Forumunuz.Com
  • Sayfa 1 Toplam 2 Sayfadan
  • 1
  • 2

Forumunuz.Com (https://www.forumunuz.com/)
-   Şairlerden Şiirler (https://www.forumunuz.com/sairlerden-siirler/)
-   -   İsmail Sarıgene şiirleri (https://www.forumunuz.com/sairlerden-siirler/76707-ismail-sarigene-siirleri.html)

Nyenaira 26 Eylül 2016 14:41

İsmail Sarıgene şiirleri
 
Gönülden Süzülenler / 9

• Denizler hırçınlaşmalı, dalgalar iskeleleri dövmeli seni anlatmadığım için.
Kudurmalı ırmaklar, zaman ise akmamalı gözlerini içmediğimde.
Yangınların içinde yanıp yanıp sana doğmalıyım.
Sensizliğin kanına girmeliyim.
Umuda tövbe etmiş yürekleri kaldırıp imkansız sevdamızdan alıntılar yapıp onları mutlulukla barıştırmalıyım.
Kadavra hükmü almış ayrılıkların namazını kılıp saf tutmalıyım umutlara.
Acıyı ve hüznü karanlığa baş göz etmeliyiz.
Ölümü öldürmeye yeltenirken aşk üstü yakalanmalı sevişmelerimiz.
Perdelerimizde ise hep güneş hazır ol da beklemeli.
Ellerimizin ince yazgısında bitmeli mürekkep ve sonra dudaklarımızdan bağışlamalıyız bir hayatı sonsuzluğa.
Ateşin şarabını aynı aşk kadehinden içmeliyiz sanki birbirimizde var olmuş gibi.
Mahallenin taş fırınından taze bir ekmeğini alıp sana koşmalıyım uyku mahmuru gözlerimle.
Perdeleri araladığımda kuşlar sana selam durmalı.
Gözlerinin kirpiklerinden öpmeli güneş ve rüzgar kokunu kıskanmalı.
Bülbüller saçlarında raks etmek için canşırah pervaneler atmalı gökyüzünün ince dalında.
Şarkılar senin gözlerinde yeniden yazılmalı,
nakaratları hep senin dudaklarında tazelenmeli taş plaklarda çalınan hüzzam makamındaki sevdalar.
Çay senin dudağın kadar hayat dolu,
ekmek gülüşlerin gibi bereketli ve de güneş ellerin kadar sıcak olmalı.

• Çocukluğumuza gitmeliyiz, sen anlatırken kendini; ben hiç konuşmamalıyım.
Sen susana kadar dudaklarıma bir kilit vurmalıyım.
Sen sustuğunda ise ben hep seni yakmalıyım cümlelerin en ateşli en umutlu yerinde.
Gözlerinin çeşmesinden kana kana sevinçler içmeli sevdaya aç yürekler.
Bedenlerimizi çıkartmadan masalın içinde tutuşmalı terimiz.
Üşüdüğümüzde dudaklarımıza sığınmalı gece.
Dolunay kıskanmalı gözlerindeki ışık huzmesini.
Gökkuşaklarını yüzündeki tebessümler deryalarından sağıp her bir çiçeğe ekmeli nefesini.
Ölen her bir hücreni yeniden doğurmak için gebe kalmalı dudaklarına.
Geceler hep kıskanmalı sana yazdığım harfleri.
Dikenli teller örülü zamansızlığını geç.
Tehirli trenlerin sessizliğinde öldürme geceyi.
Sokul cümlelerime ve yanaş hücrelerime.
Mutluluğun kanatlarında umudun ve sevdanın resmini çizmeye yeltenelim.
Aşka darağacı kurmuş acıya göğüs gerelim harflerimizle.
Hayatlansın köklerimiz, damarlarımızdan taşsın yangınlar.
Tenin tenim; gözlerim gözlerin olsun.
Ellerin sımsıkı hayata filizlenirken koşalım sırtımız umuda terleyene kadar.
Akşam ezanında eve girmeyen bir çocuğun annesinden korkmasına rağmen
oyununa devam etmesi gibi gerçeklerimizden soyunup bir masalın koynunda ateşe kül olmayı dilesin hecelerimiz.
Kanamalı ve kabus dolu gecelere bir rüya asalım gözlerimizde.
Dilek ağacına rengarenk umutlar takalım saçlarımızdan.
Bir yangın yeri ellerim; yazdıkça seni özlemler tutuşuyor yeniden.
Yak geç beni, küllerimden seni doğur gecelerime.
Bir hayalin peşinde ısınsın nefesim.
Kuru ve kısır gençliğime bir nefeslik umut bahşet.
Susuzluğuma bir ab-ı hayat olsun dudakların.
Mürekkebim kurumaya yüz tutsun seni anlatmaya çalıştıkça.
Senin gözlerini harflere dökemeyen her cümlenin katili olsun yüreğim.
Devşirme acılara inat mutluluğu savunduğum tek bir dilekçem olsun hayallerin ve masalların.
Kollarını sıvamış hazır kıta beklerken hüzün;
sevdayı koruduğum ve gözlerinin uğruna savaştığım tek silahım olsun yazdıklarım.
Lime lime edilmiş hücrelerime can ol, tut gözlerimden.
Al beni masallarına, geç kelimelerimin ırzına ve yeniden doğur beni sana.

• Uçurtmalara yazılsın her bir gülüşün.
Yürüdüğün her adım; aydınlığa açılan bir kapıyı aralasın.
Her bir gülüşünde bir Afrikalı çocuğun dudağına bir tas sıcak çorba değsin.
sen bir cümle kurduğunda bir şiir asılsın edebiyat tarihçesine.
Gözlerinin rengine boyansın gökkuşakları.
Karnı aç martılara bir simit uzatmaktansa dudaklarındaki nefesin tazeliği değsin.
Gövdesi kuru bir yalnızlığa cevap olsun sevdalı hücrelerin.
Kanında ateşlensin duygular,
ellerinin çeşmesinden mutluluk ırmakları Cennetin en yeşil bahçesine dökülsün.
Umutları talan edilmiş ve gökyüzündeki mutlulukları gasp edilmiş çocukların ellerinden tut kalktığında.
Yetim ceylanların yüzünden öperek uyandır şehrini.
Mutlulukla dans ederken en güzel şarkılar bile kifayetsiz kalsın.
Sağırlaşsın hüzünlü şiirler.
Gözlerinde uyumayı istesin gece, gündüz senin ellerinde nefes almayı istesin kelebekler.
Baktığın her yer şiirsel bir tablo,
seslendiğin her bir kapından mutluluk resmi çizilsin.
Kangrenleşen ve ağırlaşan yaralarıma sürdüğüm merhemdi gözlerin.
Hiç yazılmamış bir şiirin başlığıydı yüreğin.
Ellerime dolansın saçların.
Çöz saçlarını dağılsın rüzgara karşı.
Eteklerindeki çiçekleri dök toprağa.
Kısır ve ketum toprakta umutlar yeşersin.
Bir bahar tazeliğinde nefesini bağışla hayata.
Sesinin içinde saklı bir bahçede akşama kadar koşuşsun şiir yüzlü çocuklar.
yangınlara su diye nefesini yetiştireyim.
Gündüz diye güneş ışığı diye yüzünün sıcak iklimlerini sereyim takvim yaprakları.
Zaman dursun gözlerinde.
Akmasın bir dirhem acı gözbebeklerinden.

• Yüzme bilmeyen kollarım bile kulaç atıyor dudaklarına mürekkebi sürmek için.
Harflerin kanına girip teninden akan terlerini kıskandığımı yazıyorum tel tel.
Cümleler yetersiz kalıyor özleminin şiddeti yüreğim kadar olan sevda depremlerini.
Yangınlar biriktirirken sol yanımda, ılık bir bahar sabahını getiriyorum kapına.
Aç gözlerini güneş ilk sana doğacak hadi.
Kaldır yüzünü yorganların altından; bülbüller yeni bir gül kasidesinde sesini kıskanıyorlar.
Sırtını dönme duvarlara çünkü orası ketum sen yüzünü aydınlığa döndür ki
boynu büyük yüreklerden bir tanesi umutlu dolu bir sabaha uyansın.
Ben karanlığı emziriyorum sen uyandığında mutluluklarda doğ diye.
Yetim ceylanları uyandırdım sen uykunun içinde özlemler biriktirirken;
uyandığında ellerinde binlerce çiçek yeniden doğsun diye.

• Geceyi örüyorum gözlerine.
Yıldızları gökyüzünden sağıp yüzünün iklimlerine ilikliyorum.
Sorgusuz sualsiz gülümsüyorum; umutlarına dua diye.
Bazen de ağlıyorum; üzüldüğümden değil sevinçlerine sevinmek için..
Varlığının mutluluğuna adanmış sözler biriktiriyorum yüreğimin iç gömleğinde.
Sana uzanan yolların imkansızlığına aldırmadan seni yazıyorum harf harf.
Toprak kokan ellerimden deniz aşırı ılık meltemleri diz çöktürüp nefesine koşuyor baharlar.
Kokunu kıskanıyor Cennet, sesinin içine kıvrılıyor anne baba yokluğunda yüreği üşümüş çocuklar.
Gözlerindeki ışığı seriyoruz gökyüzüne, alabildiğine kadar aydınlık senli her bir taraf.
Uykusuzluklar revaçta, seni yazan kalem için.

• Yüreğinin sevda bahçesindeyim;
gözlerinin her bakışına yazdığın bir umut sahifesinde saklı mutluluk çiçeklerini kokluyorum.
Eteklerinde biriktirdiğin zamandan avuçlarıma tel tel şarkılar dökülüyor.
Yüzünün beşinci mevsimini gösteriyor takvim yaprakları.
Zamanın perdelerinden binlerce kelebek kanatlanıyor gülüşünün sıcak iklimlerine.
O kelebekler ki; sol kanatlarında ateşi,
sağ kanatlarında ab-ı hayatı aynı anda taşıyan ve tek bir bahar görmeyen bir sevda cümlesi.
Babamı kaybettiğim tarlanın iğde ağaçlarının kokusunda kaybediyorum çocukluğumu..
Gönül çeşmemde ince bir ah u zar başlıyor, göz perdelerimde ise Kırkikindi yağmurları.
Islak kirpiklerimden su içen nice ceylan yavrusunu şiirlerimle emziriyorum bitmek bitmeyen kafiyesizliğimi ifşa etmeden.
Boynu büküklüğümün ellerinden bir Peygamber çiçeği tutuyor,
yağmurları taşımaktan yorgun düşmüş kirpiklerimi güneşle sıvazlıyor ateş böcekleri.
Sana yangınlar biriktiriyorum üşümüş çocukluğumun bir beden bol gelen ceketinde.
Gözlerinin sadakasını gülümseyerek ödemeye yeltenirken
bir duayı ılık bir rüzgarın koynunda muskalayıp gökyüzüne baş göz ediyorum.
Suskunluğumu dudaklarına ilmekleyip bir şiiri gözlerinden içiyorum;
yüreğimde bin yıllık sensizlik çölü susamışlığı varken.

• Tuzu eksik yaralarımdan sağıyorum tekil ayrılıkların faili kalabalık cinayetlerini.
Gecenin koynuna girip ucuz bir cinnetin ayak ucunda gözlerine üşüyorum.
Adının geçmediği tüm hücrelerimi yaksam da yokluğunun yoksulluğunu dindiremedim.

İsmail SARIGENE
http://img11.hostingpics.net/pics/21...12StJ8AheX.gif

Nyenaira 26 Eylül 2016 14:42

Cevap: İsmail Sarıgene şiirleri
 
Müsait Bir Yoklukta Unut Beni

Yusuf’un hatrı var diye
İçimdeki çocuğu
Kuru bir asfalta bağışladım.
Yeni unutulmuşluklar
Örüyordum saçlarının güz sancısı tellerine.
Hep yalnızlığı emzirmekten
Dudak uçlarım taş kesilmişken
Merhametsiz bir ayna ıskalıyor
Yüzümün kuraklığını.
Bu yüzden midir ki
Yüzyıllık bir kapıda unutulmuşluğumun bile
Kendinden utanır olması ?

Küstah bir gece devriyesinde
Gövdesi çatlamış bedenime bir sus payı verilmiş.
Üzerime atılı tüm ayrılıkları arsız öptüğümde
Gözlerinin nikahı düştü gözlerimde.
Bu yüzdendir ;
Bir sevda avlusunda
Hep kendime dul kalışım.

Tıka basa mutluluklara boğduğum
Çocukların gürültülü acıları bölüyor uykusuzluğumu.
Boğazıma kadar sensizliğe batmışken
Hep bana mı tehirli kalır aşk,
Hep bana mı denk düşer bir dalkavuk yokluk.

Kentimin sağır duvarlarını
Gözlerine yanlış iliklediğimden beri
İçimdeki cenazelere
Kefen yetiştirmekte zorlanıyor gözyaşım.
Kaç zamandır cümlelerimin saçlarını
Kısa tutuyorum ki
Bayatlamasın gökyüzünün telli duvaklı şarkıları.
Yoksa acılara verecek günahım bile
Kalmayacak ömrümün veresiye defterinde.

Olur da beraber söylediğimiz
Bir şarkıda hatırlarsan gözlerimi,
Kentinin şehirlerarası otogarının
Emanetçisinde bulabilirsin.
Kalabalık bir yalnızlığın koynunda
Ketum bir duvarla sevişirken
Kendi salasında unutuluyor cesedim.
Bir kefen boyu kadar uzun olmasa da
Sen beni müsait bir yoklukta
Gözlerine defnet.

İsmail SARIGENE
http://img11.hostingpics.net/pics/21...12StJ8AheX.gif

Nyenaira 26 Eylül 2016 14:44

Cevap: İsmail Sarıgene şiirleri
 
Yaralarını Yâr Edindim Ey Yâr
İsmail Sarıgene
Terli bir toprağı avuçladım da geldim
Eteklerinin dalga vuran kıyısına.
Parmak uçlarımdan
Rengarenk balonları özgürlüğüne saldım da
Kırıklarına kol kanat olmaya geldim.
Geldim işte.
Seni ölüme kavuşturmadan
Yaralarına yar olmaya geldim.
Kapındayım ey yar.
Aç en kanamalı sayfanı.
Aç ta;
Susuz dudaklarımı dayayayım
Kapanmaz dediğin yaralarına.

Yıldızları geceden kopardım da göç eyledim sana.
Gecenin en karanlığına,
Koynumdan bir mum alevi bıraktım.
Saçlarına takılı bahar dallarından
Bir nefesi kendime yontup
Düştüm gözlerinin en agrılı bakışına.
Bir iskeleye dayanmış sırtına,
Dualarımın rica minnetini kabul etmeyip
Bitmek bilmeyen sancılarına,
Şeker ilaçlarımı yetiştiremedim ya.
En ıslak yanımı deştim işte.

Gecenin üçüne kurulu bir masalın
Mutluluğa en yakın yanıydın sen.
Bir ekin tarlasında kaybettiğim canımın
Yongasına düşen bir umudun tek hayatıydın sen.
Ve ben,
Çulsuz bir sayfanın
Taşralı ayağına yatırılmış koca bir yanılgısıydım.
Ta ki sen gelene kadar.
Ta ki sen umuda gebe kalana kadar.

Geldin...

Yaralarını yâr edindim ey yâr.
Mutluklarımı ise sana gelin ettim.
Korkma artık.
Sancıların da benim.
Varlığın da...

Sen öldün mü bana kimse zarar veremez.
Çünkü ben de seninle öleceğim..
Ve de ölmeliyim..

5 Haziran 2010

Mavi Bilyeli Adam

İsmail Sarıgene


İsmail Sarıgene
http://img11.hostingpics.net/pics/21...12StJ8AheX.gif

Nyenaira 26 Eylül 2016 14:44

Cevap: İsmail Sarıgene şiirleri
 
Beni mutsuz edemezsin.
Başaramazsın bunu.
Çünkü ben sana ' hayat ' dedim sevgili.
Öldüremezsin bizi.
Üzemezsin beni.
Kendini öldürmeye yeltendikçe
Ben seni ' bende ' büyütmeye devam edeceğim.
Sen devam et kendinin katilin olmaya.
Sen yüzünü kapattıkça umuda,
Ben seni ' sende ' doğurmaya devam edeceğim.
İnatla, sabırla.
Çünkü sen cansın bende..

Yüreğine darağacları kurmakta kendin kadar özgür,
Ben kadar rehinsin hayata.
Durma kanat dudaklarını.
Sonra da tuz bas üzerlerine.
Ama başaramayacaksın beni hüzünlere gelin etmeye.
Başaramayacaksın çünkü sen bana aitsin.
Öldüremezsin beni.
Üzemezsin sevgili..
Çünkü sen köklerime hayat verdin.
Sökemezsin beni senden. Atamazsın içimdeki seni.
Şimdi devam et kaldığın yerden.
Öldürmeye devam et kendini.
Güya sadece kendini öldüreceksin..
Hayır hayır.
Sen bir kez öperken toprağı dudaklarından,
Ben sensizlikte bin kez ölümü prova ederim gözlerimde.
Sana öldükçe çoğalırım ben,
Çoğaldıkça büyürüm sende..

İçinde yeşeren ' umut ' filizlerini köklerinden kopar.
Kan revan olsun ellerinden.
Yüreğinden sızsın karanlıkların.
Adressizliğini fırlat yüzünü.
Ama benden ' seninle ' yaşadığım hiçbir an'dan
Mutsuzum cümlesini duymayı bekleme.
Çünkü ben sana ' umut dedim.
Yüzünü sök yüzünden.
Kov mutluluk sözcüklerini limanlarından.
Mutlu olacaksan,
Ezik durmaktan övünç duyacaksan devam et.
İçinde biriken tüm savaşlara başlamadan yenilgileri kabul et.
Ama ben sende yaşarken ' beni ' mutsuz edemeyeceksin.
Başaramayacaksın sevgili.
Ben yaşarken ölmeyeceksin.
Kendini öldürmene izin vermeyeceğim.

Ben bir masala ' kahraman ' olmak için gelmedim.
Sana inat gitmeyeceğim.
Sen ' kendinden ' uzaklaştıkça sana ' sen ' kadar yakınlacağım.
Sen kendinden vazgeçtikçe ben ' sen ' olacağım.
Hadi dur ölümün besmelesiz safına.
Gir kimsizlik şehirlerin küfür kokan sokaklarına.
Aydınlık yüzünü vur karanlığa.
Uykusuzluğunu kemirsin içinde adım miktarı mutluluklar.
Sana diyorum sevgili.
Öle-mez-sin.
Kendini öldürmene izin veremem.
Sendeki ' seni ' öldürebilirsin lakin sendeki beni öldü-re-mez-sin..
Çünkü ben sana ' hayat ' dedim..
Çünkü ben sana ' umut ' dedim..

Şimdi bırak içindeki yavan sorguları/ savaşları.
Yetmedi mi kendini asmaların ?
Yetmedi mi kendini yerden yere vurmaların ?
Çok fazla şey istemiyorum senden.
Adımın kapladığı yer kadar mutlulukları kendine bağışla ne olur.
İki dudağının boşluğuna birkaç umut cümlesini bırak.
Hadi adından ötesini hiçlik bildiğim duraklarda ölmeme izin verme.
İliştir beni aynalarındaki gülümseyen yanına.
Bir uçurum boşluğu yüreğin.
Sendelesen de düşme sakın.
Düş-me..Düşersen de sol yanıma düşür sol yanını..
Bir ölüm sessizliği hüznün.
Üşüsen de ölme sakın. Öl-me.
Öleceksen de beni de götür yanında.
Tek kişilik mezara sığar değil mi yüreğimiz ?

Beni bu kadar mutlu etmişken
Başını eğe-mez-sin.
Seni ' sana ' bırakmıyorum..
Öle-mez-sin.
Bite-mez-sin..
Çünkü sen ben'sin..
Ben de sen...
Ne yaparsan yap..
Beni mutsuz edemezsin.
Ölümü daya dudaklarıma,
Karanlığı yama kıyılarıma.
Ama beni üze-mez-sin
Çünkü ben seninle mutluyum..
Sen yaşarken,
Beni mutsuz göremezsin..
Çünkü ben sana hayat dedim sevgili

19 Ekim 2007

Mavi Bilyeli Adam

İsmail Sarıgene
? Şii


İsmail Sarıgene
http://img11.hostingpics.net/pics/21...12StJ8AheX.gif

Nyenaira 26 Eylül 2016 14:45

Cevap: İsmail Sarıgene şiirleri
 
Bu kaçıncı gece/m yokluğuna vakfettiğim
Bu kaçıncı merhem suskunluğuna şifa eylediğim.
Yarı aksak ,
Yarı argo şiveme aldırmadan
Yine bir şiirin ar damarına bastım da geldim sevgili.
Geldim de sesimi soyundum sesimden.
Dudaklarından hayata bağışlanmış
Senli bir şarkısının notasında unuttum harflerimi.
Zamansızlığımıza inat
Gözlerinin hayatına buladım üşengeç yaralarımı.

Annemin terli iken su içme tembihlerine aldırmadan
Kana kana seni içiriyorum
Senin özleminde kan ter içinde kalan dudaklarıma.
Susuzluğum nüksedince en kurak yanımda,
Uzun soluklu cümleler kuruyor
Senli bir şiirlerimin tam alnı ortasına.
Seni anlattıkça,
Bir köyün şiir yüzlü çocuklarının yüzünde
Unutuyorum yüzümü.
Sahi bu kaçıncı yüz/üm çıkarıp çıkarıp
Tekrar tekrar giyindiğim.
Senin göremediğin yüzümü
Geceye gömüp
Sabahına yeniden yüzümü yüzüme giyiyorum sevgili.

Dişlerimin en ağrılı yerine
Adının harflerini şifa diye sürdüm.
Sensizliğimin en ıslak yerine
Gülüşünün en sıcak yerini örttüm.
Sesimi soyundum sesimden
Çıplak alfabemi
Senin adınla giydirdim.
Giydirdim de seni giyindim üzerime.

İçinde adının geçmediği hiçbir cümleye yataklık etmedim ben.
Senden gelmeyen hiçbir zümreye nüfuz etmedim.
Adının geçmediği hiçbir söze itibar etmedim.
Etmedim de
Senin ellerinden gelen ölüme razı geldim sevgili.
Kendimden vazgeçtim de
Senden geçmedim sevgili..
Geçmedim..

'Affet beni sevgili,
Elerimi tuttuğunda terleyen
Avuç içlerini özlediğim için'

26 Mart 2010

Mavi Bilyeli Adam

İsmail Sarıgene




İsmail Sarıgene
http://img11.hostingpics.net/pics/21...12StJ8AheX.gif

Nyenaira 26 Eylül 2016 14:45

Cevap: İsmail Sarıgene şiirleri
 
Günlerden Cuma.
Vakit ise gecenin en dar zamanı.
Ve ben senli bir sabaha niyetleniyorum
Şehrimin dört peronlu otogarından.
Kuraklığımı omuzlarıma ilmekleyip
İskarpin ayakkabılı çocukluğumu
Bir otobüs yolculuğuna yoruyorum.
Biliyorum sana gelirken
Sırt ağrılarım nüksedecek otobüs koltuklarında.
Hasretinde susuzluğum azacak,
Şekerim dudaklarımın kuruluğuna meyledecek.
Ama pes etmeyeceğim.
Üzüm bahçelerinden geçerek sana geleceğim sevgili.
Gecenin tüllerini uyandırmadan.
Karanlığı ürkütmeden.
Yıldız yıldız gözlerine serileceğim sevgili.
Perdelerin güneşe kavuşmadan
Ben sana kavuşacağım.
Sana kavuşunca
Aydınlığa bir şiir daha karalayacağım
Gözlerinin en derin yerinden.

Bağışla sevgili.
Sana haber vermeden aldığım
Taze poğaçalar için.
Ve de seni beklerken
Sıcaklığını muhafaza edemediğim için.
Affet sevgili affet.
Sınırlı bir zaman dilimin içinde
Bir bardak çayın tadında kaybolacağım gözlerinde.
Bir fincan huzur saklı sesinden,
Bir miktar umut hakkı hayatından söz edeceğiz.
Senden dinleyeceğim kendimi.
Sonra da ben saçlarına dolan
Bir şiirimi okumaya başlayacağım tok sesimden.
' Ben Sana Hayat Dedim ' şiirimi
Kulağına fısıldayacağım sevgili.
Olur da bir satırı es geçmeyeyim diye
Avuç içlerime yazılı şiirimden sufleler alacağım.
Sonra seni dansa kaldıracağım.
Gökyüzü şahidimiz olacak.
Sonra kum saatini alacağım ellerinden.
Özlemlerin dökülecek gözlerinden tel tel.
Biraz ağlayacağız yağmura özenip
Bulut bulut akıtacağız bozkır kirpiklerimizi.
Biraz da gülümseyeceğiz güneşi kıskandırırcasına.
Ve tüm bunları yaparken
Ellerimi ellerinden hiç ayırmayacağım.
' Bana kimse senin gibi sarılmadı '
Sözüne nispet yaparcasına deliler gibi sarılacağız.

Dilimden düşmeyen eskimemiş bir şarkısın sen.
Sessizliğime hayat olan ses,
Her an içime dolan nefessin sen.
Özledikçe büyüyen,
Büyüdükçe mutluluğa kök veren bir hayatın
İki nefesli bir sevda türküsüyüz biz.
Sen ve ben.
İki beden tek bir yürek.
Aynı cümleyi giyinmiş iki sevdalıyız biz.

Tenlerimizi tenlerden ayrırken
Yüreklerimiz hiçbir veda sözcüğüne yer vermeyecek.
Kavuşmaya ayarlı kum saatinden
Hep sevdamız akacak aramıza örülü hasrete.
Yazılan her bir şiir,
Sevdamızın şahitliğine soyunacak..
Sana gelirken ki uğradığım her durak
Kavuşmamızın bir tezahürü olacak sevgili.

' Tenlerimize reva görülen uzaklığa inat,
Yüreklerimizin sevdamıza olan refakatliğinden güç al emi '



Bana Kimse Senin Gibi Sarılmadı*

* Kazım Koyuncu'nun İşte Gidiyorum şarkısından alıntı.

21 Mart 2010 20 : 56

Mavi Bilyeli Adam


İsmail Sarıgene
http://img11.hostingpics.net/pics/21...12StJ8AheX.gif

Nyenaira 26 Eylül 2016 14:46

Cevap: İsmail Sarıgene şiirleri
 
' Zaman aleyhimize olsa da
Bilmediğimiz bir köyün
Şiir yüzlü çocuklarına
Kutu kutu çikolota dağıtmaya geç kalmadık sevgili '

Dündü.
Dün.
Sen yorgunluğunu yorarken yarı uyku halinde
Ben kaya gibi sert acılarının kenarlıklarına
Harf harf kendimi ilmekledim.
Tek bir motifini es geçmeden.
Geçmişinden tanıdık,
Düşlerine yabancı bir kapıya vururken ayak ucunu
Ben topuklu ayakkabılarının sesine sakladım
İçimin tahta arabasıyla avutulan çocukluğunu.
Ve adını teşhir etmediğin bir sokakta
Kalabalık bedenini yüreğinin tenhalığına zorlarken
Ben gözlerine binlerce şiirler bağışlıyordum
Sana hayat dediğim rüzgarlı tepesinde.

Yıldız yıldız akarken gecenin karanlığına
Ben sesinin refakatliğine soyundum.
Üryanlığımı yüreğimle kapadım.
Günahı boynuma
Senli acıların katline boyandım.
Seni özlemekten hiçbir zaman feragat etmedim.
Etmedim de hep seni içime akıttım.
Damarlarımdan taşırdım.
Hangi hücremde devşirme bir yeniçeri ayaklansa
Hayat diye senin yüzünü sürdüm.
Ben sana hayat dedikçe büyüdüm.
Büyütükçe seni içimde büyüttüm.

Koca bir şehirde
Adından başka her yere yabancıyım.
Kalabalıklar üzerime yürüse
Senli yüreğimi sürerim ölümün üzerine.
Tenimden bir teni koynuna bağışlayıp
Yeşil reçeteli ilaç küpürlerin içine saklarım kendimi.
Koca gövdemi ince yüreğine indirgeyip
El yazması bir mektubun içinden
Sana koşarım ben.

Geceydi..
Biraz da sendi.
İki yanı dağlarla örülü yüreğinin ortasına
Bir şiir kurdum kafiyelerden ayıklanmış.
Saçlarının gökyüzüne en yakın yerine
Bir salıncak kurdum serbest şiirlerimin senli sesinden.
Hayatının senli tenhalığına
Adımın harflerinden bir kalabalık bıraktım.
Acının en katıksız yerinde beni sancılarına bağışla diye.

Biraz ben'dim
Ama hep sen'dim.
Hep senin'dim sevgili.
Yolların uzaklığına bakıp bakıp
Yorma kendini.
Beni bensiz bir uzakta içine çekerken
Sen gözlerimin ufkuna vur gözlerini.
Yüreğinin yeşil bahçelerinden esinlendiğim
Bir ayçiceği tarlasına döndür yüzünün aydınlığını.
Parmak uçlarınından sarkıt gövdenin rengarenk balonlarını.
Bir Cumartesi günü
Bir kargo paketine sığdırılmış mavi bilyelerimi
Eteklerinden sal yüreğimin senli bahçelerine.
Bendeki ' adın' alabildiğine ' hayat',
Bendeki' hayat ' alabildiğine ' sen' olmuşken
Sana kavuşmam bir ölüm sonrası gelsin sevgili.

" Sustuğumuz harf miktarı konuşurken sevdayı,
Yaşadığımız hayat kadar
Gözlerine sakla beni sevgili."

13 Mart 2010

Mavi Bilyeli Adam




İsmail Sarıgene
http://img11.hostingpics.net/pics/21...12StJ8AheX.gif

Nyenaira 26 Eylül 2016 14:47

Cevap: İsmail Sarıgene şiirleri
 
' Yine uyanamadım masalına.
Uykularımdan uyanıp
Sesimle örtemedim üzerini..
Bağışla beni..
Bağışla ey sevgili '

Kayıptı düşlerim.
Hain pusuda şehit verdim yüreğimin yarısını.
Uzaktı mesafelerim.
Kalabalık sanırken etrafımı
Hep yalnızlığa çıkıyordu adımlarım.
Rolleri çalınmış bir hayatın içinde
Unuttum sevdadan umduklarımı.
Karanlıktı perdelerim.
Umudun bir penceresine yıldız kümelerini serdim.
Nefes aldıkça,
Hayatlandım acının en dar safında..

Yalnızlıktı rolüm.
Adıma istiflenmiş tüm rolleri
Ustaca oynadım ben.
Acının repliklerini hiçbir zaman es geçmedim.
Hüzne koynumu açıp
Yataklığına soyundum sonbahar sancılarının.
Tüm cephelerde tek başıma ben savaştım.
Kazanır zannederken
Bir siyah'a bulandı hükmüm.

Sonra sen geldin.
Bir Mayıs gecesi düştün içime.
Yıldızları şahit bildik sevdamıza.
Orta yaş sancılarımı susturamadıkça
Sen taze ömrünü sürüyordun acılarıma.
Eriyordum takvimlerin gölgesine.
Bana istinad edilmiş tüm suçlarını kabullenip
Kan ter içinde sana koştum.
Gecenin en karanlık yerinde
Gözlerinin aydınlığına boyadım beyaz duvağımı.
Sen bana hayat derken,
Ben senin şiirlerinden acıya düşüyordum.

Kadehime düşen nihavent sesimden
Geçiyordum taze çocukluğuna.
Islak mektuplarına işlenmiş
Özlemlerin düğümlerini çözüp
Yağıyordum içine sağnak sağnak.
Ve dua dua içinde sen oluyordum sevgili.

Sesimi kapayıp
Çantamın içinde sakladıkça seni,
Daha da büyütüyordun içimde
Oysa bana ait değildin sen.
Bir ömür kadar uzaktı dudakların.
Yüreğinin en eyvallah'ından öpsem
Islak bir günaha kazınacaktı adım.
Oysa senin ölümünü görüp
Yokluğunda ölmektense
Varlığında ölmeyi diledim gözlerime.
Ve sen bir romana konu okurken
Ben sana bir hayatı bağışladım..
Gel dudaklarıma,
Kana kana iç beni sevgili.

Uykundan feragat edio
En güzel masalını istemiştim senden.
Uyanamadım yine.
Sesimle gelemedim.
Üstünü örtemedim nihavent nefesimle.
Ölü gibiyim sevgili.
Kütük gibi bedenim..
Sancılarım revaçta.
Acılarımı yüreğimden ayıklayıp
Bir dinlensem
Söz verdiğin en güzel masalı dinleyeceğim sesinden.
Ne olur üzme kendini.
Sesimle yüreğimi uyandıramadım yine.
Sen beni ' kendine ' bağışla.

Bilirim ki;
Suskunluğum sende koca bi ömür.
Ve bil ki ey sevgili;
Seni konuşamadığım,
Adını anamadığım her bir an,
Benim ölüme senden önce kavuşmamdır.

Eyvallah yüreğine.
Eyvallah en güzel masalın sahibi sesine..

' Her bir harfin bende bir Cennet sayfası.
Her nefesin acılarımın en büyük duası..'

4 Mart 2010

Mavi Bilyeli Adam




İsmail Sarıgene

http://img11.hostingpics.net/pics/21...12StJ8AheX.gif

Nyenaira 26 Eylül 2016 14:47

Cevap: İsmail Sarıgene şiirleri
 
Bu kaçıncı selâ adımın boylu boyuna uzatıldığı ?
Bu kaçıncı musalla cesedimin yatırıldığı ?
Dudağında sevdamı yakıp
Suskunluğunu hayra yoruyorum sevgili.
Sonra da yokluğunun tüm harflerinin
Uykularını uyandırıp
Bir kum saatini sana kuruyorum.
Hani o bana hediye etmek için beklettiğin
Kum saatini..

Ellerimle doldurup boşaltıyorum
Mürekkebimin sana varmayan hallerini.
Suskunluğun baş harfini giydiriyorum parmak uçlarıma.
Yokluğununun kanına girip
Suskunluğunun tetiğini düşürüyorum gözlerimde.
Sonra da bir bulutun içinden geçip
Gözlerinin hayat rengine bulanıyorum.
Bulandıkça hayata,
Bir nebze olsun susturuyorum
Ölümün ölümle tazelenen cümlelerini..

Sen sevgili..
Eteklerinden baharları taşıyan kadın.
Sen suskunluğuna bir yokluk anlamnıı yükledikçe
Benden uzakta aldığın her bir nefesi
Varlığıma adanmış bir hediye kabul ettim.
Seni özledikçe,
Çocukluğumu kundakladım sesinin iç yanına.
Şimdi suskunluğunu sür de dudaklarıma,
Hayatlansın en kısır sandığım yaralarım.
Yokluğundan geçeyim varlığına.
Hadi göm dudaklarına sesini.
Susabildiğin kadar " sus" beni.
Beni sustuğun yerden
Senli bir şiire başlayayım yeniden.

Ey sustuğun kadar büyüyen harf.
Acını minnet bildim mutluluklarıma,
Sonra da suskunluğuna ses olan
Bir cümle oldum dudaklarının her iki yakasında.
Ey suskunluğunla
Acılarımı terbiye etmeye yeltenen kadın,
Kafiyelerden düşer gözlerim gözlerine.
Harf harf dudaklarına yaslanır
En topraksı yanım.
Ve ellerim ellerine dolanır,
Yüreğin yüreğine yanaşır
Bir nefes yakınlığında akarız en dar zamanlara..

Bende varlığın bir hayata tekabül ederken
Suskunluğunla
Kaç harfimin katili olursun söylesene ey yar.
Nefesinden geçerken Cennetin ırmaklarına
Sesinden feragat edilişim
Kaç şiirime konu edilir dillendirsene ey yar.

Kollarını sıvamış,
Bir şiire niyet etmişken yüreğim,
Daha kaç gecenin vebalini üstleneceksin.
Yokluğun bende
Bir varlık sebebi iken,
Suskunluğuna
Ölü doğmuş kaç harfin defnini reva göreceksin.

Diz çöktüm dudaklarına.
Yüreğinin tam orta yerine bağdaş kurdum.
Hayatından bir sevdayı nasiplendim.
Ve de umuda niyetlendim.
Mutluluğun safında
Suskunluğunu kendime bir mutluluk payesi bildim..

" Varlığın bende yirmi dokuz harf iken
Suskunluğun kaç harf eder sevgili "

25 Şubat 2010

Mavi Bilyeli Adam

İsmail Sarıgene




İsmail Sarıgene
http://img11.hostingpics.net/pics/21...12StJ8AheX.gif

Yusuf 26 Eylül 2016 14:55

Cevap: İsmail Sarıgene şiirleri
 
'Affet beni sevgili,
Elerimi tuttuğunda terleyen
Avuç içlerini özlediğim için'...


Çok beğendim aşk ve duygu dolu dizeler..
paylaşımınız için teşekkürler..


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 04:55.
  • Sayfa 1 Toplam 2 Sayfadan
  • 1
  • 2

Powered by vBulletin® Version 3.8.9   Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.

Site kurucuları: Damla ve Meltem