![]() |
Karluklar KARLUKLAR İsimleri Çin kaynaklarında Ko-lo-lu, Ka-lo-luk, Tibet menbalarında Gar-log, İslam vakayinamelerinde Halluh, Harluh, Soğd metinlerinde Grr-Wgt ve nihayet Moğol kayıtlarında Har-lu-ut şeklinde geçen Karluklar Türk dünyasının önemli boylarından biridir. Karluk manası konusunda şu ana kadar üç görüş ortaya atıldı. Bunlardan birincisinde, Oğuz Kağan Destanı başta olmak üzere eski Türk edebi metinlerinde “Karluk: Kar yığını” anlamındadır. İkinci görüşte Nemeth’e göre boyun adı, kar fırtınası gibi en sert tabiat olayı ile izah edilmek için kullanılmış bir kelimedir. Üçüncü görüşte ise Doerfer, Karluk adının “Karışık, soy, aile, boy” manasına geldiğini (Karaluq: Karal: Karıl: Karışmış) ileri sürmektedir. Çin kaynaklarında ilk defa 413 yılında Ka-lo-luk şeklinde ismi geçen Karluklar, Altay dağlarının batısındaki Zaysan-Urungu-Alagöl göller üçgeni içerisine üç boy halinde oturmakta idiler. Bu üç boy, Meou-lo (ok: Mou-lo), Tche-se (ok: Çe-se) ve Ta-che-li (ok: Tax-şe-li) olup her üçü de Türk soyundan gelmekte ve Göktürklerin bir kolunu teşkil etmekteydiler. Batı Göktürklerinden İstemi Yabgu (552576) zamanında Türk hakimiyetinin Hazar denizi şimaline ve Maveraünnehir’e doğru genişlemesinde Karluklarıın büyük rolleri oldu. I. Göktürk Devleti’nin 581’de ikiye ayrılmasından sonra kurulan Doğu ve Batı Göktürk Devletleri arasında sıkışmış bulunan Karluklar bazen birine bazen diğerine tabi oldular ve bazen de her ikisine birden isyan ettiler. Karluklar - Karluk Devleti 766-840 Arslan il Tirgüg’ün kurduğu bu devlet Karahanlılara kadar Batı Türk boylarını bir bayrak altında topladı. Kurucusunun ismi de aynı zamanda birleştirme unvanı idi (İl Tirgüg: derleyen, toplayan, birleştiren, ilteriş vb.). Yeni hükümdar 766-775 yılları arasında Tibetlilerin Çinliler ve Uygurlar ile mütemadiyen savaştıkları bir sırada güneydeki Kaşgar bölgesini zapt etti. Daha sonra batıya yönelerek Fergana bölgesini fethetti. Yine aynı senelerde Oğuzlarla ittifak ederek kuzeyindeki Peçeneklerle savaştı ve onları kendisi için zararsız hale getirdi. Kurtuluş yıllarında yeni devletin kazandığı bu zaferler kısa zamanda çevrede büyük bir etki yarattı. X. asrın İslâm coğrafyacılarından biri olan El-Mesudi’nin tarihini vermediği fakat bu senelere ait olması gereken kaydına göre Hakanların Hakanı soyundan (Göktürk) gelen Karluklar Türk boylarına hakimiyetlerini tanıtmış ve diğer bütün yabancı kavimleri itaat altına almışlardı. 840’a kadar Karluk Devleti’ne komşu olarak doğuda I. Uygur Devleti, güneyde Tibet Krallığı, Batıda Abbasi Devleti ve Kuzeyde Peçenekler bulunuyordu. Karluk Devleti bu komşulardan Tibet Krallığı ile daima dost olarak geçindi. Komşusu I. Uygur Devleti siyasi menfaati gereği Çin İmparatorluğu ile iş birliği yaparken, Karluk Devleti de Tibet Krallığı’nı destekledi. Bunun faydasını da 791 yılında Uygur Devleti’nin elinden Urımçı yakınındaki Kağan Stupayı alarak gördü. Tibet Kralı Khri Sronlete-Btsan (755-797) zamanında başlayan bu dostane münasebet, Kral Ral-pa-can (817-836) döneminde de devam etti ve bir Karluk elçisi bu Kralı ziyaret etti. Karluk Devleti’nin amansız rakiplerinden biri Uygur Kağanlığı (745-840) idi. 791 olayında da ifade ettiğimiz gibi bu devlete karşı Karluk Devleti bilerek Tibet Krallığını destekledi. Uygur Kağanlığı ile Moyunçur zamanında başlayan düşmanlık ondan sonra da devam etti. Karabalgasun yazıtına 791 ile 812 yılları arasında Kutluk Bilge unvanlı Uygur Kağanları Karluk Yabgularına karşı üç büyük başarı kazandılar ve onları Fergana’ya kadar kovaladılar. Ancak 840 yılında Kırgızlardan ağır bir darbe yiyen Uygur Devleti sakinlerinden bir grup, nazırları Si-şi-pang-te-le’nin başkanlığında Karluklara iltica etti. Bu Karlukların Beşbalık bölgesi Karlukları olma ihtimali vardır. Zira Çin kaynakları 766-840 tarihleri arasında Tomak vadisinde kurulan Karluk Devleti hakkında bir satır bile bilgi vermemektedir. Yine Çin yıllıklarının ifadesine göre 766-840 arası dönemde Karluk Yabguları uzun bir süre Ötügen’deki Uygur hakimiyetine bağlı kaldılar. Karluk Devleti’nin temasta bulunduğu devletlerden birisi de komşuları Abbasi Devleti idi. Karluk Devleti, bu batı komşusu ile zaman zaman dostane ve zaman zaman da hasmane münasebetlerde bulundu. 772 yılları civarında Karluk Devleti ile Abbasiler arasında Fergane hakimiyeti yüzünden savaşlar oldu. Halife El Mehdi zamanında (775-785) ise Abbasi hakimiyetini tanıtma vesilesi ile etrafa gönderilen elçiler arasında Soğd Meliki İhşid, Kabulşah Meliki Hanhal yanında Karluk Yabgusu da vardı. Harun Reşid döneminde (786-809) Karluk Yabgusu 792-93 yıllarında Fergane’ye bir taarruz yaptı ve bölgeyi ele geçirdi. Bir süre sonra ise Fadl bin Yahya El Bermeki Fergane bölgesini geri aldı. Halife Memum zamanında (813/833) vezir Fadl bin Sehl 816’da Otrar vilayetine yaptığı bir taarruzda Karluk Devleti ordusunu feci bir yenilgiye uğrattı. Karluk Yabgusu Kimek ülkesine kaçmak zorunda kaldı. Karluklar ve Karahanlılar kendi soylarını Göktürk hükümdar ailesi Aşena Sülalesine bağlayan Karluk Yabguları hakimiyetin kutlu Ötügen ülkesi ile sıkı alâkası inancını muhafaza ediyorlardı. 840’ta Uygur Kağanlığı yıkılınca Kırgızları dikkate almayan Karluk Yabgusu kendisini bozkırlar hakiminin (Göktürk Hükümdarı) kanuni halefi ilân ederek “Karahan” unvanını aldı. (Bilge Kül Kadir Han). Karluk Yabgusu Balasagun yakınındaki Kara Ordu’yu kendisine merkez yaptı. Böylece tarihi Karahanlı Devleti’nin temeli Karluklar tarafından atılmış oldu. Karlukların diğer Türk boylarına göre başka bir özelliği ise İslamiyeti kabul eden ilk Türk kütlesi oluşlarıdır. Yine bu döneme ait bir öğüt kitabında Gazneli Sultan Mahmud’un babası Sebük Tegin’in o çağda (X. asır) Karluk ülkesi olan Barshan’da doğduğu belirtilmektedir. Bu şekilde Karluklar Türk-İslâm dünyasına Gazne Sultanları gibi bir sülâle vermiş oldular. Yağma, Çigil ve Tuhsilerle beraber Karahanlı Devleti’nin ana kütlesini meydana getiren Karluklar bir süre sonra hanedan mensupları arasındaki çekişmelere uyarak bu devlete cephe alır duruma düştüler: Ali Tegin olayı vb. Şine Katavan Savaşı öncesinde onların Karahanlı hakimlerine çıkardığı güçlükler Karahıtayların Maveraünnehir bölgesine girmelerine zemin hazırladı. Harezmşahlar Devleti zamanında (1097-1720) Karluklar olaylarda kendilerinden söz ettirdiler. İl Arslan döneminde (1156-1172), 1156 Şubat’ında Maveraünnehir’de vuku bulan Karluk ayaklanmasında Kallabad denilen yerde Karluklar Karahanlı hakimi Tamgaç Han İbrahim’i öldürdüler. Onun katlinden sonra yerine Köksagun lakabıyla tanınan Hasan Tegin’in oğlu Celâleddin geçti. Bu da Karluklara misillemede bulunarak reisleri Yabgu Han’ı öldürdü. Bunu gören diğer Karluk ileri gelenleri Harezm’e iltica ettiler. İl Arslan 1158’de hazırladığı bir ordu ile Maveraünnehir’e yürüdü. Olayların sonunda kendi menfaatini ön plana alan İl Arslan Karluk ileri gelenlerin eski mevkilerine iadesini Semerkant hakimine kabul ettirerek ülkesine geri döndü. 1172 yılında diğer bir Karluk beyi Ayyar Bey Karahıtayların Maveraünnehir seferinde Harezm ordusunun öncü birliğine kumandanlık yaptı ancak esir düştü. Bu Ayyar Bey’in Fergane bölgesi Karluklarından olma ihtimali vardır. Alâaddin Tekiş (1172-1200) döneminde Harezm ordusu bozkırlardan getirilen Kanglı-kıpçak vb. gençler ile takviye edilmeye başlandı. Bunlar arasında az da olsa Karluk genci vardı. XIII. asır başlangıcında İli nehrinin doğusunda Kayalıg şehrinde Karahanlılar zamanından beri devam eden bir Karluk Beyliği vardı. O sırada Arslan Han Il.’nin yönettiği bu beylik her halde İrtiş nehri civarında Karluk bakiyelerinin tesis ettiği bir devletti. Arslan Han II. Uygur İduk-kut’u ile birlikte Cengiz Han’ın emrine girdi. 1221’de öldüğünde oğluna Özkent şehri verildi. Yine o bölgelerde bugünkü Kulca şehrinin kuzey batısındaki Almalık şehrinde bir beylik kuran Bozar Han’ın da bir Karluk Türkü olması ihtimal dahilindedir. XIII. asrın başlarında şimdiki Afganistan-Pakistan sahasında Gazne-Bamyan-Kuraman şehirleri arasındaki bölgede bir Karluk beyliği göze çarpar. Toharistan Karlukları’nın biraz daha güneye inen bakiyelerinin kurduğu tahmin edilen bu beyliği Seyfeddin Hasan Karluk isimli bir boy beyi ile kurmuştur. Seyfeddin 1221’de Celâleddin Harezmşah bölgeye geldiğinde ona elinden gelen yardımı yaptı ve onun Moğol öncü kuvvetiyle Parvan’da yaptığı savaşta yer aldı. Multan taraflarına kadar hakimiyetini genişleten Seyfeddin’in yerini kardeşi Nasıreddin Muhammed Karluk aldı. Kendi adlarına para da bastıran bu iki kardeşin hakimiyeti 1260 yılına kadar sürdü. Bugün belki de yukarıdakilerin torunları veya yine Toharistan bölgesi Karluklarının bir devamı olan büyük bir Karluk topluluğu Afganistan’ın kuzeyinde yaşamaktadır. Başlıca yerleşme yeri olarak Talikan, Derayim, Taşkan, Rustak, Şehr-i Büzürg ve Gazne civarında 10.000 Karluk Türkü mevcuttur. Kaynak: Salman, Hüseyin, "Karluklar", Türkler, C. 2, Ankara 2002, s. 421-424. http://www.tarihsinifi.com/wp-conten.../karluklar.jpg |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 23:36. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.9 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.
Site kurucuları: Damla ve Meltem