![]() |
Cevap: Sabah Neşesi Şarhoşun biri tıka basa dolu bir belediye otobüsüne biner. Bir süre sonra -"Ben bu otobüsteki herkesin ağzına ederim ama şu beyaz paltolu adam hariç.."der. Yolcular sadece tebessüm ederler.. Şarhoş bu sözleri 4-5 kez üst üste söyler. Beyaz paltolu adam da kendisinin hariç bırakılmasından cesaret alarak -"Afedersiniz. Herkesin ağzına ediyorsunuz da beni niye hariç tutuyorsunuz?" der. Şarhoşta -"Seni tuvalet kağıdı olarak kullanacağımda ondan" der.. |
Cevap: Sabah Neşesi Casino'da 2 görevli sıkıntıdan patlamış bir şekilde rulet masasında dikiliyorlarmış..derken içeri fıssstık bir sarışın girmiş,masaya 10.000$ dolar koymuş veee: "Baylar,umarım sizin için sorun olmaz ama ben çıplakken kendimi daha şanslı hissediyorum" diyerek oracıkta çırılçıplak soyunmuş.. Sonra elindeki zara bir öpücük kondurmuş ve "HAYDİ TATLIM BANA YENİ KIYAFETLER LAZIM" diye zarı fırlatmış..ve "EVET!! EVET!!! KAZANDIM!!!" diye sevinç çığlıkları atarak 2 adama sarılıp öpmüş, kıyafetlerini toplamış, masadakı bütün paraları almış ve koşa koşa gitmiş... 2 adam da bakakalmışlar...biri "waoww" demiş "Ne kadındı be... peki kaç atmıştı?" Öteki cevap vermiş: "AAAAA?? BİLMEM ???? BEN DE SEN TAKİP EDİYOSUN SANIYORDUM!!!" |
Cevap: Sabah Neşesi Papaz yanında duran zangoca sorar; - Sen mi içiyosun şu şarabı. Zangoçta sessizlik... Papaz kızar; -Sana soruyorum! Duymuyor musun? Zangoç; -Hayır burdan hiçbirşey duyulmuyor efendim. Papaz; -Olurmu öyle şey iki adım ötedesin? Zangoç bıyık altından gülerek; -İstersen yer değiştirelim. Yer değiştirirler ve bu sefer zangoç papaza soru sorar; -Kilisenin yardımlarını kim iç ediyor Papaz kendine söylenir; -Hakikaten yahu! Senin dediğin gibi buradan hiçbir şey duyulmuyor. |
Cevap: Sabah Neşesi Adamın biri bayağı günah işlemiş.Bir papaza günah çıkartmaya gitmiş. "Papaz efendi ben çok günah işledim. Mesela dün komşunun küçük kızı geldi. Yağmur yağdı şimşek çaktı ben bir günah işledim." "Allah affeder oğlum".. "Önceki gün de büyük kızı geldi. Yağmur yağdı şimşek çaktı ben bir günah işledim." "Allah affeder oğlum".. "Daha önceki gün de komşumun karısı geldi. Yağmur yağdı şimşek çaktı ben bir günah işledim." Tamam oğlum Allah affeder affeder de, sen yavaş yavaş gitsen. Hava da bozmaya başladı zaten. |
Cevap: Sabah Neşesi Özlemişim burayı sevgili @Firari. ;gul |
Cevap: Sabah Neşesi Toplu sözleşme pazarlığından yeni çıkmış sendika başkanı,salonda toplanmış işçilere ateşli bir söylev çekmektedir: "Yoldaslar! Yönetimle yeni bir sözlesme yaptik... Bundan böyle haftanın dört günü daha çalismayacagız!" Kalabalık ," Yasasssııınnnnn!" diye bagırır. "Çalısma saatımız beşte degil dörtte bitecektiiir!"... "Yaassaaaaaaaa!"........" çalısmaya dokuzda degil onbirde basliyacaaagıııızzzzz!".. "Helaaaalllll!"...... "Maaslarımız %150 artacaaaktııırrrr !"..... "Waaaaaoooaaaaaaaaawwwww !"....... "Yalnızca çarsambaları çalisacagggııızzzzz !" Bu sözün ardindan derin bir sessizlik olur.... Derken arkalardan! bir ses duyulur..... " Her çarsamba mııı? " |
Cevap: Sabah Neşesi Karacı'ların komutanı bir asker çağırmış. Asker; ____ "Emret komutanım" diyerek yanına gitmiş. ____Komutanı yere yatmasını istemiş. ____Daha sonra da bir tanka askerin üzerinden geçmesi için emir vermiş asker kılını bile kıpırdatmadan yattığı yerde beklemiş ve malumunuz ezilmiş. Komutan diğerlerine dönerek : ____ "İşte cesaret" demiş Havacı'ların komutanı bir asker çağırmış. Asker yine; ___ "Emret komutanım"diyerek komutanının yanına gitmiş. ___ Komutanı helikoptere binmesini emretmiş. Asker helikoptere binmiş ve havalanmış daha sonra ____komutani askere aşağıya paraşütsüz atlamasını emretmiş. Asker de emre itaat etmiş ve atlamış. Yere çakılmış ve can vermiş Komutan da digeri gibi dönerek : "İşte cesaret" demiş. Sıra gelmiş Denizci'lerin komutanına. Komutan askerini çağırmış. Asker çakı gibi hazırola geçmiş ve; ___ "Emret komutanım" demiş. Komutan : ___ "Derhal denize atla ve 30 dakika yüzeye çıkma'' demiş ___Asker : " yiyosa sen atla ..!" demiş. Komutan, diğer komutanlara dönerek : ___"İşte asıl cesaret budur demiş... |
Cevap: Sabah Neşesi Temel ile Dursun sinemada film izliyor,filmin bi sahnesinde atlar yarış yapıyor dursun,temelin kulağına fısıldar sinsice hadi gel senle iddiaya girelm bu yarışı 6 numara kazanıcak temelde tamam der bencede 5 numara kazanıcak.yarış biter ve 6 numara yarışı kazanır dursun sevinç çığlıkları atar..iddaayı kazanır ama vicdanı sızlar dayanamaz akşamı temele telefon açar. Dursun: temel bugün seyrettiğimiz film vardıya hani iddaaya girdik Temel: evet Dursun: ben o filmi daha önce izlemiştim 6 numaranın geliceğini biliyordum seni kandırdım kardeşim.(der) Temel: biliyorum izlediğini ben sendende önce izlemiştim.(der) Dursun: (şaşkınlıkla sorar) ee o halde niye bile bile kaybettin? Temel: belki sürpriz olur diye |
Cevap: Sabah Neşesi Türkün biri, Almanyada işsiz, avare, fakat çok şık bir şekilde (gran tuvalet, ayakkabılar boyalı) gezmektedir. Yine bir gün, bir barda ayak ayak üstüne atmış, yere bakarak, düşünceli bir halde otururken yanına gelen mini etekli bayandan bile habersizdir. Parlayan ayakkabısının üstünde beyaz bir şeyin siluet olarak göründüğünü fark edince yanındaki bayanın iç çamaşırı olduğunu anlayıp, hızla bayana döner ve iç çamaşırının rengini söyleyebileceği hakkında iddiaya girmek ister. Bayan, adamın nasıl olsa bilemeyeceği düşüncesiyle 1/100 oranında iddiaya girer. Ve adam parlayan ayakkabısına çaktırmadan bir daha bakar ve beyaz olduğunu söyler. Kadın parayı verir ve o sinirle kalkar gider. Ertesi gün aynı barda, aynı yerde oturan adamı gören aynı kadın sevincini belli etmeden yaklaşır ve aynı yere oturur. Alaycı bir tebessümle: - "Hadi bugün de bil sana iki misli para vereceğim" der. Adam yine parlayan ayakkabısına şöyle bir süzülerek bakar ve kırmızı olduğunu söyler, kadın iki misli parayı verir, iki misli bir sinirle çeker gider. Üçüncü gün kadın tekrar gelir, kahkahalarla karışık adama: - "İç çamaşırımın bugün ne renk olduğunu bilirsen on katı para vereceğim" der. Adam gayet emin bir şekilde, biraz da kasılarak parlayan ayakkabısına bakar ve irkilir: - "Hanımefendi siz bugün hiç birşey giymediniz miiii?" Bayan: - "Nereden bildin allah kahretsin." - "Ohhh çok şükür", der adam, "ben de ayakkabım yırtılmış zannettim." |
Cevap: Sabah Neşesi Temel corafya öğretmenine sorar : -Öğretmenim, İstanbul'dan Ankara'ya uzaklık kaç kilometredir? -450, diye yanıtlar öğretmen. Temel bunun üzerine: -Peki Ankara'dan İstanbula uzaklık kaç kilometedir?...öğremen hiç düşünmeden: -Aynı uzaklık,450 diye cevapladığında Temel biraz duraklar ve itiraz eder: -Öyle olmayabilir,mesela Ramazan Bayramı'ndan Kurban Bayramı'na iki, Kurban Bayramından Ramazan Bayramı'na ise on ay var... |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 04:35. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.9 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.
Site kurucuları: Damla ve Meltem