1. Alevilikte, varlıkların kendisinden oluştuğu var edici gücün adı HAK’tır. Allah, HAK’tır ve biz Aleviler HAKK’a taparız. HAK ve onun yansıması olan EVREN / VARLIK bir bütündür. Varlık ve HAK başlangıçsızdır. Alevilikte yoktan yaratılma / yaratma kavramı bulunmamaktadır. Her şey HAKK’ın varlığından var olmuştur.

2. Alevilikte, AHMED – İ MUHTAR yani Hz. Muhammed HAKK’ın elçisidir. HAK, Hz. Muhammed’i, insanlığa bir takım iletileri ulaştırmakla görevlendirmiştir. Bu nedenle AHMED – İ MUHTAR olan Hz. Muhammed, Alevilerin peygamber olarak inandıkları HAK ELÇİSİ’dir. O, aynı zamanda Kırklar Meclisi’nin mürşididir.

3. Alevilikte, Hz. Ali, velilik ve imamlık makamındadır. Velilik, HAKK’ın yeryüzündeki ve insanlar arasındaki belirişini / tezahürünü ifade eder. İmamlık ise Hz. Ali’nin zahiri / görünür önderliğinin ifadesidir. Hz. Ali, imam olmak bakımından ölümlü veli olmak bakımından ise ölümsüzdür. O, bin bir donda görünmektedir. HAKK’a yürüyen, Hz. Ali’nin imamlık kimliğidir. Onun veliliği ise tanrısal olduğundan ölümsüzdür. AHMED – İ MUHTAR, Hz. Ali’nin işte bu mahiyetini insanlığa bildirmekle görevlendirilmiştir.

4. Hz. Ali’den sonraki 11 imam ise Aleviler için imamlığın temsilcileridir. İmamlık, toplumsal, siyasal ve dinsel önderlik olup velilikteki tanrısallığı içermez. Bununla birlikte 11 imam için de velilik, Hz. Ali’nin soyundan gelmeleri nedeniyle simgesel anlamda öneme sahiptir. Yine İmam Muhammed Mehdi’nin zuhuruna dair inanç, gerçekte Hz. Ali’nin bin bir donda görünürlüğünün başka bir ifade biçimidir.

5. Alevilikte, tüm kutsal kitaplara inanmak ve saygı göstermek şarttır. Tevrat, Zebur, İncil ve Kur’an saygındır. Bununla birlikte Hacı Bektaş Veli’nin buyurduğu gibi; “Okunacak en büyük kitap insandır.” İnsanı insan yapan en önemli özellik ise akıl sahibi olmasıdır ki akıl, Alevilikte tüm kutsal kaynaklardan daha üsttedir. Nitekim aklı olmayanın dini de yoktur.

6. Alevilikte, deyiş ve nefesler en önemli kutsal belgelerdendir. Deyiş ve nefesler ayet olarak kabul edilir. Deyiş ve nefes okumak, ayet okumak gibidir. Zira deyiş ve nefesler Kur’an ayetlerinin şiirsel yorumlarıdır. Deyiş ve nefeslerin okunması sırasında kullanılan Bağlama / Saz ise Alevilikte “TELLİ KUR’AN” olarak kabul edilir.

7. Alevilikte, temel ibadet biçimi CEM’dir. CEM, Kur’an’daki SALAT buyruğunun karşılığıdır. SALAT, yalvarış, yakarış ve dua gibi anlamlara gelmektedir. CEM’de dua ve yakarışlarla HAK zikredilmektedir. CEM’in kaynağı Kırklar Meclisi’dir. Alevilikte, Sünnilik ve Şiilikteki gibi NAMAZ şeklinde bir ibadet yoktur. Alevilikte kıble insandır. İbadet sırasında cemal cemale / yüz yüze olmak insanı kıble kabul etmenin bir ifadesidir.

8. Alevilikte farz oruç, Muharrem Ayında tutulur. Muharrem aynı zamanda Kerbela şehitleri nezdinde tarihteki tüm mazlumlar için yas tutma ayıdır. Muharrem orucu dışında farz olmamakla birlikte Masum- u pak ve Hızır orucu da vardır. Alevilikte, bir ay süreyle tutulan Ramazan orucu yoktur. Dişi Sığır Bölümü 185. ayet gereği Ramazan ayında dolunay süresince üç gün oruç tutmak farz- ı kifâyedir. Dileyen bu orucu tutar. Tutmayana herhangi bir sorumluluk yoktur.

9. Alevilikte Devriye ve Tenasüh inancı vardır. Yaşamını yitiren kişi insan – ı kamil ise Hakk’a yürür. Değilse devriyeye dahil olur. Kemal mertebesine ulaşıncaya değin bu devam eder.

10. Alevilikte zekat yerine paylaşmak vardır. Hac, insanların gönlünü ziyarettir. Yol ulularının türbelerini ziyaret de hac makamındadır.

11. Alevilikte ibadethane CEMEVİ’dir. Cem evleri; Kiliseler, Sinagoglar ve Camiler gibi temel bir ibadet mekânıdır. Cem evleri, başka hiçbir ibadethanenin derece bakımından daha aşağısında düşünülemez.

12. Alevilikte, “ Yol cümleden uludur.” Ve “Bilimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır.” anlayışı temel bir ilkedir. Bilim ve akıl en büyük mürşittir. “Eline, diline ve beline sahip olmak” da Alevi ahlakının en özlü ifade biçimidir.


Alıntı ..