![]() |
Cevap: Sabah Neşesi İki eşcinsel aralarında konuşuyormuş.Biri demişki;benim en sevdiğim spor güreştir.Yakın temesa geçtiğin zaman bir hoş oluyorum.Diğeride bende futboldan hoşlanıyorum demiş. Düşünsene topu kaleden alıyorsun bütün rakiplerini tek tek çalımlıyorsun kaleciyide geçtikten sonra topu taça gönderiyorsun. Arkadaşıda bunun neresi güzel demiş. Arkadaşıda zaten işin en can alıcı kısmı orası demiş.Düşünsene binlerce taraftar ayağa kalkıyor ve hep bir ağızdan bağırıyor. İB... |
Cevap: Sabah Neşesi Hagi basarilar ile dolu bir yasamin ardindan gunahlari icin cehennemde cezasini cektikten sonra cennete gitmis.Cennette Tanri Hagi'ye etrafi gezdirmis ve sonunda kucuk, sirin bahcesinde soluk renkte bir Galatasaray bayragi olan bir eve gelmisler.Tanri Hagi'ye; -"Bu ev senin, degerini bil. Burada oyle herkese ev vermeyiz" demiş.Hagi evin merdivenlerinden ikinci kata cikarken biraz ileride devasa bir bahcenin ortasinda,altinlarla suslenmis mermerli bir yolu olan, cok satafatli, koskoca bir saray gormus. Saraydaki balkonlarda ve bahcenin her yerinde de sari lacivert bayraklar ve Fenerbahçe armalari varmis. Hagi Tanri'ya: -"Ben de cok basarili bir sporcu idim.Galatasarayda kac sampiyonluk yasadim sakat sakat oynadim fedakarlik yaptim,hep basariliydim,milli takiminda vazgecilmeziydim, demis. Neden benim evim Rustu'nunku gibi degil?" demis.Tanri da gulmus ve cevap vermis -"O ev Rustu'nun degil, Rustu hala yasiyor.O ev benim" |
Cevap: Sabah Neşesi Coca Cola´nin pazarlama temsilcilerinden biri, Arabistan´da ki görevinden hayal kırıklığı ile dönmüş ve niye başarılı olamadığını arkadaşlarına anlatmış: -Beni Arabistan´a ilk gönderdiklerinde iki sorun vardı. Arapça bilmiyordum.Halkta da okuma-yazma öyle iyi değildi. Bu yüzden, onlara vermek istediğim mesajı yan yana üç resim halinde düzenledim. Birinci resimde bir Arap...Çölde kumların üzerinde sürünüyor,susuzluktan kavrulmuş, ölmek üzere. İkinci resimde, Arap, kumların arasında bulduğu Coca Cola´yı içiyor. Üçüncüde adam dipdiri, ayakta, canlı ve neşeli... -Eee, harika fikir. Anlamadılar mı? -Anladılar anladılar ama... Sorun da bu. Araplar sağdan sola okurlarmış meğer!. |
Cevap: Sabah Neşesi Karısı bir gece Hoca'yı uyandırır. "Haydi sen de beşiği salla. Bu çocuk yalnız benim değildir ya? Yarısıda senindir!" Hocanın cevabı: "Sen senin çocuğunun yarısını salla, bana ait olan yarısını bırak ağlasın" |
Cevap: Sabah Neşesi Delikanlı sevgilisini akşam eve bırakır sonra bir elini duvara dayayarak,-beni öper misin der.kız: -deli misin evin önünde annemler görür der. -canım n'olur bu saatte kim görecek,ne olur seni seviyorum. -bende seni ama olmaz. delikanlı devamlı ısrar eder,bir ara merdivenlerin ışığı yanar ve kızın küçük kardeşi belirir çocuk: -babam diyor ki öpecekse öpsün,öptürecekse öptürsün,yoksa kendisi gelip öpecekmiş ayrıca o delikanlıya söyle elini apartmanın diyafonunundan çeksin. |
Cevap: Sabah Neşesi Iki tavuk markette alisveris yapiyorlarmis. Bir yumurta standinin onune gelmisler. Etikette yumurta 30 bin lira yaziyormus. Tavuklardan biri digerine; "Bak bu yumurtalari ben yumurtladim." demis boburlenerek! Dolasmaya devam ederken baska bir yumurta standina gelmisler. Kocaman, cift sarili koy yumurtalari ve fiyat 40 bin lira. Bu sefer diger tavuk atilmis; "Bak bu yumurtalarida ben yumurtladim." Digeri gulumseyerek cevap vermis; "Bende bunlardan yumurtlayacaktim ama kocam 10 bin lira icin ki.ini yirtmaya degmez dedi !!! |
Cevap: Sabah Neşesi Sabah kahvaltida kadin; >"Eminim sen bugünün ne oldugunu hatirlamiyorsun bile" dedi.. "Tabii, hatirliyorum" dedi adam... Çikti, gitti. >Ögleye dogru kapi çalindi.. Çiçekçi çocuk harika bir kirmizi gül buketi birakti... > >Az sonra kapi tekrar çalindi, bu defa kösedeki pastanenin çiragiydi gelen... Kocaman bir çikolata kutusu birakti gitti. Ögleden sonra gelen kutudan da, olaganüstü güzel bir elbise çikti.. > Kadin kocasinin dönmesini zor bekledi ve daha kapida boynuna sarildi.. "Önce çiçekler, sonra çikolata ve sonra da elbise.. > Seni çok seviyorum hayatim, bu hayatimdaki en güzel Cumhuriyet Bayrami.. > >Adam: ; "Hadi beeeeee!" |
Cevap: Sabah Neşesi Hitler ele geçirilen İngiliz, Fransız ve Yahudi üç esire bir şans tanımak istemiş.. - "Size birer soru soracağım, bilirseniz sizi bırakacağım" demiş. İngilize sormuş: - "Titanik kaç yılında battı ? İngiliz hemen cevap vermiş - "1912" Hitler İngilizi göndermiş, Fransıza sormuş bu kez, - "Titanik'te kaç kişi öldü?" Fransız cevap vermiş - "1050" - "Tamam, sen de gidebilirsin" diye özgür bırakmış. Ve Yahudi'ye dönmüş: - "Say lan ölenlerin isimlerini!" |
Cevap: Sabah Neşesi 20'şeryıl hapis yiyen iki mahkuma her onar yıl için ne istedikleri sorulur, birinci mahkum ilk on yıl için yetecek şekilde kitap ister.ikinci mahkumda on sene yetecek kadar sigara ister. on yıl sona erince ikinci on yıl için ne istediklerini sorarlar.ilk mahkum onyıl yetecek şekilde kitapla birlikte birde gözlük ister.ikinci mahkumun koğuşuna girince bakarlarki sigaralar aynı şekilde kaldığını anlarlar ve ikinci on yıl için ne istediğini sorarlar adam da feryatla çakmaaaaaaaaaaaaaaaaakkkkkkk ! |
Cevap: Sabah Neşesi Karadenizli vapur acentasına gitti: 'Biz vapuru kaçirduk, başka vapur bulur mısunuz?' dedi. 'Kaç kişisiniz?', 'Yediyuz.'. Acenta yetkilisi bu kadar müşteriyi kaçırmamak için hemen yeni bir vapur istedi. Vapur geldiğinde Karadenizli ve arkadaşları rıhtımda toplanmışlardı. Ama nedense fazla kalabalık değillerdi. Görevli sordu: 'Hani yedi yüz kişiydiniz?'. 'Doğridur, işte pir, içi, uç, dort,peş, altı, yedi. Toplam yedıyuz daa..' dedi Karadenizli. Kafası attı acenta yetkilisinin. Karadenizliyi bir güzel dövdü ve: 'Eğer, bir daha (i) yerine (u) dersen, canına okurum...' dedi. Aynı Karadenizli birkaç gün sonra bir bakkala gitti. 'Bana bir mım verin...' dedi. Bakkal anlayamadı, birkaç kez tekrar ettirdi, sonra eliyle göstermesini istedi. Karadenizlinin işaretine bakınca: 'Yooo, o mım değil mumdur.' dedi. 'Olsun, mım demek, dayak yemekten iyidir.' dedi Karadenizli. |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 13:40. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.9 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.
Site kurucuları: Damla ve Meltem