Günün Sözü DamlaPenia.
Her şey neye layıksa ona dönüşür. -Mevlana
Etiket Listesi

  • Sayfa 2 Toplam 2 Sayfadan
  • 1
  • 2
Seçenekler
Seçenekler
Stil
Meltem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
15 Aralık 2014
Bulunduğu yer
GB
Mesajlar
11.145
Seslenildi
2190 Mesaj
Etiketlendi
310 Konu

Standart Cevap: Gebelikte (Hamilelikte) Torch ve Diğer Enfeksiyon Hastalıkları

03 Şubat 2017
11





GEBELİKTE GENİTAL SİĞİL (KONDİLOM)
HAMİLELİKTE GENİTAL BÖLGEDE SİĞİL

Genital siğiller (kondilom) çoğunlukla cinsel temasla geçen Human Papillomavirüs’ün (HPV) belirli tiplerinden kaynaklanan beyaz veya et rengi oluşumlardır. Cinsel temas dışında sadece cilt teması ile de geçebilirler o yüzden prezervatif kullanılması geçişi azaltır ama yüzde yüz önleyemez. Genital siğiller kadınlarda ve erkeklerde çoğunlukla dış genital organların üzerinde veya anüs civarında ortaya çıkarlar. Daha az yaygın olmakla beraber, genital siğiller vajinanın içerisinde ve serviksin (rahim ağzının) üzerinde de görülebilir.

Genital siğillere neden olan HPV virüsü plesentadan bebeğe geçemez fakat doğum kanalından normal doğum sırasında ve hatta sezaryen sırasında da temas ile bebeğe geçebilir. Bu durumda bebeğin solunum yollarında juvenil laringeal papillomatozis denilen lezyonların oluşmasına nadiren sebep olabilir.

Doğum nasıl olmalıdır?
Genital siğillerin varlığında mutlaka sezaryen tercih edilmelidir şeklinde çok net bir bilimsel karar yoktur fakat hekimlerin çoğu bugünki bilimsel çalışmalar doğrultusunda sezaryeni tercih etmektedir. Bazen bu lezyonlar vajina girişini ve doğum yolunu tamamen kaplayacak ve normal doğuma müsade etmeyecek kadar büyük olabilirler bu durum kesinlikle sezaryen kararı verilmesi gereken bir durumdur.

Tedavi:

Gebelik sırasında lezyonların tedavisinde kriyo (dondurma), koter (yakma) yada triklorasetikasit denen ilaç lokal olarak kullanılabilmektedir.









To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.
Meltem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
15 Aralık 2014
Bulunduğu yer
GB
Mesajlar
11.145
Seslenildi
2190 Mesaj
Etiketlendi
310 Konu
Standart Cevap: Gebelikte (Hamilelikte) Torch ve Diğer Enfeksiyon Hastalıkları
03 Şubat 2017
12


GEBELİK VE AIDS (HIV VİRÜSÜ)
HAMİLELİK VE AIDS (HIV VİRÜSÜ)


AIDS (Kazanılmış Bağışıklık Yetmezliği Sendromu=Acquired Immunodeficiency Syndrome) virüs yoluyla bulaşan bir hastalıklar bütünüdür. Bireye HIV (İnsan Bağışıklık Yetmezliği Virüsü= Human Immunodeficiency Virus) bulaşması sonucunda vücudun savunma gücü zayıflar ve birey bazı mikrop ve hastalıklara sağlıklı kişilerden daha duyarlı hale gelir.

Bulaşma yolları:
Cinsel Yolla
Mikrobu taşıyan erkeğin veya kadının cinsel organ salgıları aracılığıyla, her türlü cinsel ilişki (vajinal, anal, oral) ile, erkekten kadına, kadından erkeğe, erkekten erkeğe, kadından kadına bulaşır.
Kan Yoluyla
Kan ve kan ürünleri, organ ve doku nakli ile, tıraş bıçağı,diş fırçası ve enjektör paylaşımı ile, kesici ve delici aletler yolu ile bulaşır.
Anneden gebelik süresince, doğum ve emzirme sırasında bebeğe bulaşır.

CD4 düzeyinin az olması anneden bebeğe geçiş riskini arttırır.

Tanı:
Tanı ELISA yöntemiyle yapılan kan testiyle konulur. Bu test virüsün bulaşmasından 2-12 haftaya kadar doğru sonuç vermeyebilir. Test 3 aylıkken yapıldığında verdiği sonuç neredeyse kesindir. Sadece Elisa ile tanı konmaz; doğrulama testleri yapılmalıdır(Western Blot).

Gebelikte etkileri:
HIV virüsü anneden fetusa gebelik sırasında plasentadan geçebileceği gibi ve doğum sırasında da geçebilir. Enfekte anneden fetusa virüsün geçiş oranı %15-30 arasında bildirilmektedir.
Enfeksiyon fetusta bir anomaliye sebep olmaz. Başlıca sorun bebekte doğumdan sonra HIV enfeksiyonunun gelişmesidir. AIDS çocuklarda daha hızlı seyreder.
Bebek ile ilgili bu riskler gözönünde bulundurularak HIV enfeksiyonu olan anneye gebeliğin sonlandırılması önerilebilir.

HIV pozitif anneler bebeklerini emzirmemelidir.








To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.
Meltem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
15 Aralık 2014
Bulunduğu yer
GB
Mesajlar
11.145
Seslenildi
2190 Mesaj
Etiketlendi
310 Konu
Standart Cevap: Gebelikte (Hamilelikte) Torch ve Diğer Enfeksiyon Hastalıkları
03 Şubat 2017
13



GEBELİK VE LİSTERYA ENFEKSİYONU

HAMİLELİKTE LİSTERİA ENFEKSİYONU


Listerya enfeksiyonu (Listeriozis) Listeria monocytogenes adı verilen bir bakterinin oluşturduğu enfeksiyondur. Sağlıklı erişkinlerde çoğunlukla hiçbir şikayet yaratmadan ya da hafif gip benzeri şikayetlerle geçer fakat gebelerde düşük, erken doğum, ölü doğum ve çeşitli anomaliler şeklinde bebekle ilgili ciddi problemler yaratabilmektedir. Gebeler ve bağışıklık sistemi çeşitli hastalıklar nedeniyle baskılanmış kişiler bu enfeksiyon açısından daha risklidir. Gebelerde bu tür riskler yaratmasının nedeni plasentaya yerleşmeye eğilim gösteren bir bakteri olmasıdır.

Çiğ et, deniz ürünleri ve yumurta, pastörize edilmemiş süt ve bu süt ile üretilen besinler, iyi yıkanmamış sebze ve meyveler, hazır gıdalar gibi ürünlerin alınmasıyla insanlara bulaşabilmektedir.

Bebeğe etkileri:
Enfeksiyon bebeğe gebelik sırasında plasenta yoluyla ya da doğum sırasında geçebilir. Düşük, erken doğum, ölü doğum ve çeşitli anomalilere sebep olabilmektedir. Fetusta hepatit, pnömoni, nörolojik hasarlar meydana gelebilir. Yenideğan döneminde sepsine neden olabilir.

Korunmak için:
- Sebze ve meyveleri bol su ile yıkamadan yemeyin
- Pastörize olmayan süt ve süt ürünlerini tüketmeyin
- Çiğ veya iyi pişmemiş balık, et, yumurta yemeyin
- Sosis, salam, sucuk gibi besinleri ısıtmadan yemeyin
- Önceden hazırlanmış ve beklemiş soslu salataları yemeyin
- Dondurulmuş besinleri satın alırken soğuk zincirin kırılmamış olmasına dikkat edin
- Son kullanma tarihi geçmiş ürünleri tüketmeyin
- Dondurulmuş ve çözdürülmüş besinleri tekrar dondurmayın

Tanı için anne kanı, idrar, bebek kordonundan alınan kan, amnion sıvısından yapılan kültürler kullanılır.
Tedavisinde penisilin türevi antibiyotikler kullanılır.









To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.
Meltem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
15 Aralık 2014
Bulunduğu yer
GB
Mesajlar
11.145
Seslenildi
2190 Mesaj
Etiketlendi
310 Konu
Standart Cevap: Gebelikte (Hamilelikte) Torch ve Diğer Enfeksiyon Hastalıkları
03 Şubat 2017
14



GEBELİK VE BRUSELLA ENFEKSİYONU
HAMİLELİKTE BRUCELLA ENFEKSİYONU


Bu hastalığa brusella (brucella) denilen bir bakteri neden olur. Brusella mikrobu, insan, sığır, koyun, keçi ve domuzlarda düşük, kısırlık ve meme hastalıkları yapar. Mikrop, hasta hayvanların dışkı, süt ve atık yavru zarları ile çevreye bulaşıp, insanlarda hastalık meydana getirir.

İnsanlara bulaştırılmasında; kontamine et veya süt-süt ürünlerinin sindirim yolu, infekte hayvan doku, kan, lenfasının, bütünlüğü bozulmuş deri, konjunktivaya direkt teması ve infeksiyöz aerosollerin nefesle alınması rol oynar.

Kuluçka süresi 6-20 gündür.

Belirtiler:

Brucella bakterileri karaciğer, lenf bezleri, salgı bezleri, dalak ve sinirlere yerleşir. Fakat nadir olarak birkaç ay aldığı da olmuştur. Diğer ateşli hastalıklara benzer belirtilere sahiptir. Ama özellikle kas ağrıları ve terleme çok daha yoğundur. Bazen titreme şeklinde gelen, çok yüksek olmayan ateşe neden olur. Halsizlik, iştahsızlık ve buna bağlı olarak da kilo kaybı görülür. Hastalığın süresi birkaç haftadan birkaç aya kadar değişiklik gösterir. Hastalığın ardından görülen patolojik değişimler (sekeller) fazlasıyla değişiklik gösterir ve hastalığın ardından granulomatöz, hepatit, artrit, spondilit, anemi, lökopeni, trombositopeni, menenjit, üveit, optik nörit ve endokardit gibi durumlar görülebilir.

Tanı:

Hastalık ateşli dönemdeyken kandan doğrudan ekim yapılarak bakterinin üretilebilir. Ama enfeksiyon kronik hal kazandıysa, serolojik yöntemlere başvurulur.Bu amaçla Rose Bengal Testi (RBPT) ile % 98 güvenilirlikte teşhis yapılabilir.Teşhis için kantitatif serolojik değerler istenirse, yani enfeksiyonun derecesini titre düzeyinde belirlemek istenirse bunda da Serum Aglütinasyon Test'i (SAT), Komplement Fiksasyon Testi (KFT) veya Coomb's testi kullanılabilir.

Tedavi:
Çeşitli antibiyotikler tedavide kullanılır. Birden fazla antibiyotiğin kombine halde birkaç hafta boyunca kulanılması gerekir.

Fetusa etkileri:

Brusella gebelikte düşük yada yüksek ateşten dolayı erken doğuma sebep olabilir. Bunun dışında bebekte bir anomali yada sakatlık yaptığı gösterilmemiştir. Gebelikte fetusa zararı olmayacak uygun antibiyotikler ile tedavi edilir.








To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.
Meltem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
15 Aralık 2014
Bulunduğu yer
GB
Mesajlar
11.145
Seslenildi
2190 Mesaj
Etiketlendi
310 Konu
Standart Cevap: Gebelikte (Hamilelikte) Torch ve Diğer Enfeksiyon Hastalıkları
03 Şubat 2017
15






GEBELİKTE GRİP VE ÜST SOLUNUM YOLU ENFEKSİYONU
HAMİLELİKTE GRİP VE ÜST SOLUNUM YOLU ENFEKSİYONLARI



Üst solunum yolu deyince burun, sinüsler, yutak (farinks) ve gırtlak (larinks) anlaşılır. Bu bölgelerin iltihaplarına da üst solunum yolu enfeksiyonu (ÜSYE) denir. Üst solunum yolu; kulak ve alt solunum yolları ile bağlantılı olup enfeksiyon durumunda bu bölgeleride etkiler.

Teorik olarak soğuk algınlığı, grip, farenjit, sinüzit, larenjit gibi iltihapların hepsi üst solunum yolu enfeksiyonu kapsamına girer. Gribal enfeksiyon veya rinofarenjit gibi isimler de aynı anlamda kullanılır. Ancak uygulamada sinüzit veya bazı spesifik iltihaplar bu kavramın dışında tutulur. ÜSYE'ye virüsler neden olur, bazen bakteriyel enfeksiyonlar eklenir. ÜSYE denilince genel olarak soğuk alğınlığı veya grip anlaşılır. Farenjit bu durumlara sıklıkla eşlik eder.
Sonbahar ve kış aylarında bu mikropların doğada görülme sıklığı artmaktadır. Kapalı yerlerde (okul, kreş, kışla, işyeri vb.) uzun süre kalınması, buraların iyi havalandırılmamaları, soğuğun vücut direncini düşürmesi, sigara dumanı, yetersiz-dengesiz beslenme ve bazı çok iyi bilinmeyen mekanizmalarla bu aylarda ÜSYE görülme sıklığı artmaktadır. Normal zamanlarda bile çok rahatsızlık verici olan bu durum hamilelikte hem daha çok sıkıntı yaratır hem de anne adaylarının bebekleri açısından endişelenmesine neden olur.

Grip ve soğuk algınlığı birbiriyle çok sık karışır, birbirlerinden çok farklı iki durumdur. Nedenleri ve sonuçları farklılık gösterir. Her iki hastalık da virüslerle oluşur ve grip Influenza A,B,C adı verilen 3 tür virüsten oluşurken, soğuk algınlığı ikiyüzden fazla virüsten kaynaklanır. Soğuk algınlığı genelde burunu etkilerken grip tüm vücudu etkiler.

Her iki hastalık da damlacık enfeksiyonu şeklinde havadan bulaşır. Virüsü taşıyan kişi hapşırdığında milyonlarca virus havaya karışır ve kişinin göz, burun ve ağızından girerek enfeksiyona neden olur. Virüsu alan kişi bundan sonraki ilk 2 gün civarında en fazla bulaştırıcılığa sahiptir. Yani belirtilerin ilk görüldüğü dönem bulaşıcılığın da en fazla olduğu dönemdir. Öte yandan eller de bulaşmada rol oynayabilir. Hasta olan bir kişi eli ile burnunu sildikten sonra örneğin bir başkası ile el sıkıştığında ve elini sıktığı kişi daha sonra gözünü kaşıdığında hastalığı alabilir.

Soğuk algınlığın belirtileri:
Burun akıntısı, hapşırma, öksürük, hafif başağrısı, hafif ateş, gözlerde sulanma, kulak ağrısı

Grip belirtileri:
Kas ağrısı, kuru öksürük, burun tıkanıklığı, soluk almada güçlük, burun akıntısı, ateş, titreme, şiddetli olabilen baş ağrısı, iştahsızlık, halsizlik, yorgunluk


GEBELİKTE GRİP VE GRİP AŞISI:
Hamilelik tek başına üst solunum yolu enfeksiyonuna yakalanmak için bir risk oluşturmaz. Ancak hamile bir kadın enfeksiyona yakalandığında komplikasyon görülme şansı çok daha artmaktadır. Aynı yaş grubundan kadınlar karşılaştırıldığında hamile olanların üst solunum yolu enfeksiyonu nedeni ile hastaneye yatırılarak tedavi edilme oranlarının hamile olmayanlara göre daha yüksek olduğu görülmektedir. Hamilelik kişinin bağışıklık siteminin yanı sıra dolaşım ve solunum sisteminde de değişikliklere neden olarak komplikasyonlar açısından daha yüksek risk altında olmalarına yol açar.Öte yandan hamileliğin son dönemlerinde gribe yakalanan bir anne adayının doğum sonrası hastalığını bebeğine geçirme şansı fazladır.



Grip aşısı canlı virüs içermeyen hamilelikte ve emzirme döneminde kullanılabilen güvenli bir aşıdır. Amerikan jinekolog ve Obstetrisyenler birliği (ACOG) 2000 yılı aralık ayında yayınladığı görüşünde salgın mevsiminde hamileliğinin ikinci ya da üçüncü trimesterinde olan kadınlara grip aşısı olmaları önerilmektedir.Yine aynı bildiride şeker hastalığı, astım, hipertansiyon gibi yüksek risk durumlarının varlığında gebelik yaşına bakılmaksızın grip aşısı yapılması önerilmektedir. Bu gibi yüksek risk faktörleri olmayan kadınlarda ise aşının ilk trimester sonunda yapılması önerilmektedir. Bununla birlikte aşı sonrası annede gelişen antikorlar bir miktar bebeğe de geçerek yaşamının ilk aylarında onu da gribe karşı koruyacaktır.

Grip mevsimi genelde kasım - nisan aylarını kapsar. Aşı için en ideal dönem ekim ayı ile kasım ayı ortasına kadar olan zaman aralığıdır. Aşı sonrası antikor üretilmesi ve koruyuculuğun başlaması için 1-2 haftaya gerek vardır. Grip aşısının koruyuculuğu %70-90 arasında değişmektedir.

Grip aşısının olası yan etkileri şunlardır: Enjeksiyon alanında lokal hassasiyet ve şişlik, hafif ateş ve halsizlik, nadiren alerjik reaksiyon

Grip aşısı gribe neden olmaz. Aşı sonrası ilk 2 hafta içinde görülen üst solunum yolları enfeksiyonları tamamen tesadüfüdir ve aşı ile bir ilgisi yoktur.

Öte yandan aşı hazırlanırken yumurta kullanıldığı için yumurta alerjisi olanlarda grip aşısı kontraendikedir ve yapılmamalıdır.

Tedavi ne yazik ki her iki hastalık için de etkili bir tedavi yoktur. Hiçbir ilaç ya da uygulama hastalığın süresini kısaltmaz. Ancak yakınmaların daha hafif ve daha az rahatsızlık verecek şekilde atlatılmasına yardımcı olabilecek destek tedavileri uygulanmalıdır.

Grip ya da soğuk algınlığı sırasında destekleyici tedavi ve yapılması gerekenler şunlardır:
- Her iki hastalık da virüslerin neden olduğu hastalıklardır. Antibiyotikler virüsler üzerinde etkili değildir bu nedenle antibiyotik kullanılmamalıdır.
- Salgın dönemlerinde kapalı yerlerde fazla uzun kalmamak ve elleri sık sık yıkamak koruyucu olabilir.
- En iyi ve en etkili destek tedavisi istirahattir. Eğer mümkünse yatak istirahati yapılmalıdır.
- Yatarken başınızı yukarıda tutmak (2 yada daha fazla sayıda yastık ile yatmak) geniz akıntısının vereceği rahatsızlığı azaltacaktır.
- Bulunulan ortamın yeteri kadar sıcak olmasına ve iyi havalandırılmasına dikkat edilmelidir.
- Havanın kuruması engellenmeli, nemli olması sağlanmalıdır.
- Yeteri kadar sıvı alımı son derece önemlidir. Gebe kadın günde en az 10 bardak sıvı almalıdır. Alınan sıvı su veya meyve suyu olmalıdır.
- Boğaz ağrısını gidermek için pastil kullanılabilir.
- Burun tıkanıklığı için tuzlu su ya da okyanus suyu vb. kullanılabilir.
- Sinüs bölgelerinde (elmacık kemikleri ve gözler üstünde) ağrı varsa konjesyonu azaltmak için kompres uygulanmalıdır.
- Yakınmalar düzeldiğinde hemen normal aktiviteye dönülmemeli, tam bir iyileşme için bir süre daha dinlenmeye devam edilmelidir.



To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.
Meltem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
15 Aralık 2014
Bulunduğu yer
GB
Mesajlar
11.145
Seslenildi
2190 Mesaj
Etiketlendi
310 Konu
Standart Cevap: Gebelikte (Hamilelikte) Torch ve Diğer Enfeksiyon Hastalıkları
03 Şubat 2017
16


GEBELİKTE NEZLE VE SOĞUK ALGINLIĞI (BURUN AKINTISI, HAPŞIRMA, BOĞAZ AĞRISI)

HAMİLELİKTE NEZLE VE SOĞUK ALGINLIĞI



Soğuk algınlığı (halk atasında boğazın üşütülmesi) üst solunum yollarını etkileyen virüslere bağlı hastalıklara verilen genel isimdir. Nezle ve soğuk algınlını yaklaşık anlamlardadır, nezle de rinovirüslere bağlı bir üst solunum yolu viral hastalığıdır ve daha çok burunu etkiler. Nezle ve soğun algınlığında burun akıntısı, burun tıkanıklığı, hapşırma, gözlerde kzıarıklık, sulanma, hafif boğazda yanma, boğaz ağrısı ve hafif öksürük olabilir ancak şiddetli öksürük, balgam, halsizlik, yüksek ateş, başağrısı gibi kişiyi yatağa bağlayacak şikayetler görülmez, sıklıkla kişi ayakta atlatabilir. Sıkıkla şikayetler 1 hafta sürer.

Nezle ve grip arasında ne fark vardır?
Gerip de sıklıkla nezle ve soğun algınlığıyla benzer mana da kullanılmasına rağmen onlardan farklıdır. Gripde ateş yüksektir ancak nezle (soğun algınlığında) ateş bu kadar yükselmez. Grip de virüslere bağlı bir hastalıkdır ancak inflüensa virüsü denilen nezle virüsünden farklı bir virüs neden olur. Gripte şikayetler daha şiddetlidir ve burun-üst solunum yolları dışında vüdünun diğer bölgelerinde de şikayetlere neden olur. Ateş, öksürük, halsizlik, baş ağrısı olur. Grip toplumda salgınlara neden olabilir. Grip bu şekilde "yatağa düşüren" daha şiddetli bir enfeksiyonken nezle ayakta atlatılan burun akıntısı, hapşırık gibi şikayetler olan daha basit bir enfeksiyondur.

Hamilelikte nezle ve soğuk algınlığının tedavisi:
Nezle, soğuk algınlığı, grip gibi virüs enfeksiyonlarında spesifik bir ilaç tedavisi yoktur. Antibiyotikler virüslere etki etmezler, bakterilere etki ederler bu nedenle bu hastalıklarda kullanılmazlar. Gereksiz antibiyotik kullanılması fayda sağlamayacağı gibi başka yan etkilerle durumu daha da güçleştirebilir. Bu nedenle bu hastalıklarda istirahat, bol sıvı alma, vitamin takviyesi ve ağrı kesici - ateş düşürücü ilaçlarla tedavi yapılır. Gebelikte ağrısı kesivi ve ateş düşürüsü dahil hiçbir ilacın doktora danışılmadan kullanılmaması gerekir. Bunlara gebeliği etkilemeyen burun tıkanıklığını giderici ilaçlar, spreyler, öksürük ilaçları da eklenebilir. Antibiyotikler ancak sinüzüt, zatüre gibi bakteriyel bir enfeksiyonun eşlik ettiği durumlarda tedaviye eklenir.

Gebelikte nezle ve soğuk algınlığından korunmak için:
Bu tür viral enfeksiyonlar insanlar arasında damlacık yoluyla bulaşırlar. Yani başka hasta insanların ağız ve burnundan havaya karışan virüsler solunum veya ellerle direk temas ile bulaşırlar. Bu nedenle gebe insanların kapalı ve kalabalık ortamlardan özellikle soğuk kış aylarında uzak durması gerekir. Eller sık sık yıkanmalıdır. Düzenli uyku, stresten uzak yaşam ve vitaminden zengin meyve sebzeler ile beslenmek vücut bağışılık direncini arttıracağı için bu tür hastalıklardan korunmanızı sağlar. Gripten korunmak için gebelikte aşı yapılabilir ancak nezle ve soğuk algınlığı için bir aşı yoktur.

Gebelik veya bebek açısından bir risk oluşturur mu?
Nezle ve soğuk algınlığı gibi enfeksiyonlar çok nadiren zatürre (pnömoni) gibi ciddi komplikasyonlar eklenmedikçe hamilelikte bebek açısından bir risk oluşturmazlar. İstirahat ve yukarıda anlatılan diğer tedavi yöntemleriyle en fazla 1-2 haftada kolayca atlatılırlar.
Hapşırmak ve öksürmek bebeğe zarar vermez.



To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.
Meltem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
15 Aralık 2014
Bulunduğu yer
GB
Mesajlar
11.145
Seslenildi
2190 Mesaj
Etiketlendi
310 Konu
Standart Cevap: Gebelikte (Hamilelikte) Torch ve Diğer Enfeksiyon Hastalıkları
03 Şubat 2017
17



GEBELİKTE DOMUZ GRİBİ VE AŞISI
HAMİLELİKTE DOMUZ GRİBİ VE AŞISI



Domuz gribi A (H1N1) tipi virüsün neden olduğu viral bir hastalıktır. İnsanlar arasında sonumun yoluyla, öksürük ve hapşırıkla bulaşır. Grip virüsü bulaşan bir yere dokunulduktan sonra, eller ağız ve buruna götürüldüğünde de virüs bulaşabilir Domuz eti yenmesiyle bulaşmaz. Bu hastalığa domuz gribi denmesinin nedeni domuzlar arasında görülen grip virüslerine çok benzemesidir. Bu virüs insan, domuz ve kuş virüslerinin bir karışımıdır. İnsanlarda görülen normal mevsimsel grip hastalığına benzer şekilde ateş, öksürük, boğaz ağrısı, yorgunluk, halsizlik, üşüme, vücut ağrısı, baş ağrısı gibi belirtiler gelişir. Tanısı burun ve boğazdan alınan sürüntü örnekleriyle konulabilmektedir.

Ülkemize ekim 2009 itibariyle domuz gribi aşısı (2009 H1N1 grip aşısı) gelmiştir. Bu aşı ölü aşıdır, canlı virüs içermez. Hastalığa yakalananlara tedavi için antiviral ilaçlar verilebilmektedir. Mevsimsel grip aşısı domuz gribine karşı koruma sağlamaz. Bu nedenle hem mevsimsel grip aşısı hem de domuz gribi aşısı yapılması önerilmektedir. Her iki aşı aynı gün içerisinde farklı kollardan olmak kaydıyla yapılabilir.

Hamileler domuz gribine karşı diğer insanlardan daha riskli durumdadır. Gebeler domuz gribi aşısının öncelikle önerildiği gruplardan birisidir. Çünkü gebelerde domuz gribi hastalığının komplikasyon doğurma riski daha yüksektir. Yeni doğum yapmış kadınlar da hamileler gibi bu virüse karşı yüksek risk grubundadırlar. Domuz gribi aşısının normal grip aşısı kadar güvenilir olacağı umulmaktadır. İnsanlarda aşıya bağlı hafif yan etkiler izlenmiştir. Domuz gribi aşısı hamileler üzerinde zararı olup olmadığı konusunda henüz test edilmemiştir. Normal mevsimsel grip aşısının hamilelerde yapılmasında sakınca yoktur, hatta hamilelerde yapılması önerilir. Domuz gribi aşısının da (2009 H1N1 grip aşısı) yeterli deney olmamasına rağmen normal grip aşısı gibi gebelerde ve emzirenlerde zararı olmadığı tahmin edilmektedir. Domuz giribi aşısı da normal mevsimsel grip aşısı gibi gebeliğin herhangi bir zamanında yapılabilir. Gebelikte sadece 1 doz aşı önerilmektedir.

Gebelik sırasında vücudun bağışıklık sistemi zayıfladığı için gribal hastalıklara yakalanma riski ve ağır geçirme riski artar. Gebelik sırısında domuz gribi geçirilmesi su kaybına (dehidratasyon) yol açarak erken doğum riskini arttırabilir. Erken doğum riski dışında bebekte bir anomali veya sakatlığa neden olmaz.

Domuz gribi (influenza A (H1N1) ) virüsünü alan ve bebek emziren annelerin virüsü bebeklerine süt yoluyla geçirme riskleri bilinmemektedir. Fakat bebeğe virüsün geçme riskini azaltmak için ellerini sık sık yıkamak, maske takmak gibi önlemleri almalıdırlar. Domuz giribi aşısı veya mevsimsel grip aşısı olan anneler bebeklerini emzirmeye devam edebilirler.

Domuz gribinin size bulaşma tehlikesini azaltmak için:
- İnsanlarla yanak yanağa öpüşmek ya da el sıkışmaktan kaçının
- Ellerinizi sık sık yıkayın.
- Alkol içeren el yıkama antiseptiklerini kullanın
- Yüzünüze, gözlerinize, ağzınıza, burnunuza dokunmadan önce ellerinizi yıkayın
- Hasta olduğunu bildiğiniz kişilerle yakın ilişkiden kaçının
- Öksürürken ve hapşırırken kağıt mendil kullanın
- Açık havada daha fazla bulunmaya çalışın








To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.
Meltem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
15 Aralık 2014
Bulunduğu yer
GB
Mesajlar
11.145
Seslenildi
2190 Mesaj
Etiketlendi
310 Konu
Standart Cevap: Gebelikte (Hamilelikte) Torch ve Diğer Enfeksiyon Hastalıkları
03 Şubat 2017
18


GEBELİKTE İDRAR YOLU ENFEKSİYONU

HAMİLELİKTE İDRAR YOLU ENFEKSİYONU


Gebelikte böbrek ebatlarında hafif bir büyüme tespit edilir. Ancak daha büyük değişiklikler böbreğin süzme hızında ve kanlanma miktarında artışlardır. Bu değişimler gebenin pozisyonuna göre de değişebilir. Gebelikte böbreklerden besinlerin geri emilimi azalır, kayıplar ortaya çıkar. Az miktarda protein kaybı da son dönemde saptanabilir. Zor doğumlardan sonra idrarda kanama da görülebilir.

Sol tarafta barsağın rahmi sağa itmesiyle daha çok sağ idrar yoluna olan bası sonucu sağda daha çok ama heriki böbrekte de genişleme görülür ve idrar da daha çok bekler ve enfeksiyonlara yatkınlık artar. İdrar yolu enfeksiyonları gebelikte daha sıktır. Özgeçmişinde tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonu veya pyelonefrit öyküsü bulunan hastalar için, gebelik tesbit edilir edilmez baskılayıcı tedavi başlanabilir.

Gebelikte görülen idrar yolu enfeksiyonunu üç başlıkta inceleyebiliriz:
Asemptomatik Bakteriüri (ASB):

Hastada enfeksiyon bulgularının olmaması ile birlikte idrarda aktif çoğalan bakterilerin olması şeklinde tanımlanır. Orta akım idrar kültüründe 100bin koloniden fazla bakteri üremesi ile taşhis konur. ASB düşük doğum ağırlığı ve erken doğum ile ilişkilidir. ASB prevalansı gebelikte %5-7 civarında değişir. Tedavi edilmez ise ASB gebelerin yaklaşık %30 unda akut pyelonefrite ilerleyebilir. ASB nin uygun antibiyotiklerle tedavi edilmesi halinde bu oran % 3 e düşer. Tüm kadınlara ilk muayenede idrarda bakteri taraması yapılmalıdır. Enfeksiyonların %80'inden E.coli sorumludur.

Akut Sistit:
Gebe kadınların yaklaşık % 1 inde görülür. Sistit tanısı idrar sıklığında artış, dayanılmaz idrar yapma isteği, idrar yaparken ağrı, kanlı idrar, mesane üstünde ağrı belirtilerine dayanır. Akut sistit bakteriolojisi asemptomatik bakteriüri ile aynıdır ve benzer tedavi önerilir. Akut sistit asemptomatik bakteriüri ve pyelonefritin aksine preterm eylem riski ile direkt ilişkili değildir.

Akut Pyelonefrit:
Tüm gebeliklerin % 2 sinde görülür. Major bulguları yüksek ateş, yan ağrısı, mide bulantısı ve kusmadır. Sık idrara çıkma, ani idrar yapma isteği ve idrar yaparken ağrı mevcut olabilir. Erken doğum ve erken membran rüptürü riski artabilir. Gebe açısından da olumsuz sonuçları mevcuttur. Örneğin bakteriemi, sepsis, erişkin respiratuar distres sendromu ve hemolitik anemi sayılabilir. Bu komplikasyonlar muhtemelen bakterial endotoksinlere karşı artmış hassasiyet nedeni ile gebelerde görülebilir ve hayatı tehdit edebilir. Enfeksiyonların %80'inden E.coli sorumludur.

Tedavi:Acil hastaneye yatırılmalı, intravenöz (damardan) sıvı tedavisi, ateş düşürücü kullanımı ve geniş spektrumlu antibiotik damar içinden verilerek kullanılmalıdır. Antibiotik tedavisine hasta enaz 48 saat ateşsiz bir dönem geçirene kadar devam edilmelidir. Antibiotik tedavisi idrar kültürü duyarlılık sonuçlarına göre gerektiği kadar devam ettirilmelidir. Uygun tedaviye rağmen 72 saat sonra bulgularda değişiklik yoksa antibiotik duyarlılık test sonuçları ve uygulanan doz tekrar gözden geçirilmeli ve anatomik anomalilerin tesbiti için böbrek ultrasonografisi yapılmalıdır. Akut pyelonefritin çözülmesi sonrası hasta toplam 2 hafta daha antibiotiğe devam etmelidir ve gebeliğin devamında da baskılayıcı tedavi devam etmelidir. Tekrarlama oranı yaklaşık %20 dir.






To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.
Meltem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
15 Aralık 2014
Bulunduğu yer
GB
Mesajlar
11.145
Seslenildi
2190 Mesaj
Etiketlendi
310 Konu
Standart Cevap: Gebelikte (Hamilelikte) Torch ve Diğer Enfeksiyon Hastalıkları
03 Şubat 2017
19



GEBELİKTE İSHAL VE DİZANTERİ

HAMİLELİK DÖNEMİNDE İSHAL (DİYARE) VE DİZANTERİ



İshal günde 3 kereden fazla dışkılama anlamına gelir, dışkının kıvamı hafif yumuşaktan su gibi kıvama kadar değişebilir. İshalin nedenleri sıklıkla enfeksiyon ajanlarıdır, bunun dışında ilaçlara (antibiyotiklere) bağlı, bazı barsak hastalıklarına bağlı, besin zehirlenmelerine bağlı ishaller de olabilir. 2 haftadan kısa süren ishallere akut ishal denir. Akut ishallerde %90 sebep enfeksiyon ajanlarıdır. Akut ishallerde bulantı, kusma, ateş, karın ağrısı gibi şikayetler de sıklıkla görülür. Bu enfeksiyon ajanları sıklıkla iyi temizlenmemiş ellerden, hijyen sağlanmamış yiyecek ve içeceklerden, güvenilir olmayan besin maddelerinden alınmaktadır. Besin maddelerinin güvenilir marka olmasına ve son adet tarihi geçmemiş olmasına dikkat etmek gerekir.

Antibiyotik kullanıma bağlı ishaller ilacın kullanıldığı ilk günlerden itibaren başlayabileceği gibi, ilaç bittikten 1 ay sonra bile başlayabilir.

İshal olan insan çok sıvı kaybeder bu nedenle tedavide birinci kural kaybedilen sıvı ve elektrolitleri yerine koymaktır. Bu nedenle hastaya bazen ağızdan bazen serum ile bol sıvı takviyesi yapılır. Gebelikte bol sıvı almak ve vücudun susuz (dehidrate) kalmaması daha da önemlidir. İshal nedenini araştırmak için dışkı (gaita) ve kan tahlilleri yapılabilir. Eğer yapılan tahlillerde enfeksiyon ajanı (bakteri) saptanmışsa hamilelikte kullanılabilen bebeğe zararı olmayacak uygun antibiyotikler verilir. Sebep amip ise buna yönelik antibiyotik verilir. İshal hastalarına özel ishal diyeti verilir.

Dizanteri (Kanlı İshal)
Kanlı ishal olarak da bilinen dizanteriye amip (amipli dizanteri) veya shigella denilen bakteriyel enfeksiyon (basilli dizanteri) neden olur. İshalde dışkı kanlıdır, yüksek ateş, bulantı kusma, şiddetli karın ağrısı eşlik eder. (Her kanlı ishal dizanteri değildir) Dizanteri yaz aylarında daha sık görülür. Hijyen kurallarına uyulmaması bulaşmada birinci etkendir. Sebze ve meyveler çok iyi temizlenerek tüketilmelidir. Başka insanlara yaklaşmakla, dokunmakla v.b bulaşmaz, mikrop taşıyan besinlerden yani fekal-oral yol ile bulaşır.
Tedavide hamilelik ve bebek üzerine yan etkileri olmayan antibiyotikler verilir ve bol sıvı uygulaması yapılır.





To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.
Meltem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
15 Aralık 2014
Bulunduğu yer
GB
Mesajlar
11.145
Seslenildi
2190 Mesaj
Etiketlendi
310 Konu
Standart Cevap: Gebelikte (Hamilelikte) Torch ve Diğer Enfeksiyon Hastalıkları
03 Şubat 2017
20




GEBELİKTE BESİN (GIDA) ZEHİRLENMESİ

HAMİLELİKTE BESİN ZEHİRLENMELERİ


Besin zehirlenmesi bazi bakterilerle ve bunların ürettikleri toksinlerle kontamine olmuş yiyeceklerin tüketilmesi sonucu oluşan bulanyı, kusma, baş dönmesi, karın ağrısı, ishal tablosudur. (Halk arasında mide üşümesi de denir.) Bazen ateş de eşlik edebilir, karında kramplar olabilir. Zehirlenmeye neden olan besinlerin tüketilmesinden 1-2 saat sonra olabileceği gibi en geç 1-2 gün içerisinde bu şikayetler başlar. Aynı besini beraber tükettikleri halde bazı kişilerde besin zehirlenmesi oluşurken bazı kişilerde oluşmayabilir. Özellikle yaz aylarında besinlerin taze olarak korunması ve saklanması zor olduğu için yaz aylarında sık görülür. Toplu yemek verilen otellerde ve tatil köylerinde olabilir. Süt, yoğurt, sütlü tatlılar, kremalı yiyecekler, pasta, et, tavuk, mayonezli yiyecekler, deniz ürünleri besin zehirlenemesine en çok neden olan ve dikkat edilmesi gereken yiyeceklerdir. Bozulduğundan şüphe ettiğiniz herhangi bir besini tadına bile bakmadan atmalısınız, tadına bakacak kadar az miktarda besin bile zehirlenmeye neden olabilir. Bakteriler gözle görülmediği için normal görünüşlü bir besinde bile çok sayıda bakteri ve toksin bulunabilir.

Besin zehirlenmesine en çok neden olan bakteriler salmonella, clostridium perfringens, esherichia coli, listeria monocytogenes (listerya enfeksiyonu) ve shigella bakterileridir. Salmonella özellikle çiğ veya iyi pişmemiş pastörize dilmemiş sütte, tavuk, yumurtada bulunur. Bu nedenle gebelikte asla pastörize edilmemiş süt kullanılmaması gerekir. Clostridium Perfringens isimli bakteri toprakta, insan ve hayvanların sindirim sistemlerinde ve dışkı ile kirlenmiş
sularda bulunur, çiğ etlerde bulunur.

Gebelik ve bebek üzerine etkileri:
Aşırı sıvı kaybı ve genel durum bozukluğu, uzun süre çok yüksek ateş gibi belirtiler olmadıkça gebelikte bebek üzerinde olumsuz etki yapması beklenemez. Ancak annenin tedavisiyle beraber eya sonrasında bebeğin de kontrolü gereklidir.

Tedavi:
Tedavisinde sıklıkla hiçbirşey yapılmasa bile kısa sürede toksin (zehir) atıldıkça düzelme görülür ancak besin zehirlenmesi şüphesi varlığında hamilelik olsa da olmasa da hemen doktora başvurmak gerekir. İshal ve kusma ile kaybedilen sıvılar ağızdan ve serum yoluyla verilir. Bazı besin zehirlenmelerinde antibiyotik tedavisi de gerekir. Çok nadiren mide yıkaması yapılır, her zaman gerekmez.

Besin zehirlenmesinden korunmak için:
Hamilelerin ve hamile olmayanların besin zehirlenmelerinden korunmak için her zaman dikkat etmesi gereken kurallar: El temizliğine çok dikak etmek gerekir. Pastörize edilmemiş süt asla tüketilmemelidir. Çiğ ve iyi pişmemiş etlerden uzak durmak gerekir. dondurulmuş etler pişirilmeden önce iyiçe çözülmesi beklenmelidir ve çözülmüş yiyecekler tekrar dondurulmamalıdır. Son kullanma tarihlerine dikkat edilmelidir, 1-2 gün bile geçse tüketilmemelidir. Meyve ve sebzeler bol su ile yıkanarak tüketilmelidir.








To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.
  • Sayfa 2 Toplam 2 Sayfadan
  • 1
  • 2
Konuyu 1 kişi okuyor. (0 üye ve 1 ziyaretçi)
 
Seçenekler
Stil

Benzer Konular
Konu
Konuyu Başlatan
Forum
Cevaplar
Son Mesaj