1973'te Pioneer 10http://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif Kasım-Aralık 1974'te Pioneer 11 adlı uzay sondaları Jüpiter'in yakınından geçerek gezegenin ilk yakından gözlemini gerçekleştirdiler. Sırasıyla 1972 ve 1973 yıllarında fırlatılan birbirinin aynı bu iki araçhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif sınırlı teknik donanıma sahip olmalarına karşın daha sonra gerçekleştirilen uçuşların planlanması için yaşamsal önem taşıyan bilgiler topladılar.

Jüpiter'in boyutları ve çekim gücü duyarlı biçimde ölçülerek yoğunluğunun ve kütlesinin daha büyük kesinlikle hesaplanmasına olanak sağlandı.

Gezegenin çekim alanının çok düzenli olduğu görüldühttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif buna dayanarak Jüpiter'in büyük ölçüde akışkan bir yapıya sahip olduğu görüşü güç kazandı.

Uyduların boyutları ve fiziksel özellikleri hakkında edinilen yeni bilgilerle Jüpiter sisteminin oluşumu ve evrimi üzerine yeni bakış açıları oluşturuldu.

Manyetosfer ile ilgili çok sayıda ölçüm yapıldı.

Jüpiter'in gezegenlerarası alana yüksek enerjili elektron ve düşük enerjili protonlar yaydığı saptandı ve böylece bilinen kozmik ışınım kaynaklarına yeni bir tanesi eklenmiş oldu.

Gezegenin birçok fotoğrafı çekildihttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif kızılötesi ve morötesi alanda incelemelerle atmosferin bileşimi ve meteorolojik özellikleri hakkında yeni bilgiler edinildi. Yeryüzünden gözlenemeyen kutup bölgelerinin görüntüleri elde edildi.

Büyük Kırmızı Leke'ye benzerhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif daha küçük boyutta lekeler saptandıhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif bu oluşumların meteorolojik olaylar olabileceği düşüncesi sağlamlaştı.

Beta Scorpio yıldızının radyo ışınımının Jüpiter'in atmosferi tarafından örtülmesi incelenerek atmosferin değişik yükseltilerindeki sıcaklıklar ölçüldü.

1977 yılında fırlatılan ve birbirinin aynı olan Voyager 1 ve Voyager 2 uzay araçları sırasıyla Ocak-Mart 1979 ve Haziran-Temmuz 1979 tarihlerinde Jüpiter'in yakınından geçerek gözlemlerde bulundular.

Voyager 1http://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif Jüpiter'in de Satürn‘ün halkalarına benzer bir halka sistemi bulunduğunu saptadı.

Jüpiter'in 3 yeni uydusuhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif Adrasteahttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif Metishttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif ve Thebe keşfedildi.

Gezegenin ve uydularının çok sayıda yüksek çözünürlüklü görüntüsü elde edildi. Uyduların ayrıntılı yüzey fotoğrafları yardımıylahttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif iç yapıları hakkında değerli ipuçları sağlayan jeolojik özellikleri öğrenildi.

İo üzerinde volkanik aktivite gözlendi. Jüpiter manyetosferinin dış kesimlerine kadar uzanan alanda İo'dan kaynaklandığı sanılan kükürthttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif oksijenhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif ve sodyum izlerine rastlandı. Aynı elementlere ait iyonların İo yörüngesi içinde ışık hızının %10'una varan hızlara ulaşarak bir sıcak plazma alanı oluşturduğu saptandı. Pioneer uzay araçlarının gözlemleri ile çelişen bu bulgular iç manyetosferin değişken bir yapısı olduğu izlenimini oluşturdu.

İo'dan Jüpiter'e ulaşan akı hattının 5 milyon amper düzeyinde bir elektrik akımı taşıdığı saptandı.

Voyager 2'nin Satürn'e doğru yolculuğu sırasında Jüpiter manyetosferinin Satürn yörüngesine dek uzanan kuyruğu kanıtlandı.

Jüpiter atmosferinde yıldırımlara neden olan yoğun elektrik boşalmaları saptandı.

Bulut hareketleri izlendihttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif atmosfer akımlarının önceden bilinmeyen ayrıntıları saptandıhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif Büyük Kırmızı Leke'nin altı günlük bir devirle saat yönünün tersinde döndüğü görüldü.

Kutup ışıkları gözlendi.

Atmosferin üst kesimlerindeki helyum oranı ölçüldühttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif Güneş ve gezegenleri oluşturan ilksel Güneş Bulutsusu'nun bileşimi hakkında ipuçları sağlandı.

Güneş çevresinde kutupsal bir yörüngeye oturtulmak üzere 1990 yılında fırlatılan Ulysses uzay aracıhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif bu yörüngenin gerektirdiği ivmeyi kazanması amacıyla Jüpiter'in yakınından geçerek gezegenin çekim gücünden yaralanabileceği bir yol izledi. 8 Şubat 1992'de Jüpiter'in 450.000 km. kadar yakınından geçen araçhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif bu fırsatı değerlendirerek 2-14 Şubat tarihlerini kapsayan dönemde Jüpiter'in manyetosferi üzerinde yoğunlaşan gözlemlerde bulundu. İo Plazma Torus'u içinden geçerek ölçümler yaptıhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif manyetosferin çeşitli bölgelerinde manyetik alanhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif değişik frekanslarda ışınımlarhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif yüksek enerjili parçacıklarhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif ve plazma bileşenlerini hedef alan çok sayıda gözlem yaptı. Jüpiter yakın geçişi sonrasında kazandığı kutupsal yörüngesi sayesindehttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif Jüpiter manyetosferinin tutulum düzlemi dışındaki daha önce araştırılmamış bölgelerinde de gözlem yapma olanağını sağladı.

Ulysseshttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif Kasım 2003-Nisan 2004 arasında ikinci kez Jüpiter'in yakınından geçti.

Galileo programı çerçevesinde 1989 yılında fırlatılan Galileo uzay aracıhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif bir yörünge aracı ve bir atmosferik sonda olmak üzere iki ayrı birimden oluşmakta idi.

Galileo'nun Jüpiter ile ilgili görevi planlanandan önce başladı. Temmuz 1994'tehttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif gezegene ulaşmasından 18 ay öncehttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif Shoemaker-Levy kuyrukluyıldızının Jüpiter'e çarpmasını yeryüzünden yapılan gözlemlere oranla daha elverişli açılardan görüntüledi.

Jüpiter'e yaklaşırken uzay aracından ayrılan atmosferik sonda 7 Aralık 1995'te gezegen atmosferine daldıhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif bir paraşüt yardımıyla yavaşlayarakhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gifatmosferin derinliklerinde yüksek basınç ve ısı nedeniyle tahrip olmadan önce 58 dakika süreyle veri topladı ve yeryüzüne gönderdi. Ölçümlerhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gifatmosferin beklenenden çok daha kuru olduğu izlenimini verdihttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif ancak sonradan sondanın giriş noktasının alçalan kuru ve soğuk hava akımlarına denk gelen bir atmosfer bölgesinde olduğu görüşü ağırlık kazandı. Sondahttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif beklenen değerlerin beşte biri kadar su buharıhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif beklenenin yarısı kadar helyum ve metan düzeyleri gözledi. Yer atmosferinde gözlenenden 10 kat fazla yıldırım etkinliği saptandı.

Galileo yörünge aracıhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif 7 Aralık 1995'te Jüpiter çevresinde yörüngeye girdi ve görevini tamamladığı 2003 yılına dek 35 tur tamamladıhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif İohttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gifEuropahttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif Ganymedehttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif Callistohttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif ve Amalthea ile ilgili gözlemleri gerçekleştirdiği 34 yakın geçiş yaptı. Uyduların yüzey şekilleri ve iç yapıları ile ilgili geniş bilgi edinilmesini sağladı.

Jüpiter halkalarının oluşumunda kozmik çarpışmalar sonucunda iç uydulardan kopan maddelerin katkısı anlaşıldı.

Jüpiter manyetosferinin kendine özgü pek çok özelliği ortaya çıkarıldı.

21 Eylül 2003'te uzatılmış görevini tamamlayan Galileohttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif yaşam barındırma olasılığı bulunan uydulara zarar vermemesi içinhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif Jüpiter üzerine düşürülerek parçalandı.

Cassini-Huygens programı ile Satürn ve sisteminin araştırılması amacıyla 1997 yılında fırlatılan Cassini-Huygens uzay aracıhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif Jüpiter'in çekim gücünden yararlanarak yolculuğun hızlandırılabilmesi için bu gezegenin yakınından geçen bir rota izledi. 30 Aralık 2000 tarihinde Jüpiter yakın geçişini gerçekleştiren sondahttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif bu tarihin öncesi ve sonrasını kapsayan birkaç aylık süre içinde bilimsel aygıtlarını Jüpiter hakkında veri toplamak için çalıştırdı.

Jüpiter'in bugüne dek elde edilen en yüksek çözünürlüklü görüntüleri kaydedildi.

Jüpiter'in atmosferinde koyu renkli görünümü ile ayırdedilen kuşaklarınhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif alçalan gaz kütlelerinin oluşturduğu siklon alanları olduğu yönündeki yerleşmiş görüşü sarsan bulgular elde etti. Ayrıntılı görüntülerdehttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif bu koyu kuşaklarda herbiri yükselen gaz kütleleri içeren açık renkli bulut kümelerinden oluşmuş çok sayıda küçük fırtına hücresinin bulunduğu ve net gaz hareketinin koyu kuşaklarda da yukarı doğru olduğu ortaya çıktı.

Jüpiter halkalarının neden olduğu ışık saçılmasının ölçümühttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif halkaların düzensiz ve köşeli parçacıklardan oluştuğunu ortaya koydu.

Chandra X-ışını gözlem uydusu ve Hubble uzay teleskopu 1999 yılında fırlatılarak Dünya etrafındaki yörüngesine oturtulan Chandra uydusuhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif X-ışını dalga boyunda yaptığı gözlemlerdehttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif Jüpiter'in kutup bölgelerinde gözlenen dünyadakinden 1000 kat daha güçlü kutup ışıklarının elektronlarını kaybetmiş yüksek enerjili oksijen ve benzeri iyonların atmosfer ile etkileşimi sonucunda ortaya çıktığını belirledi. Eşzamanlı olarak Hubble uzay teleskopundan alınan görüntülerde hidrojen iyonlarında artışa rastlanmamasıhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif bu parçacıkların Güneş kaynaklı olamayacağını ortaya koydu. Böylece Jüpiter'de gözlenen kutup ışıklarının Yer atmosferindekinden farklı bir mekanizma ile oluştuğu ve büyük olasılıkla İo'dan kopan atomların Jüpiter manyetosferinde hızlanarak atmosfere çarpmalarının sonucu oldukları varsayımı güçlendi.

Tasarı aşamasındaki araştırmalar: Plüton ve uydusu Charon'u incelemek üzere NASA tarafından Ocak 2006'da fırlatılması planlanan ve hız kazanması için Jüpiter'in yakınından geçen bir rota izlemesi öngörülen New Horizons uzay sondasıhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif Şubat-Mart 2007'de Jüpiter ile ilgili gözlemler yapabilecektir. NASA tarafından geliştirilmekte olan Prometheus programının ilk aşaması JIMO (Jupiter Icy Moons Orbiter-Jüpiter Buz Uyduları Yörünge Aracı)http://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif Nükleer-Elektrik İtme Gücü ile hareket eden bir uzay sondası ile Jüpiter'in Galilei uyduları'nın ayrıntılı incelenmesini olanaklı kılacaktır. Bu projenin en erken fırlatma tarihi olarak 2015 yılı önerilmektedir.

Gözlem koşulları

Bir dış gezegen olan Jüpiterhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif güneş çevresinde 12 yıllık dolanma süresi ile 13 ay süren kavuşum devrine sahiptir ve her yıl bir burçtan diğerine geçer. Venüs'ten sonra gökyüzünde izlenebilen en parlak gezegendir. Seyrek olarakhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif kısa dönemler için Mars parlaklıkta Jüpiter'i geçebilir. Kavuşum dönemini kapsayan 1-2 aylık dönem dışında yıl boyunca rahatlıkla çıplak gözle izlenir. Yılın büyük bir bölümündehttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif en parlak yıldız olan Sirius'un -1http://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif5 düzeyindeki parlaklığını aşar ve en uygun karşı konum koşullarında -2http://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif7 gibi bir parlaklığa ulaşır. Bu yönleriyle amatör gözlem için Venüs ve Mars'tan daha elverişlidir. Karşı konumda 50 saniyeye yaklaşan görünür çapı ile insan gözünün 1 dakika olan ayırma gücünün sınırına çok yaklaşır ve küçük büyütmeli bir dürbünle gezegenin diski seçilebilir. Amatör bir teleskopla Jüpiter'in kuşaklarıhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif Büyük Kırmızı Leke ve gezegenin kendi etrafında dönüşühttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif Galilei uyduları ve gezegen etrafındaki hareketleri izlenebilir.

Güneş Sistemi'nde Jüpiter'in özel yeri Bazı özelliklerihttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif Jüpiter'i eşşiz kılmaktadır:

- Jüpiterhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif Güneş Sistemi'nin en büyük gezegeni olmakla kalmazhttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif kütlesi tek başına diğer tüm gezegenlerin toplam kütlesinin 2http://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif5 katına ulaşır.
- Kendi etrafında dönüş süresi en kısa olan gezegendir.
- En güçlü manyetik alana ve en büyük manyetosfere sahip gezegendir.
- Büyüklük ve çeşitlilik açısından en zengin uydu sistemine sahip gezegendir. Güneş Sistemi'nin en büyük gezegen uydusu Ganymedehttp://www.forumuz.net/images/digersmileyler/virgul.gif Jüpiter etrafında dönmektedir.


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 06:07.

Powered by vBulletin® Version 3.8.9   Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.

Site kurucuları: Damla ve Meltem