![]() |
Cevap: Karalama Defteri Aristoteles felsefesine göre, bu dünyada güzellik hiyerarşisi vardır. Bu hiyerarşinin tepesinde de hepsinin en mükemmeli olan bir "ilk hareket ettirici" bulunur. Sizin güzellik hiyerarşinizde kim var peki? |
Cevap: Karalama Defteri Alıntı:
Şöyle kendi dünyamıza baktığımız da, ( ki en aşağa çekerek söyledim ) tüm dinleri içerisine alırsak eğer, birileri kalkıp yüzyıllardır, felsefeyi alıp bir yere oturtturmuşlar. Bağımsız bir hale getirttirmişler. Oysa ki; Felsefe dinin için de, din de felsefenin içindedir. Birbirleriyle çok yakın ilişki içinde olup, iki disiplin de din ve felsefedir. Felsefede kuşkucu ve eleştirel bir tavır vardır. Halk arasında hep şunu söylerler, ''bu hal, insanın doğru bilgiye ulaşmasında yardımcı olur.'' Her birey toplumsal kimliğe büründüğü için, ben tabii ki islam gözüyle bakmak isterim. Unuttukları ya da işlerine gelmeyen bir şey vardır. Kuran-ı Kerim de ilk emir '' oku'' dur. Kilit nokta da burasıdır. Neyi oku.? Bu bir araştırmaya girer. Kişinin doğru yere gitmesi için araştırma sürecinde, zaten kuşku ve eleştiri yok mudur.? Tabii ''oku emrine uyup araştırılacaksa.'' Neden - niye - niçinler olmasa, bizler doğruya nasıl ulaşacağız. Sizin yazmış olduğunuz ''ilk hareket ettirici.'' sözüne gelecek olursam. Gene uzağa gitmemek lazım, var olan her şey, ama her şey ''hay esmasıyla'' şekillenmiştir. Yani, canlı. Yani, ilk hareket eden ve ettiren vbg. Sonuç malum. Bakın beni nerelere yolladınız. :) Siz ve @Türkolog, benden kat kat fazla bilgiye sahip olduğunuz için, hatam varsa düzeltin lütfen. |
Cevap: Karalama Defteri bide ben anlasam ;lowe |
Cevap: Karalama Defteri Alıntı:
Yazın benzer bir konuda, zaman üzerinden bir konuşmamız olmuştu ve dine değinmeyen felsefenin gereksiz olduğunu söylemiştiniz. Buradan ele alalım isterseniz... Batı'da 18. Yy filozofları ortaya çıkana kadar din ile felsefe arasında ayrım yoktu ve her ikisi de aynı sorunun etrafında dönüyordu. Öyle ki; 9 yy da saraylardan bağımsız feylosoflar sadece din ve felsefeyi birleştirmek için yoğun çaba harcamışlardı. İsmaili, Şiilik gibi yolların orta çıkışı da bu zengin düşünsel ortamdan hayat bulmuştu. Şimdi çokca içinde yaşadığımız Tanrı'yı gizem olarak görmek yerine, feylesoflar onu aklın kendisi olduğuna inanmaktaydılar. Bu zengin felsefik ortam feylosoflar ile filozoflar ayrımı ortaya çıkınca ortadan kayboldu. Ana konuya dönersek, İbni Sina da Aristotelesci yol izlemiş ve Allah'ı "mükemmel ilk hareket ettirici" olarak tasvir etmiştir. Şimdi din ile felsefeyi ne kadar birbirinden uzak kılmaya çalışsalar da o dönem feylesoflarının en büyük sorunu din ve yaratıcıdır. Son olarak Gazali'nin değindiği konu ile bağlayayım: Dünyada iyilik varsa, Tanrı özünde zorunlu olarak iyi olmalıdır. Bilginin ve iktidarın varlığını biliyorsak, Tanrı en gerçek anlamda canlı ve bilgili olmalıdır. |
Cevap: Karalama Defteri Alıntı:
Yorumuma gelirsek, benim için hemen her konuda düşünce beyan ederken tutarlı olmak ve ispat ortaya koymak önemlidir. Bu yüzden bence gayet iyi bir tanımlama yapmışsınız hocam. Güzellik kavramının değerine ve varlığına dinsel açıdan baktığımızda gayet tutarlı görünüyor. Lakin bu konuda sıralama yaptığımızda teokrasi ve beşeriyet kısmını ayırıyorum. Zira bir tarafta yaratıcı ve bize bahşettiği bir akıl varken, bir tarafta da bizim onu kullanıp yeni şeyler ortaya koyma yetimiz var. Açıkçası bu iki kısmı birbiriyle denk tutup sıralama yapmak zor hocam. Çünkü gerçekleri ararken bir robot gibi hazır programlanmış değiliz. Allah bu konuda takdiri bize bırakmıştır. Dolayısıyla sadece dinî gözle baktığımızda Aristoteles'e katılırım. Fakat bilimsel olarak ve hayatın hemen her alanındaki sorunları çözerken ve gerçeği ararken güzellik sıralamamın başına "Şüphe etmek ve nedenlerin nedenlerini sorgulamak" kavramlarını koyarım. Çünkü tüm gerçeğe böyle ulaşırız. Öncelikle nedenlere ulaşırız. Onlardan şüphe ederiz. Sonrasında ise nedenlerin nedenlerini sorgulama ihtiyacına sahip oluruz. Diğer taraftan bu düşünce Felsefe-Din-Bilim ilişkisini de ortaya koyuyor. Her ne kadar bu üç kısım birbirinden kesin olarak ayrılamasa da yöntem, teknik ve amaç yönünden farklılıklar taşıdığından tamamen içiçe olduklarını düşünmemiz kanaatimce zordur. Felsefe bir ihtiyaç olarak her kapıya çıkabilir, fakat bu diğer disiplinleri onunla daima birlikte yapmaz. |
Cevap: Karalama Defteri Fırsat bulunca tekrar dönmeye çalışacağım. |
Cevap: Karalama Defteri Sizleri okumak oldukça hoş.. |
Cevap: Karalama Defteri Kader, niye hep ''keder'' ve ''mutsuzluk'' ile eş anlamlı olarak kullanılır.? ''Ne güzel günlerdi. Kader işte.'' diyeni duydunuz mu hiç.? |
Cevap: Karalama Defteri Her insanın bir beklediği,bir de bekleyeni var.Güzel olan bu ikisinin aynı kişi olması.. |
Cevap: Karalama Defteri |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 23:21. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.9 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.
Site kurucuları: Damla ve Meltem