![]() |
|
Cahit Külebi Şiirleri |
Cevap: Cahit Külebi Şiirleri Alacakaranlıkta Akşam karanlıklarla sarmaş dolaş Sen de sarılmışsın yalnızlığına, Taksiler kurşun gibi gelir geçer Troleybüsler salına salına. Tek tük kadınlar aydınlatır caddeyi. Genç kızlar beyaz neonlar gibi. Ortancalar gül rengi ışık saçar, On beşine varmamışlar masmavi. Sen de yalnızlık saçarsın. İçmeye korkarsın, efkâr basar. Ağlayamazsın elâlem var. Şapkanı bile çıkaramazsın Saçlarını uçurur rüzgâr... Gittim deniz kıyısına oturdum. Akşam karanlıklarda sarmaş dolaş, Ben de denize akıyordum Irmaklar gibi yavaş, yavaş... Cahit Külebi |
Cevap: Cahit Külebi Şiirleri Bilinmeyen O ki bardağa dökülen seraptır (Bal yoğunluğundadır, sıcaktır, ışıktır) O ki sabah erken bir bahçedir (Çayir kokusudur, serinliktir, muttur) O ki esen yeldir kar erirken (Çigdemdir, agaç çiçeğidir, okşayıstır) O ki içilen sudur kana kana (Özlemdir, doymayıştır, kardeştir) O ki bir yüce ırmaktır akar (Ürküntüdür, baş dönmesidir, gidiştir) O ki maviliği belirsiz denizdir (Buğulanmadır, düştür, sevmekte ölümdür) O ki bir ince kızdır ak tenli (Yaşamdır, umuttur, gözyaşıdır) Cahit Külebi |
Cevap: Cahit Külebi Şiirleri Bir Umut Yorgunsun, uzaklardan gelmişsin, Yitirmişsin ne varsa birer birer. Bir sağlık, bir sevinç, bir umut Onlar da nerdeyse gitti, gider. Dost bildiğin insanların yüzleri Aynalar gibi kapkara. Suyu mu çekilmiş bulutların Dönmüşsün kuruyan ırmaklara. Taşlara düşen saat gibi Ne artı ne eksi. Bir sağlık, bir sevinç, bir umut Hikaye hepsi.. Cahit Külebi |
Cevap: Cahit Külebi Şiirleri Bizim Dağlar Ararat dağı anamın pişirdiği Çocukluğumda yediğim nişastadır. Yıldız dağı bir ekilmiş tarladır Mevsim mevsim yıldızların bittiği. Sultan dağında ak kuzular meleşir Uzun yayla'da pehlivanlar güleşir Bingöl dağı çiğdem çiğdem yeşerir Belli olur abı hayat içtiği. Kaz dağından beyaz bulutlar uçar Keşiş dağında Kerem'in yolu geçer Çamlıbel'de Köroğlu kalmaz naçar Kop dağında öküzlerin çektiği. Cahit Külebi |
Cevap: Cahit Külebi Şiirleri Cebeci Köprüsü Cebeci köprüsünün üstü Karınca yuvasına benziyor, Hamallar, körler, topallar, Oturmuş nasibini bekliyor. Cebeci köprüsü yüksek Altından tren geçiyor, Ya benim aklımdan geçenler? Kimse bilmiyor. Şu dünya güzelim dünya Tıkır tıkır işliyor, İnsanlar insanlar insanlar Neden böyle çekişir durur Aklım ermiyor. Cebeci köprüsünün korkulukları Kara boyalı, Daha böyle köprülerden geçersin çok Cahit Külebi |
Cevap: Cahit Külebi Şiirleri Çiçekle Konuşma Artık ne pencerem var seni koyacak Ne masam, Sevgilim de yok bu şehirde Çiçek seni alıp ne yapsam Cahit Külebi |
Cevap: Cahit Külebi Şiirleri Çürüyen Otlar I Bilinmez hangi şehirde Yaşarsın aşktan habersiz, Küçük çakıl taşım, nasıl bulayım! Kaybolmuşsun bir kocaman nehirde. Bu kimin çocuğu, der, seni görenler. Benim çocuğum, diye, sesim gelir uzaktan. Bunca kötülüğü bağışlatır bakışın Yanakların kızarır ağlamaktan. Bir gün sokakta rastlasam, ellerini Alsam avuçlarıma okşasam. Sıcaklığını tanır da mısralarımdan Kız kardeşimsin sanırlar belki. Sen orada, ben burada Birbirimizden habersiz Ayrı yaylalarda yeşeren otlar gibi Bekleye bekleye çürüyeceğiz. II Senin oturduğun şehirde Gökyüzü mavidir benimkinden, Çiçekler daha taze Kuşlar bile güzeldir birbirinden. Şarkılar daha neşeli, daha mahzun Akşamlar daha garipsi, Umut alabildiğine geniş, Umutsuzluksa denizler gibi; Trenler bile daha sevinçli Daha kederli gelir gider. Gençler bütün haşarı Yaşlılar büsbütün kederlidirler. Kadınların sütü daha gür, daha ak Çocukların iştahı, yerinde, Gemiciler bile daha sarhoştur Doğup büyüdüğün şehirde. Garibim! Nazlım! Öksüzüm Hayal rüzgarlarıyla emzir beni de Uzak ya, kokunu duyuyorum Gül gibi açıldığın şehirde. Cahit Külebi |
Cevap: Cahit Külebi Şiirleri Doğu Yüzlerce, binlerce bit vardı Çarşaflar, giysiler üzerinde, Kimi yayılırdı, koyun sürüsü, Kimiyse yanaşık düzende... İşte Doğu bu. Bit, deprem ve acı. Mutluluk dediğin, bir lavaş ekmek. Bir avuç ateştir, umut dediğin. Gerisi kar, çamur ve tezek. Kara kan akar gecelerden. Ölüm akar, çaresizlik akar. Yalazlanan ıık, köpek sesleri, Horoz sesleridir, toz gibi kalkar. İşte Doğu bu. Kalmışık, suskunluk ve acı. Gül dediğin orda kır çiçeğidir, Işkındır, çaırdır yemiş dediğin, Ecel şerbetidir yarin elinden İçtiğin içeceğin. İşte Doğu bu. Kesilmiş koyun başı Gibi bakar orda insan gözleri. Sevdalar, sıcaklık, yumuşaklık türkülerde kalmış, bin yıldan beri. Cahit Külebi |
Cevap: Cahit Külebi Şiirleri Dost Bir gece habersiz bize gel Merdivenler gıcırdamasın Öyle yorgunum ki hiç sorma Sen halimden anlarsın Sabahlara kadar oturup konuşalım Kimse duymasın Mavi bir gökyüzümüz olsun kanatlarımız Dokunarak uçalım. insanlardan buz gibi soğudum, işte yalnız sen varsın Öyle halsizim ki hiç sorma Anlarsın. Cahit Külebi |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 18:14. |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.9 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.
Site kurucuları: Damla ve Meltem