![]() |
Cevap: Atsızca. Ruhun mu ateş, yoksa o gözler mi alevden? Bilmem bu yanardağ ne biçim korla tutuştu? Pervane olan kendini gizler mi hiç alevden? Sen istedin ondan bu gönül zorla tutuştu. Gün, senden ışık alsa da bir renge bürünse; Ay, secde edip çehrene, yerlerde sürünse; Her şey silinip kayboluyorken nazarımdan, Yalnız o yeşil gözlerinin nuru görünse... Ey sen ki kül ettin beni onmaz yakışınla, Ey sen ki gönüller tutuşur her bakışınla! Hançer gibi keskin ve çiçekler gibi ince Çehren bana uğrunda ölüm hazzı verince Gönlümdeki azgın devi rüzgarlara attım; Gözlerle günah işlemenin zevkini tattım. Gözler ki birer parçasıdır sende İlahın, Gözler ki senin en katı zulmün ve silahın, Vur şanlı silahınla gönül mülkü düzelsin; Sen öldürüyorken de vururken de güzelsin! Bir başka füsun fışkırıyor sanki yüzünden, Bir yüz ki yapılmış dişi kaplanla hüzünden... Hasret sana ey yirmi yılın taze baharı, Vaslınla da dinmez yine bağrımdaki ağrı. Dinmez! Gönülün, tapmanın, aşkın sesidir bu! Dinmez! Ebedi özleyişin bestesidir bu! Hasret çekerek uğruna ölmek de kolaydı, Görmek seni ukbadan eğer mümkün olaydı. Dünyayı boğup mahşere döndürse denizler, Tek bendeki volkanları söndürse denizler! Hala yaşıyor gizlenerek ruhuma 'Kaabil' İmkanı bulunsaydı bütün ömre mukabil Sırretmeye elden seni bir perde olurdum. Toprak gibi her çiğnediğin yerde olurdum. Mehtaplı yüzün Tanrı'yı kıskandırıyordur. En hisli şiirden de örülmez bu güzellik. Yaklaşması güç, senden uzaklaşması zordur; Kalbin işidir, gözle görülmez bu güzellik... Hüseyin Nihal Atsız |
Cevap: Atsızca. |
Cevap: Atsızca. Eski bir milliyetçi olarak , evet kendi milletini sevmek güzeldir. Fakat hiçbir ırkı bir diğerinden üstün görmemek gerekir. Neden eski dedim çünkü çok şey gördüm ufkumu genişletecek. Dilediğiniz zaman anlatabilirim. Bir de şu var. Nick ingilizce fakat , milliyetçisiniz. Şu anda ideoliji karmaşası içinde olduğunuzu düşünüyorum. Görüşlerinize katılmamakla birlikte saygı duyuyorum biraz daha ılımlı yazmanızı (katletmek tarzı hoş değil) Rica ediyorum sadece ;gul |
Cevap: Atsızca. Eski bir milliyetçi diye bir şey yoktur, Ya milliyetçi sinizdir ya da milliyetsiz sinizdir. IRKÇILIK adında yapılan her şeye karşı olabilir siniz, lakin burası üye günlükleri adı altında açılan kullanıcıların kendi günlükleri okumak ya da okutmak zorunluluğu olmayan bir alt başlık. Nick name gelince biraz önce de bahsettim alışılmışlık tan kullanılan bir nick name. Ben hayatım boyunca bu konuda karmaşada kalmadım, lütfen cümlelerinizi seçerek kullanınız. Saygı ile. |
Cevap: Atsızca. |
Cevap: Atsızca. |
Cevap: Atsızca. |
Cevap: Atsızca. Oncelikle hatirlatmak isterim, Huseyin Nihal Atsiz buyuk bir tarihcidir. Burasi adi ustunde ''Gunluk'' bu bolum kisiseldir. Kufur ve hakaret olmadigi surece. Sevgili Lord burada dusuncelerini paylasiyor. Diger arkadaslar gibi. Hosunuza gider ya da gitmez o ayri bir sey okumazsiniz olur biter. Bir atestin, deizimcinin de sayfalari var eee ne yapalim hadi hep beraber saldiralim.? Milliyetcilik ile insanlik uyusamaz. Yanlisim varsa duzeltin lutfen Lord. Cunku; İnsaniperverlik yuksek gurur ve haysiyet duygularina zittir. Bir aciklamada bu cumleye getirmek isterim. Bu cumleden kalinmis Alıntı:
Aglayan analar. Sayisiz sehitlerimiz. Suandan itibaren yazilan postlar silinecektir. Sevgiyle. Dipnot: Ben Milliyetci degilim yanlis anlasilmasin. |
Cevap: Atsızca. |
Cevap: Atsızca. TÜRKÇÜLÜK NEDİR? Osmanlı imparatorluğunun son yıllarında devletin Osmanlı milliyetçiliği veya İslam kardeşliği temellerine dayandırılması fikirleri akımları karşısında, Devletin asıl sahibi olan Türk Milletine dayanması gerektiğini savunanlara Türkçü; onların ilkelerine dayanan akıma da Türkçülük denir. Türkçülük, “Her şey Türk için, Türk’e göre†fikrini savunan Türk Milliyetçiliğinin adıdır. Arap ve Batı Kültürüne karşıdır. Eski Türk kültürüne dönülmesi gerektiğini savunur. İslam adı altında Arap geleneklerinin Türk Halkına dayatılmasına karşıdır. Devletin kurucu unsur olan Türklere dayanması temelinde ortaya çıkan Türkçülük, daha sonra “Her şey Türk İçin, Türk’e Göre†fikrinin gteliştirilmesiyle tamamen bir Toplumsal Dönüşüm Projesi haline gelmiş ve özellikle Arap, İran ve Kürt kültüründen gelen ilkelliklerin Türk toplum ve kültür hayatından ayıklanarak Ulusal Kültürün yeniden inşasını hedefleyen sosyal-kültürel bir içerik kazanmıştır. Ziya Gökalp, “her ulusun modernleşmek için Batı’yı örnek almalıdır, ancak Türkler’in Arap kültürünü almalarından önceki kültürlerine bakmalarının yeterli olacaktır†der. Türkçülük, dört kaynaktan gelmektedir: 1. Kökü çok eski olan ve Türk ulusunun bilinç altında yüzyıllardan beri yaşayan milliyetçilik; 2. Tanzimat'tan sonra, Avrupa'daki milliyetçiliklere benzeyen halkçı bir hareketin bizde de tatbik olunmasını isteyen milliyetçilik hareketi; 3.Devletimizin içindeki yabancı unsurların ihaneti dolayısıyle doğan tepki; 4.Türklerin 400 yıldan beri çektikleri büyük sıkıntılar. Bu dört kaynaktan gelen düşünceler birbiriyle kaynaşıp yoğrularak bugünkü Türkçülük ortaya çıkmıştır. Türkler, Türkçülük ile güçlenecek, kurtulacak, ilerleyecek, yükselecektir. Bir millet yükselme iradesini taşımazsa, kendine güveni olmazsa, başkalarını taklitten başka bir şey yapamazsa, geçmişiyle övünmezse, başkalarından üstün olmak istemezse, varlık ve devamlılığı için ölümü göze alamazsa, savaştan korkarsa, o millet içinden çürümüş demektir. İnsanlığın tarihinde büyük kasırgalar eskiden zaman zaman gelip geçerdi. Gitgide bu kasırgalar sıklaşıyor. Bu gidişle tarih, ebedi bir kasırgadan ibaret kalacak gibi gözüküyor. Bugün ayakta kalabilmek için eskisi kadar sağlam olmak yetişmiyor. Çok güçlü, çok sağlam, çok sert, çok yürekli olmak gerekiyor. Bunun da bizim için birinci şartı, Milliyetçilik ülküsüne sıkısıkıya yapışmaktır. Şaşıran, ürken, sapıtan milletleri, tarih bağışlamıyor. |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 19:58. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.9 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.
Site kurucuları: Damla ve Meltem