Ve adın imtihan yeridir Dünya!
Eğer düşersek sendendir,
Dik durabilirsek bizden…

Soğuk ve kaygan yollarda kaymadan ayaklarımız
Ateşten bir koru düşürmeden ellerimizden
Üşümesin diye yüreğimiz sırtımıza aldığımız bir şaldır haya
Ve iman yüreğin ve bedenin damarlarında dolaşır
Kalbe inen zikirle tazelenir, güçlenir…

Ve kaymadan ayağın yürümeye çalışırken hayat yolunda
Yolda ki dikenlere takılıverir şalın
Yavaş, yavaş, sökülür, sökülür…
Hiç fark etmezsen çırılçıplak kala kalırsın yolun ortasında
Elinde bir kor, dayanılamayacak sıcaklıkta
Setretmek için ellerinle bedenini, onu bırakırsın
Ve bir daha asla ısınamazsın…

Ya da, olurda fark edersen, yürürken buzlu yollarda
Ayağın bir şeylere takılırda yuvarlanıverirsin yere
Bir bakarsın ki yüreğini ısıtan şalındır, ayağına dolanan,
Yoldaki dikenlere takılıp yavaş, yavaş sökülen…


Alıntı