![]() |
süfyan İki büyük deccal çıkacak deniyor. Biri müslümanlar arasından, diğeri gayrimüslimler arasından çıkar. Müslümanlar arasından çıkana süfyan deccal, gayrimüslimler arasından çıkana büyük deccaldir. -İslam Deccali, Müslümanlar arasında çıkacak ve büyük deccalden farklı olarak “münafıkane” iş görecek. - Bunun gereği olarak Süfyan aldatmak ve hile konusunda mahir olacak. - Süfyan’ın yaptıkları “Ehl-i nifakın” hesabına geçtiği gibi ef’ali Şeriat-ı İslâmiyenin tahribine sebep olacak. -Süfyan bazı hususlarda ilim sahibi olacak. Bu ilm-i siyaset de olabilir. Hal böyle olunca bu ilmiyle insanları yoldan çıkaracak. Çok alimler de ona biat edecek. -Etrafına topladığı alim ve hocaları ve hatta muallimleri de kendine fetvacı yapacak. -Süfyan eski zamanın padişahları veya kralları gibi büyük bir soydan, hanedandan gelmemesine, sıradan bir ailenin sıradan bir evladı olarak dünyaya gelmesine rağmen ve bunları elde etmek için bir cesareti veya serveti olmamasına rağmen büyük bir saltanat sahibi olacak. - Süfyan’ın parlak bir zekası olacak. Bu zekasını insanları aldatmak için sarfedecek. -Bazı yetenekleriyle insanları adeta sihirleyecek, büyüleyecek. -İlginç bir tarzda mukaddesata hücum edecek. -Sıradan insanlar hakikate nüfuz edemeyeceği için onu büyük bir zat veya önder zannedecek. Elinde tuttuğu büyük iktidarı kendi zatından kaynaklandığını düşünecekler. -Millet, gizli ve dehşetli olan mâhiyetini bilmediği için onu alkışlayacak, öpüp başına koyacak ve kusurlarını görmezden gelecek. - Süfyanın eli delik olacak. Yani ciddi anlamda müsrif olacak. Kendisi devlet malını israf ettiği gibi başkalarını da israfa teşvik edecek. -Onun gerçek mahiyetini sadece iman nuru ve Kur'ân ışığıyla bakanlar anlayacak. - Özetle Müslümanlar arasından İslamın merkezi sayılacak bir yerden ortaya çıkarak Müslümanların arasına fitne ve fesat verip bütün Müslümanları birbirine düşürür, İslam düşmanlarının Müslüman ülkeleri işgal etmesine sebep olur ve bu karışıklıktan istifade ederek “Şeriat-ı Muhammediyeyi” hem tahrip eder, hem de hükmünü yürürlükten kaldırır. Ama ne var ki akılları bozulmuş ve deccalın kendilerine sağladığı imkânlarla dünyaya dalmış yarı bilgin “Ulema-i Sû” lakabını hak etmiş bilginler tarafından onun bu tahribatı “dini hurafelerden kurtarmak” olarak halka anlatılır ve onu dini hurafelerden kurtaracak büyük bir bilgin olarak gösterilir. Hatta bir kısım meddahlar onu “mehdi” olarak takdim ederler. Hz. Ali (ra) İslam deccalına “Süfyan” namını vermiştir ve kendisinden kaynaklanan bütün rivayetlerde bu İslam deccalından bahsetmiştir. |
Cevap: süfyan "Bunun bir tevili şudur ki: o Süfyan, kendi başına Frenklerin serpuşunu koyup, herkese de giydirir. Fakat, cebir ve kànun ile tamim ettiğinden, o serpuş dahi secdeye gittiği için, inşaallah, ihtidâ eder (hidayete gelir); daha herkes, yalnız istemeyerek onu giymekle kâfir olmaz."(12) |
Cevap: süfyan Hem peygamberimiz (sav) her iki deccalın asırlarına ait olan harikaları onların bahsi ve münasebeti ile bahsettiğinden onların şahıslarından kaynaklanacağı vehmini doğurmuştur. Mesela tayyare ve tren ile gezmesi 40 günde dünyayı gezerek (Feyzul-Kadir, Hadis No: 4249; Mecmauz-Zevâid, 8:344) şeklinde ifade edilmiştir. Hem meşhur olmuş ki; İslam deccalı olan Süfyan öldüğü zaman, ona hizmet eden şeytan, İstanbul'da Dikilitaşta bütün dünyaya bağıracak ve herkes o sesi işitecek ki, o öldü. Yani, pek acîp şeytanları dahi hayrette bırakan radyo ile haber verilecek. (Şualar, 1994, s.500) Bu hadise aynen vaki olmuştur ki o zaman Dikilitaşta bulunan radyoevinden ölümü dünyaya ilan edilmiştir. |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 10:53. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.9 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.
Site kurucuları: Damla ve Meltem