![]() |
Demokrasinin Gelişimi ve Demokratik Yönetimlerin İlkeleri Demokrasinin sözcük karşılığı “halkın gücü” ya da “halk hükûmeti” demektir. Demokratik yönetimlerde güç ve otorite tek bir kişinin veya grubun elinde değil, halkın egemenliğindedir. Demokratik yönetimlerde toplumun bütün kesimleri örgütlenme özgürlüğüne sahiptir. Toplumun çeşitli kesimleri, siyasî partiler ve sivil toplum kuruluşları aracılığıyla örgütlenir. Demokratik yönetimin en önemli ölçütleri eşitlik, özgürlük ve adalettir. Eşitlik, Özgürlük ve Adalet Hukuksal alanda eşitlik; bedensel ve psikolojik farklılıkları ne olursa olsun, insanlar arasında toplumsal ve siyasal haklar yönünden ayrım bulunmamasını ifade eder. Anayasamızın 10. maddesinde de eşitlik ilkesi şu şekilde ifade edilmiştir: “Herkes; dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasal düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayrım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.” Özgürlük; insanların doğa ve toplumun nesnel yasalarına hâkim olmalarıdır. Toplumsal gelişmeyi amaçlı ve bilinçli olarak gerçekleştirebilmeleri, toplumun ve bireyin gelişimi için zorunlu olan bütün maddî ve manevî ön koşulları sağlayabilmeleri anlamına gelir. Özgürlük ve eşitlik arasında çok yakın bir bağ vardır. İnsanlar ancak eşit olursa özgür olabilirler. Aynı zamanda özgürlük, bireysel ve toplumsal gelişmenin temel kaynağıdır. Adalet ise, ancak özgürlük ve eşitliğin var olduğu yerde söz konusu olabilir. Adalet, “herkesin hakkını verme, herkes hakkında doğru hüküm verme” anlamına gelir. Eşitlik ve özgürlüğü uygulamak adalet ilkesini kurumsallaştırmakla gerçekleşir. Görüldüğü gibi, bu üç kavram birbiriyle çok yakından ilişkilidir. Birinin olmadığı yerde diğerleri de var olamaz. Bu nedenle, her üçü de demokratik yönetimlerde var olması gereken temel ilkelerdir. Demokrasinin bir ülkede tam olarak yerleşebilmesi, özgürlük, eşitlik ve adaletin tam olarak uygulanmasıyla gerçekleşebilir. Herkesin temel hak ve hürriyetlerine sahip çıkması ve kullanması demokratik toplumu geliştirir. Temel hak ve özgürlükler, “herkesin kişiliğine bağlı dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez” niteliğe sahiptir. Güçler ayrılığı ilkesi, devlet gücünün; yasama, yürütme, yargı organları arasında paylaşılması esasına dayanır. Anasaya’mıza göre güçler ayrılığı temel ilke olarak benimsenmiştir. Güçler ayrılığı ilkesi demokrasinin işlemesi açısından önemli bir ilkedir. Yasama, yürütme ve yargı organlarının tek elde toplanması baskıcı yönetimlere neden olur. Çünkü bireyler, baskıcı yönetimlerde kendi haklarını devlete karşı koruyacak yargı organlarından yoksundur. Oysa demokratik toplumlarda bireyler, yargı organını kullanarak yürütme organının herhangi bir uygulamasına karşı kendi haklarını koruyabilirler. Alıntı |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 06:10. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.9 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.
Site kurucuları: Damla ve Meltem