![]() |
Suyun Renk ile Dansı: Reng-i Su Bin bir parıltının aynası olan Anadolu'nun; keşfedilmemiş köşelerindeki güzelliklerin, insan ruhuyla birleşip, değişik materyallere yansımalarıyla yaratılmış, kendine has sanat ve zanaatların ülkesidir Türkiye. Özgün ve eski ruhların her an yeni enerjiyle hem bütünleştiği, hem savaştığı ve her an kendini sonsuza tekrar doğuran bir toprağın resimleri gibidir Anadolu'da sanat! (Burhan Ersan'ın Sonsuz Yolculuk Ebrusu) Seramik, çini, hat, basma, yemeni, çömlek, minyatür, sedef, oyma, halı gibi dünyada eşi olmayan birçok sanat-zanaat örneğinin modern çağdaki çabukçuluk ve kolaycılık ilkelerine ters düşmesi nedeniyle kaybolmaya yüz tutmasını, binlerce yılda harmanlanmış sanat kültürünün son izlerinin de yok olmasını izlemek iç acıtıcı ne yazık ki. Ebru sanatı da; dünyada bizim adımızla tanınan, (Türk kâğıdı) Avrupa'dan yüzlerce yıl öncesinde sanatta soyutluğu Anadolu'da yaşatan eski bir Türk sanatıdır. Ebru; sabır, sevgi, düşsellik ve devamlılık isteyen, harelerdeki soyutluğun içinde yaşayan, canlı bir sanattır. Ebru bir can gibi nefes alır, nefes alırken de onu yaratana ve izleyene nefes verir adet! Ebru'yu sanatçı kendi başına yaratamaz derler ve bu yüzden bazı eleştirmenler tarafından tam bir sanat olmamakla da tanımlanır! Sanatçının ruh haline; suyun akışkanlığı, renklerin enerjisi, akan zamanın dinamik dokunuşları katılır ve bir can bulur Ebru'nun kâğıdında. Bu yüzdendir Ebru'yu bir başına yaratamamak! Bütün bileşenler bir anda kâğıda mühürlenirken, ruhun su ve renk ile dansı ölümsüzleşir ve sanatın nefes alan yansıması baki kalır bize o andan. Bu konu aslında, doğaçlama ile yakından ilgili, performans sanatlarının son zamanlardaki popülaritesi ve eleştirmenlerce yapılan övgüler göz önüne alındığında üzerinde çok daha fazla düşünülmesi gereken bir konudur. Alıntı |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 21:44. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.9 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.
Site kurucuları: Damla ve Meltem