![]() |
Günün Şiiri 17.02.2015 Leyl-i Aşk Dolunay, geceyi süslüyor ak saçlarıyla Yalnızlığın damarından kalbe giriyor Aşk Nazar eder yıldızlar lafbaz bakışlarıyla Karanlıklara, nurdan ihram giydiriyor Aşk Alem-i mâna, ayetlerden okuyor aşkı Aşk sarhoşu yürekler tavaf ediyor arşı Rüzgâr mirahını üflüyor dağlara karşı Cibril’i semalardan yere indiriyor Aşk Bu gece aşk menziline seğirtir düşünce Kavrulur sineler, ruh, bedende üşüyünce Titreyen dudaklardan yere bir ‘ah’ düşünce Her Ah’ın hitamında “Allah” dedirtiyor Aşk Dua ve hüzündür bayrağı, aşk kalesinin Meleklerdir kaptanı, sevinç silsilesinin Geceye biçilen süveyda elbisesinin Her bir cebini yıldızlarla dolduruyor Aşk Bu gece, Melekler tutar kalbi sürçenleri Toprak, seccadelere bırakır gülşenleri Bir hüzün vakti, içine, kuyu düşenleri Alıp, Yusufî saraylara götürüyor Aşk Her şey susar, kâinat şarkısını söylerken Aşk bezmi coşar, yedi cihan sema’ ederken Aşık, maşukuyla el açıp, “Ya Rahim” derken Sidret-ül münteha’da şehâdet getiriyor Aşk Kadim Dolunay |
Günün Şiiri 18.02.2015 İki şehri var gecenin Biri gözümde tütüyor Birinin dumanı üstünde yağmur gibi çöken siste Bana bu uykusuz şehri niye bıraktın Göze alamadığım bir şehrin yerine bütün şehirlerdesin Gece değil istediğin Hayli karanlık bakışlı bir şehrin gözleriyle çarpışmak hevesindesin Gözlerini anlıyorum Henüz bağışlayabileceği gözleriyle çarpışmadı kimsenin Gözlerimizi uzaklıklar değil ki yalnız Göze alamadığımız yakınlıklar da acıtır Ve gözleri ancak gözler bağışlayabilir Öyle acıyor ki gözlerim kim bağışlayacak Sis değil, uykusuzluk değil İki uzak şehir gibi ayrılıktan kavuşmuyor gözlerim Biri hepimizle göz göze gibi hala uykusuz Biri sis içinde kirpiklerine kadar açık Bu sessizliği kim bıraktıysa Göremiyorum konuşkan gözlerinde tek sözcük bile Gözlerimiz birbirine değmiyor gecenin iki şehrinde Kimsenin kimseye gözü değmiyorsa, şiir niye? Haydar ERGÜLEN |
Günün Şiiri 22.02.2015 Asmin Kimdi cesaretimi kıran,üstelik Yeni serüvenlere hazırlarken kendimi Sesimi cılız,rüzgarımı yelkensiz Bulan kimdi, ki şimdi geniş zaman Kipiyle düşürüyor gölgesini anılarıma Ama kimdi adını bir kadına ödünç verip Doruklara çekilen büyülü doruklara Biz Asmin dedik ona,sevgilim,kadınım, Anamdı belki, ama o çoktandır Üç bin metrenin altına inmiyor artık İçimde bir fil sezgisi,kopup gitmeliyim Dağlara yazmalıyım aşkı ve ayrılıkları Asminli düşler kurmalıyım ya da birisi Karşılık bulmalı canımı yakan sorulara Kim demiyorum kim olursa olsun Boynu kırılan bir oyuncaksam hırçın Bir çocuğun elinde, ki celladım Gözlerimi de oymuştu fırlatıp atarken Yine de özlüyorum onu, niyetçi Tavşanlara dönerken beklediklerim Aynı soruyu sormaktan, minör Ağrılardan yoruldum,gitmeliyim buralardan İçimde buharlaşan cıvayı soluyorum artık Yoruldum yoruldum yoruldum Gereklilik kipinde yaşamaktan. Ahmet Telli |
Günün Şiiri 23.02.2015 Ayrılık Ayracı bütün ayraçları kaldırdın ama unuttuğun bir şey vardı yine de, çiçekleri sulamadın gökyüzü sarardı o zaman bulutlar kirlendi ve ne kadar az konuşur olduk gün boyu birden ayrımsadık ki ayrılık orda başlıyor tam da susuşların birbirine eklendiği yerde ezberlenecek hiçbir şey yok bu dünyada kirletilmemiş bir bulut bile yok artık böyle diyorsun her yolculuğa çıkışımda yaşadığın kent de sana benziyor gitgide ne zaman dönmeyi düşünsem yangın çıkıyor ya da erteletiyorum biletimi son anda uzun bir sessizlik oluyorsun dağlara baksam karşılıksız mektuplar kadar burkuluyor kalbin yazdığım şiirler de canımı sıkıyor artık fotoğraflarımı yırtıp atıyorum tek tek ve ben bütün yapraklarımı döküyorken şimdi eylül diyorsun, tam da orda başlıyor ayrılık üşüyünce ağlıyorsun yalnızım dememek için uçaklar gemiler trenler çiziyorsun duvarlara kendine bir deniz bul artık bir de rüzgar parçalanacağın bir uçurum bul bu dünyada tek tutkun o kenti bırakıp gelmek olmalı ve gelirken havaya uçurmak bindiğin otobüsü birden ayrımsadık ki ayrılık orda başlıyor tam da çiçeklerin sulanmadığı yerde konuşacak bir şeyler bulamıyorsak gün boyu derim ki ayrılık gündemdedir ne yapılsa ve sen bütün ayraçları kaldırdığını sanmıştın ama unutmuşsun yine de ayrılık ayracını Ahmet Telli |
Günün Şiiri 26.02.2015 Acıya Kurşun İşlemez Sabrın çalkalanıp taştığı sulardadır Çığlıklarla parçalanmış uykularda Buruşturulup atılmış aşklarda Ve çalınmış mutluluklardadır Ses ile yürek Büyük rüzgarların o yanık şarkısı Hala yükselir içimizden dağılır Coşkunun doruklarında sürer yankısı İlk kurban adanırken bir nehire Korkunun ilk nişanında başlamıştır Gözyaşının ilk damlasından kalma yaslı baharlarla gelmiştir bugüne Kanla yazılan yasalarla Açlığın otağ kurduğu sabahlara Ve sonuçsuz kalan ahlarla gelmiştir Acıya kurşun işlemez artık ölüm bile bu acıyı cellat bilmiştir Yok bundan böyle ter yarası Zincir tusaklığı ve sabır Kırbaç yalvartması sessizliğin Can pazarı ve kahır yok Her şey yaşanan şu gün gibi gerçek Adımız halk olduğu günden beri Bir direnç olmuştur bizde sevinçler Şimdi acının her kuraklığında Onlar Yüreğimizin ovalarına çiselenirler Boşuna değil bu ölürcesine sevmek Ve ölürken bile yürümek Boşuna değil Hep yatağı olduk tarihin ırmağının Yenilgilerle durulmanın Zaferlerle köpürüp kabarmanın Ama hiç bir zaman Anası olamadık geçmişi doğurmanın Yıdızlar ve sular tanıktır aç ve kavruk bir memeden Direnmeyi yudum yudum emen Bir çocuk gibi öğrendik Ve direndik Ordular kurduk türkü renklerinden Bütün ağıtları bir hücumda yendik Acıya kurşun işlemez artık Biz yaşamayı zulümsüz sevdik Adnan Yücel |
Günün Şiiri 03.03.2015 Aşk Andolsun bütün örtülere, andolsun bütün örtünenlere ki, Kar altında terleyerek uyanmaktır aşk. Yanmış iki cesedin kına gibi külleri arasından Fışkın sürerce dirilip yeniden yanmaktır aşk. Cümle ağaç kapıları, cümle demir kapıları aşıp, Bir gönül kapısına dayanmaktır aşk. Sevgilinin otağını gökkusağına boyayıp gece-gündüz, Hüznün safran sarısıyla boyanmaktır aşk. Yaratmaktır ya da sevgilinin toprağından yaratılmak, Her nefes alıp verişte yanmaktır aşk. İsmaili bir gönülle teslim olmaktır bıçağa, Birini kandırmak değil, bilerek kanmaktır aşk. Diline arılar konar, koynunda karıncalar gezer, Sevgilinin ölçeğiyle her zaman sınanmaktır aşk. İsrafil'in Sûr'unu ruhunda duymaktır aşk, Suyu suyla yumak gibi aşka inanmaktır aşk. Bahattin Karakoç |
Günün Şiiri 05.03.2015 Kırlara Bahar Yetmiyor Herkes kendince seviyor baharı Kimi ufuklarda yaşamı karşılıyor Kimi bakışlarda yeni başlayan aşkları Ey yasa bürünen mayıs sabahları Kimler onarıyor şimdi Dallarda dağılan kuşsuz yuvaları Yapraklar üstünde yanan gözyaşları Tutulan yasın gizli sözleri Damlalar Yine tan vakti analar mı ağlıyor Ben bu baharlara bahar diyemem Dersem şivan düşer bahçelere Nerde yaşamın o fidan coşkuları Aşkın gelincik yangınları sevgiler Kırlara bahar yetmiyor ne yapsak Kara haberlerle soluyor güller Kim kimden alınıyor bu topraklarda Bu topraksa tohumu biz Her bahar boy verip yeşermişiz Şu çiçeklerse gözlerimiz Gizli gizli açılıp sevinmişiz Siz bu sevinmeyi yaşayabilir misiniz Geleceği besleyen emeğin sabrını Bir suyun akışında bulabilir misiniz Ve karanlığın ihanetine karşı Tetikte nöbetçi bütün sabahları Ölürcesine sevebilir misiniz Siz bu sevdayı öldürebilir misiniz Adnan Yücel |
Günün Şiiri 8-3-2015 "Babama Selam Söyle" Karlı bir akşamdı ankara'da; Son kez elele yürümüştük, Bitmesin istediğimiz yola. Kısacık beraberliğimizin bütün anılarını sığdırmıştık. Yazarsın bana demiştin. Bende yazarım sana sık sık. Ağlıyordum.... Sen görmeyesin diye kaldırmıyordum başımı. Elimi daha sıkı tuttun, Anlıyordun.... Bu ayrılığa dayanmıyordu kalbim, Öğrettiğim çiçek adlarını unutma dedin, Kelebekleri kitap arasında kurutma, Sık sık fotoğraf çektir, yolla bana, Kitaplarım sana emanet, İncitme kimseyi, kin büyütme kalbinde... Beni bekle... Yol bitti, gidiyordun artık; gittin Sokakta gördüklerimi, filmlerdeki aktörleri sen sandım bir süre, Kin büyütmedim kalbimde söz vermiştim sana diye, Kitaplarını okudum, kelebeklerine dokunmadım, Öğrendiğim çiçek adlarına yenilerini ekledim, En çok fesleğeni, çoban heybesini, akşam sefasını sevdim. Seni beklerken çok şey öğrendim, Yolunu gözlediğim, sevdiğim ilk adam... Nasıl olsa bulacaktır diye, her görüşümde aynı sesle seslendim Uçak, babama selam söyle! Beni kötü rüyalardan uyandıran sevdiğim ilk adam... Bir bilsen seni nasıl özledim... Kar yağıyor şimdi, otuz yaşım bitti, Kitapların bende, kelebekler gibi kar taneleri, Kendi yolumda yürürken hiç unutmadım o cümleyi; Selamını aldım babacığım, Kin büyütmedim kalbimde.... Küçük kızının gözleri hala senin çiçeklerinde. Uçak, babama selam söyle! Uçak, babama selam söyle! İclal Aydın |
Cevap: Günün Şiiri 8-3-2015 Harika bir şiirdi.;acangul Yüreğine sağlık canım |
Cevap: Günün Şiiri 8-3-2015 @Asrevya ablam tamamen beni anlatıyor |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 13:43. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.9 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.
Site kurucuları: Damla ve Meltem