![]() |
Karacaoğlan Şiirleri Karacaoğlan Şiirleri Ağlayı Ağlayı Düştüm Yollara Ağlayı ağlayı düştüm yollara Karışayım bozbulanık sellere Adı sanı bilinmedik illere Gitmeyince gönül yardan ayrılmaz Ahım kaldı şu gelinin ahdinde Deremedim güllerini vaktinde Karanlık gecede kolum altında Yatmayınca gönül yardan ayrılmaz Gözüm kaldı şu kaplanın postunda Azrail de can almanın kastında Döne döne teneşirin üstünde Yunmayınca gönül yardan ayrılmaz Hadini de Karac'oğlan hadini Aramazlar gurbet ile gideni Ak göğsün üstünde çakır dikeni Bitmeyince gönül yardan ayrılmaz Karacaoğlan |
Cevap: Karacaoğlan Şiirleri Altın Kafes İdi Benim Durağım Altın kafes idi benim durağım Dost elinden yaralandı yüreğim Evvel yakın idim şimdi ırağım Felek beni nazlı yârdan ayırdı Dostumun yaylası çayır çimendi Şu şirin dillerden ikrarın verdi Yeminler eder de ayrılmam derdi Felek beni nazlı yârdan ayırdı Kumaş olam arşın arşın yırtılam Köle olam çarşılarda satılam Vadem yetmedi ki ölem kurtulam Felek beni nazlı yârdan ayırdı Der Karacaoğlan yanam alışam Akam gidem şu sulara karışam Yol başına gelmiş varam danışam Felek beni nazlı yârdan ayırdı Karacaoğlan |
Cevap: Karacaoğlan Şiirleri Bana Kara Diyen Dilber Bana "kara" diyen dilber Gözlerin kara değil mi Yüzünü sevdiren gelin Kaşların kara değil mi Boyun uzun belin ince Yanakların olmuş konca Salıverirsin kolunca Beliğin ince değil mi Utanırım akar terim Güzellikte yok benzerin En sevgili makbul yerin Saçların kara değil mi Beni "kara" diye yerme Mevlam yaratmış hor görme Ala göze siyah sürme Çekilir kara değil mi Hind'den Yemen'den çekilir Gelir Bağdad'a dökülür Türlü taama ekilir Biber de kara değil mi Göllere konan kuğunun Kanadı beyaz çoğunun Çöldeki Arap beyinin Çadırı kara değil mi İller de konup göçerler Lale sümbül biçerler Ağalar beyler içerler Kahve de kara değil mi Evlerinde sular akar Güzelleri göze bakar Hublar yanağına sokar Sümbül de kara değil mi Karac'oğlan der maşallah Bir gün görürüm inşallah Kara donludur Beytullah Örtüsü kara değil mi Karacaoğlan |
Cevap: Karacaoğlan Şiirleri Bülbül Ne Yatarsın Bahar Erişti Bülbül ne yatarsın bahar erişti Ulu sular göl olduğu zamandır Kat kat oldu gül yaprağa karıştı Gene bülbül kul olduğu zamandır Gene bahar oldu açıldı güller Figana başladı gene bülbüller Başka bir hal olup açtı sümbüller Aşıkların del'olduğu zamandır Gene bülbül bilir gülün halinden Yeter deli oldum yarin elinden Aşık aşıp gelir yaya belinden Yardan bize gel olduğu zamandır Gene geldi türlü baharlar bağlar Bülbül figan edip kamuyu dağlar Türlü çiçeklerle bezenmiş dağlar Ulu dağlar yol olduğu zamandır Karac'oğlan der ki geçti çağlarım Meyve vermez oldu gönül bağlarım Aklıma geldikçe durmaz ağlarım Gözüm yaşı sel olduğu zamandır Karacaoğlan |
Cevap: Karacaoğlan Şiirleri Bulgar/Bolkar Dağı Yörü, behey Bulgar Dağı! Senden yüce dağ olma mı? Sende yaylayan güzelin, Yanakları ağ olma mı? Bulgar Dağı iki çatal. Arasında güller biter. Bir yiğide bir yar yeter, İki seven del'olma mı? Bulgar Dağı pare pare. Kim'al giyer, kimi kare, Selam eylen nazlı yare, Ayrılanlar bir olma mı? Yol üstünde iki hanlar, Hani sana konan canlar? Sevip sevip ayrılanlar, Yanıp yanıp kül olma mı? Karac'oğlan, seni gördüm; Düşümü hayıra yordum. Bugün güzellere sordum, Bencileyin kul olma mı. Eteğinde kervan işler, Yükseğinde döner kuşlar. Kürk geydirir, at bağışlar Hemen beğler sende m'olur? Yaylası ufak tepeler! Yağar yağmur, kar sepeler. Kulakta altın küpeler, Hemen güzel sende m'olur? Karac'oğlan, düz ovalar. Şahanın keklik kovalar. İnil inil taş yuvarlar, Koca seller sende m'olur? Karacaoğlan |
Cevap: Karacaoğlan Şiirleri Çıkıp Yücesine Seyran Eyledim Çıkıp yücesine seyran eyledim Gördüm ak kuğulu göller perişan Bir firkat geldi de durdum ağladım Öpüp kokladığım güller perişan Hayal hayal oldu karşımda dağlar Eşinden ayrılan ah çeker ağlar Dökülmüş yapraklar bozulmuş bağlar Bülbülün konduğu dallar perişan Yıkılmış dilberin mamur illeri Susmuş bülbüllerin her dem dilleri Dağılmış sümbülü solmuş gülleri Yüzüne dökülmüş teller perişan Karac'oğlan der ki top avlamadım Arap ata binip boyalatamadım Küstürdüm dilberi hoylatamadım Dilberi küstüren diller perişan Karacaoğlan |
Cevap: Karacaoğlan Şiirleri Çukurova Çukurova bayramlığın giyerken, Çıplaklığın üzerinden soyarken, Şubat ayı kış yelini kovarken, Cennet dense sana yakışır dağlar. Ağacımız yapraklarla donanır, Taşlarımız bir birliğe inanır, Hep çiçekler bağrınızda gönenir, Pınarınız çağlar, akışır dağlar. Rüzgar eser, dallarınız atışır. Kuşlarınız birbiriyle ötüşür, Ören yerler bu bayramdan pek üşür, Sünbül niçin yaslı bakışır dağlar. Karac'oğlan, size bakar sevinir; Sevinirken kalbi yanar, köyünür; Kımıldanır hep derdlerim, devinir; Yas ile sevincim yıkışır dağlar. Karacaoğlan |
Cevap: Karacaoğlan Şiirleri Dağlar Dinleyin ağalar, size söyleyim; Arş u Kürsü gider yolun var dağlar. Kar-ardıçlı, kamalaklı yüceler. Selvili, söğütlü yerin var, dağlar. Ahır Dağı'ndan gör Maraş bağını, Engirek'te derler ilin çoğunu. Bayra'dan. Bertiz'den Konur Dağı'nı; Göksun güzel derler, ilin var, dağlar. Gün doğanda Gündüzlü'nün başına. Ak Dağ derler duman çöker başına, Göğdeli'de sümbüllünün peşine Kabak tepe derler, şarın var dağlar. Karacaoğlan der de: Bitirdim çağı, O yüce Bin Boğa, Bolkar'ın dengi. Soğanlı yücesi koca Bey Dağı Erciyes ulumuz, pirin var dağlar. Karacaoğlan |
Cevap: Karacaoğlan Şiirleri Dağlar Yücesinde namlı namlı karın var, Seni yaylayacak zamanım dağlar! Başından aşmağa yoktur takatim, Kalmadı dizimde dermanım dağlar! Yağmur yağar, mor sümbüller bitirir; Yel estikçe kokuların getirir. Sarı çiçek sarvan kurmuş oturur; Karışmış güller çimenin dağlar! Sarı çiçek sallanıyor naz ile, Dem sürerdim on beşinde kız ile, Şimdi öksüz kaldım kırık saz ile, Ah ettikçe tüter dumanım dağlar! Yaz gelir, illerin çözülür, konar. Güzeller suyundan içip de kanar. Küpeler kulakta mum gibi yanar; Gördükçe, artıyor imanım dağlar! Karac'oğlan der ki: Çöktüm, oturdum; Bağ bahçe diktim de meyva yetirdim. Alnı top perçemli yavrı yitirdim, Bir köşende kaldı gümanım dağlar! Karacaoğlan |
Cevap: Karacaoğlan Şiirleri Değirmenden Geldim Beygirim Yüklü Değirmenden geldim beygirim yüklü Şu kızı görenin del'olur aklı On beş yaşında da kırk beş bölüklü Bir kız bana emmi dedi n'eyleyim Birem birem toplıyayım odunu Bilem dedim bilemedim adını Albistan yanaklı Kürtler kadını Bir kız bana emmi dedi n'eyleyim Bizim ilde urum olur uc olur Sızılaşır bozkurtları ac olur Bir yiğide emmi demek güc olur Bir kız bana emmi dedi n'eyleyim Karac'oğlan derki n'olup n'olayım Akan sularınan ben de geleyim Sakal seni makkabınan yolayım Bir kız bana emmi dedi n'eyleyim Karacaoğlan |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 22:36. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.9 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.
Site kurucuları: Damla ve Meltem