![]() |
Cevap: Karalama Defteri bu ggün işl güzel geçer. |
Cevap: Karalama Defteri Okuyun, yazın, ağlayın, kahkaha atın, sevin, nefret edin. Yolun sonunda 'doya doya yaşadım çok şükür' diyebilin de gerisi boş. |
Cevap: Karalama Defteri Sözcüklerin Gücü Vardır: Samimiyetle konuş, Dedikodu yapma, Sevgiyle konuş Hiçbir Şeyi Şahsi Algılama: Başkalarının yaptıkları senden çok kendileri ile ilgilidir En iyi olasılıkla etkilersin ki o bile sınırlıdır ”Senin Yüzünden” dediklerinde bu bir yansımadır Varsayımlarda Bulunma: Soru sor, Açıklığa kavuştur, İsteklerini açıkça dile getir, başkalarının bildiğini varsayma Elinden Gelenin En İyisini Yap: Elinden gelenin en iyisi; sağlık, olaylar ve zamana göre değişir Elinden gelenin en iyisi; mükemmeliyetçilik değildir Elinden gelenin en iyisi mükemmel olmadığında kendini affet |
Cevap: Karalama Defteri Düşünün, gözlerindeki ışıltıyı yıldızlar görse kıskanır Ama sebebi hiç ben olamadım. |
Cevap: Karalama Defteri Gizemli bir yolculuktur hayat, kimi ömrünün yettiği yere kadar gider, kimi de hayallerinin bittiği yere.." Biter mi birgün hayallerim .. |
Cevap: Karalama Defteri bi bitemediniz yaa |
Cevap: Karalama Defteri Aydınlatamadığımız karanlıktaki bir gölgeye isim bulma merasimi misali, kalmak isimli acelenin telaşında yorulurken insan, sarılacaklar kaybolduğunda üzülüyor. Sonra son günleri yoklamasında mevcut bir sürü şarkı bağırıyor buradayım seslerinde. Sorulaaar sorulaar.. Unuttuğunu gördüğünde adımlarına takılmak gibiyken gözlerdeki bulutlar, hangi demlenmiş cümlenin hangi dillenen sözlerinde dinlenir ki bu hal.. Neyse onu boşverinde, Ay' da yürürken hayalleri taşan bir dünya bulursanız haber verin değerli astronotlar. Çünkü atomu parçalayan bir adamın hala hayal kurması gibi birşey bu dünya... |
Cevap: Karalama Defteri Bunca kalp kırıklığına rağmen Küçüklüğümde yaptığım gibi rüzgârı arkama alıp bağırmak istiyorum hayata: "Acımadı ki !" |
Cevap: Karalama Defteri Ne güzel bir laf tanrım ! Düşünüyorumda sanırım en büyük korkumuz olduğumuz gibi görünmek. Yumuşacık kalbimizin farkedilmesi, naif yönlerimizin keşfedilmesi, cesaretsizliğimizin anlaşılması, korkularımızın paylaşılması sanki zarar göreceğimizin en büyük işareti. Kabuklarımızın altında kendimizi saklamakta ne kadar da ustayız. Ve ne kadar güçlü korunuyoruz kalkanlarımız ardında. Hissedilmeden, el değmeden, sevgimizi göstermeden. Deniz minareleri, midyeler. Kirpiler ve kaplumbağalar gibi. Sahi koruyor mu bizi bu çatlamamış sert kabuk ? Kimse incitemiyor mu duygularımızı, inançlarımızı, benliğimizi ? Yoksa zarar mı veriyor bu ürkeklik, bu kabuk bize ? Hissettiklerimizi gölgeliyor, yansıtmıyor mu gerçek kimliğimizi ? Duygularımızı bastırıyor, el ele tutuşmalarımızı engelliyor mu ? Eğer bir yıldı gibi ışıl ışılsam ve bir yıldız kadar parlak, ne çıkar ateş böceği sansalar beni. Belki en hoyrat yürek bile ateş böceğinin o uçucu, masum, çocuksuluğuna el kaldırmaya kıyamaz. Güçlü kapıların ardına kitlemesem kendimi,korkaklığımı, sevgi isteğimi, en insani yönlerimi kayıtsızca sunabilsem, bu sert kabuğun ağırlığından kurtulup bir kuş gibi uçacağım özgürce. Anlaşılacağım ve bir ayna gibi yansıyacağım karşımdakine. O da çözülecek belki, Samimi ve güvenliksiz silahsız biriyle göz göze gelince. Oysa bir görebilsek bunu. Güven duygusuna bu kadar muhtaç olmasak. Kırılmaktan korkmasak. Yaralansak. Ne olur bir darbe daha alsak. Yeniden açsak kendimizi, atabilsek kabuğu. Denesek, risk alsak, fark etmez. Tekrar tekrar bıkmadan denesek. Ve kucaklaşsak yeniden , tıpkı eskisisi gibi. O zaman farkedeceğiz, ne kadar özlediğimizi birbirimizi. Neler biriktirdiğimizi, kaybolan değerlerimizi ne kadar özlediğimizi. Beraber geldik beraber gidiyoruz oysa. Vakit az, paylaşmak, sarılmak için. Yaşadığımız coğrafya zor, şartlar ağır. Yüreği daha fazla küstürmemek lazım. Sırtımızda ağır küfeler, her gün katlanan. Ve koşullar bir türlü düzelmeyen. Sevgiye çok ihtiyacımız var. Ufukta kara bir kış görünüyor. Ancak birbirimize sokularak atlatırız o günleri. Kırın o sert, o ağır kabuklarınızı. Kurtulun bu yükten, korumuyor o kabuklar, aksine zarar veriyor bize. Yalnızlığa mahkum ediyor bizleri. Hem hepimiz bir yıldızız. Ne çıkar ateş böceği sansalar bizi... Rabindranath TAGORE |
Cevap: Karalama Defteri Hrant Dink gazetecidir. susturamazsınız. Hrant Dink azınlığın sesidir. bastıramazsınız. Hrant Dink yurtseverdir. söküp atamazsınız. Hrant Dink aydındır. karartamazsınız. Hrant Dink cesurdur. sindiremezsiniz.. 15 Eylül 1954 |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 14:28. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.9 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.
Site kurucuları: Damla ve Meltem