İnsanoğlu geçmişine dair çok kısıtlı bilgilere haiz şu an için. Yazının ilk icat edildiği dönemi ( M.Ö 4000 – Sümerler) düşünürsek kayıtlı olarak ancak 5-6 bin yıllık geçmişimize ışık tutabiliyoruz, o da yarım yamalak bir şekilde. Tüm bu yoksun araştırmalara rağmen yapılan çalışmalar ışığında gerek mağara yazıları , resimleri olsun, gerekse kil tabletler olsun , insanın geçmişi ile bugünü arasında davranışsal eğilimler açısından pek de bir fark olmadığını gözler önüne sürüyor.
Daha modernize edilmiş, ideal bir toplum düzeni arayışı dışında ,insan davranışları geçmişte nasılsa , küçük farklarla bu gün de aynı. Bu bağlamda, okul müfredatında kısıtlı bir alana sahip olan Sümerler’in günümüz dünyasına ne kadar etkili miraslar bıraktığına dair örnekler yazmak istedim.

Öncelikle Sümerlerin günümüz dünyasına ve batı dünyasına etkisi azımsanacak türden değildir. Kendilerine ait kil tabletler bulunana kadar batı kültürünün temeli -ki bu süre yüzyıllara dayanır- Yunanlılara, ibadet ritüelleri de 4 kutsal kitaptan biri olan Tevrat’a dayandırılıyordu. Kil tabletler bulundukça ve içeriği aydınlatıldıkça bu kadim topluluğun batı dünyasının gelişiminde oldukça etkili bir rol oynadığı da ortaya çıkmıştır.
Sümerliler , bilimde, sanatta, edebiyatta,teknikte,mimaride ve dinlerde batı dünyasının ilham kaynağı olmuştur. Kendilerinin geliştirdiği birçok teknik ve öğreti Ortadoğu’dan Roma yoluyla Batı dünyasına da geçmiştir.
Bu yazıda kaynak olarak birkaç kitap kullanılacağı için tamamen özgün içerik olamayacağını peşinen not düşmek isterim. Yazının sonunda daha fazlasını merak edenler için kitap isimlerini ayrıca belirteceğim. Şimdiye dek bulunan kil tabletler oldukça önemli ,geçmişimize ışık tutan ve aslında günümüzde dahi duyduğumuz mitleri anlatan türden tabletlerdir. Herkesin okumasını, bu kadim uygarlık hakkında daha fazla bilgiye sahip olmasını temenni ederim.
Sözü çok uzatmadan ve okuyacak olanları sıkmadan kendilerinden bir hikaye yazarak başlayacağım.

Sümerler çoktanrılı dine inanan bir toplumdu. Dolayısıyla inanışlarına göre binden fazla tanrıları ve bu tanrıların da 7-8 tane yönetici tanrısı vardı.
Bu hikaye tanrıların insanların gürültüsünden usanması ve insanları ortadan kaldırmaya karar vermesini anlatıyor.
İLK TUFAN da diyebiliriz aslında :

Zamanında insanlar o kadar çoğalmış ki, insanların gürültüsünden Tanrılar uyuyamaz duruma gelmişler ve bu durum gitgide çekilmez bir hale dönüşmeye başlamış. Bunun üzerine dört büyük Tanrı, bu insanları büyük bir tufanla yok etmeye karar veriyor. Bilgelik Tanrısı Enki, bu karar çok üzülüyor ve Ziusudra’in evinin duvarından seslenerek, Tanrıların bir tufan ile insanlığı yok edeceklerini, bir gemi yapmasını iletiyor. Gemimin tarifini veriyor. Ziusudra gemiyi bitirdikten sonra içine ailesini, akrabalarını, santçıları, hayvanları dolduruyor. Geminin kapısı kanıyor ve tufan başlıyor. Şiddetli bir fırtına ile gökten yağmur boşalıyor, yerden de sular fışkırıyor. Tufan o kadar azgın bir hale geliyor ki, onu yapan Tanrılar da korkmaya başlıyor ve bu tufan 6 gün 6 gece sürdükten sonra yedinci gün Ziusudra’nin gemisi Nisir Dağına oturuyor.
7 gün kadar bekledikten sonra Ziusudra, dışarıya bir güvercin salıyor ama güvercin konacak yer bulamıyor. Daha sonra bir kırlangıç salıyor fakat o da konacak yer bulamayıp ger dönüyor. Son olarak bir kuzgun gönderiyor ve kuzgun geri dönmeyince dışarı çıkmaya karar veriyorlar. Ziusudra bulunduğu dağda bir kurban kesiyor ve Tanrılara adıyor. Tanrılar Ziusudra’nin bu halinden çok etkileniyor ve onu ölümsüzlükle onore edip bitkilerin adının ve insanoğlunun koruyucusu olarak Dilmun Şehrine yerleştiriyorlar. Destanla ilgili tabletlerin bir kısmı kırık olduğu iiçin orada başına neler geldiği veya nasıl bir yaşam sürdüğü aydınlatılamamış.

Bu olayın bir benzerini Tevrat’ta ve Kur’an’da da görürüz esasında :

Tevrat’ta, Tekvin , bap-6-9 ‘da bahsedilen olayı özetlersek : İnsanlar oldukça bozulduğu için Allah, onları yok etmeye karar verir. Nuh ise Allah’ı bilen, onun çizdiği yoldan giden biridir. Allah , ona insanları yok etmek için bir tufan yollayacağını kendisine bir gemi yapmasını söylüyor. Tabii geminin nasıl yapılacağını, içine neleri alacağını detaylıca bildiriyor. Gemi inşası tamamlandıktan sonra tufan başlıyor ve 40 gün sürüyor. Yeryüzünde ne var ne yok sular yutuyor ve sular ancak 150 gün sonra azalıyor. Suların azalması ile birlikte gemi Ararat ( Ağrı ) Dağına oturuyor. Nuh, suların çekilip çekilmediğini anlamak adına bir kuzgun yolluyor fakat kuzgun geri dönüyor. Bir süre sonra bir güvercin gönderiyor ama güvercin de geri dönüyor. Daha sonra gönderdiği bir güvercin gelmeyince karaya çıkmaya karar veriyor. Ve karaya çıktıktan sonra kurbanlar kesiyor. Yerden yükselen hoş kokuları duyan Allah, bir daha tufan yapmamaya karar veriyor. Bu olay sonrasında Nuh 950 yıl yaşıyor ve kurtardığı canlılar ile insanlardan yeni insanlar türüyor.

Kur’an’da ise bu olaydan biraz yüzeysel bahsedilmiş ama ana hatlar hemen hemen aynı. Nuh’un kavmimin inanç konusunda yoldan çıkması ve Allah’ın azabından dolayı yok edilişleri anlatılır. Kısaca bahsetmek gerekirse :
Nuh Peygamber kavmine elçi olarak gönderiliyor ve kavmini Allah’a kulluk etmeye davet ediyor. Ve davette de özellikle bu emre riayet edilmediği takdirde Allah’ın azabına uğrayacakları iletiliyor. Tüm bu davetlere karşın Nuh’un kavmi davete icabet etmiyor ve Nuh’u yalancılıkla suçluyor. Ve Allah , Nuh’a bir gemi yapmasını, o gemiye inananları, ailesini ve her hayvandan bir çifti almasını söylüyor. Gemiyi nasıl yapacağını da aktarıyor. Ve her şey tamamlandıktan ve gemidekiler kurtulduktan sonra Allah : ‘’ Ey yer, suyu yut, ey gök den de, suyu tut’’ şeklinde emir veriyor. Ve Nuh, kurtulanlarla birlikte yeni bir kavimde 950 yıl yaşayıp ölüyor.

İlgili ayetler :
A'râf Suresi, ayet 59
Yunus Suresi,ayet 73
Hûd Suresi, ayet 36-44
Mü'minûn Suresi, ayet 26-29
Şuarâ Suresi, ayet 117-120
Ankebût Suresi, ayet 14, 15
Zâriyât Suresi, ayet 46
Yâsîn Suresi, ayet 41-43


Üç olayın da ana teması da hemen hemen aynı. Tanrının insanlara kızması ve kendisine iman eden birine insanlığı yok edeceğini bildirmesi, gemi inşa edilmesi , uzun süren bir yaşam , büyük bir tufan , geminin bir dağa oturması gibi ortak noktalara yönlere sahiptir.


Devamı gelecek.