Forumunuz.Com

Forumunuz.Com (https://www.forumunuz.com/)
-   Üye Günlüğü (https://www.forumunuz.com/uye-gunlugu/)
-   -   Düş Çürükleri (https://www.forumunuz.com/uye-gunlugu/59403-dus-curukleri.html)

Nyenaira 08 Ekim 2015 14:11

Cevap: Şimdi Saat Sensizliğin Ertesi..
 
http://41.media.tumblr.com/7f41d9839...06ho1_1280.jpg

İçimi dökmek istemiyorum
zaten zor topladım..

Nyenaira 08 Ekim 2015 14:11

Cevap: Şimdi Saat Sensizliğin Ertesi..
 
http://41.media.tumblr.com/5f0df3cf3...t4fso1_500.jpg
Kendine iyi bak..
ben artık bakamıyorum..

Nyenaira 08 Ekim 2015 14:13

Cevap: Şimdi Saat Sensizliğin Ertesi..
 

Nyenaira 08 Ekim 2015 19:26

Cevap: Şimdi Saat Sensizliğin Ertesi..
 
Senli bir yokluk benimkisi.
Sen gidiyorsun ama
Bende kaliyorsun
Cunku ben senim
Sen giderken kendini de olduruyorsun
Sanki o sen ondan ayrilirsan yine forumlara
Girersin derken bilmisti
Yada ben ahmet kayadan
Ayriligin hediyesine eslik ederek
Cagirmistim ayriligi.
Ama bak hala bendesin
Sesindeki huzne yar edindim kendimi
Ve sen en guzel yar'a oldun bende.
Bugun babam golgesini
Cekebilirdi her an.
Terkedebilirdi bizi.
Sana diyemedim. Gitme dedim.
Sana cok gitme dedim turuncu geminin kaptani.
Yine sanki bilmis gibi
Bir Ahmet Kaya sarkisinda dedigi gibi
Gozum.yasariyor
Yuregim.kaniyor
OLMASAYDI SONUMUZ BOYLE
....

Nyenaira 08 Ekim 2015 22:08

Cevap: Şimdi Saat Sensizliğin Ertesi..
 
Ah be gunluk. Yasiyorum ama bildigin gibi de degilim.
Bitki gibiyim. Gulemiyorum. Zaten gulsem.egreti durur.
Yuzum bana ait degil sanki. Hayalet gormus gibiyim
Nedense kirec gibi.
Öldüm mü dersin bu yokluk ondan midir?

Nyenaira 08 Ekim 2015 23:19

Cevap: Şimdi Saat Sensizliğin Ertesi..
 
Sen yine de sor beni
Nasilsin de
Ben iyi olurum...

Nyenaira 09 Ekim 2015 07:35

Cevap: Şimdi Saat Sensizliğin Ertesi..
 
Biraz değiştim,
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar

Değiştim
Unutamadığım sözlerinin arasında sıkışıyorum,
Bir yanım kendimi kolluyor bir yanım seni
Ben benimle savaşıyorum,
Seninle değil

Sonucu kılıcı kuşananından belli olan bir savaşın,
ne kazanabileni ne de kaybedeniyim
Sorun değil

Elbet Alışırım
Biraz alıştım.
Her şey kadar, her kez kadar, sen kadar

Alıştım!
Varlığını istemediğim tüm eksik yanları
Ve çokluğunu da, yokluğunu da istemediğim
iki arada bir derede duyguya alışıyorum
Bir yanım bırak diyor bir yanıma
Kesin değil! Henüz tanıştık
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar

Tanıdığımı sandığım bana daha yakınım artık
Duvarlara anlatırken öğrendiklerim kendi hakkımda
Ve aynalarda ağlarken gördüklerim kendi tarafımda
Bir yanım memnun oldum diyor,
bir yanım tanıyamadım daha
Samimi değil
Bir hayli kırıldım
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar

Canıma batan her halin felç gibi indi bedenime
Gözlerimden tut da ciğerlerime kadar kırgınım
Aslında ne sana, ne olanlara
Kendime kırgınım!..
Maziye hiç değil, âna kırgınım
Anlatamadığım, anlayamadığım masalların bana yaptıklarına
Dinlediğim şarkılarda bana seni anımsatan şarkıcılara
Beni anladığın kelimelerin bana her şeyi anlatıyor gibi geliyor oluşuna
Bir hayli kırgınım
Beni ben kırdım oysa
İyi değilim.
Galiba yoruldum
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar

Kalbime, kalbimi kanıtlamaktan
Ve kanıtladığıma kendimi inandırmaktan
Ve dahası kocaman bir sahada tek başına koşmaktan yoruldum
Aslında ne pişmanım ne de pes ediyorum!..
Sadece beni kaybettikçe seni kaybediyorum.
Şu kalp denen, beni bana sorgulatıyor artık
Ki Seni sorgulamamasını nasıl beklerim?!..

Toprağa bakan yanım senden zaten ayrı
Sana bakan yanımsa toprakla aynı
Hıh! Ne yaparsan yap, gördüğünün seni görmesini bekleyemezsin!

Gözlerim yorgun
Dudaklarım, dudaklarım hissiz
Dokunulmadan geçen yıllar bana ağır
Sarılmadan geçip giden uğurlamaların, kavuşmaları hep beklentisiz
Söyleyemediklerini söylesende şimdi
Sesine aşina yanım, onca sessizlikten sonra artık sağır!
İsteyerek değil
Çok çalıştım

Paylaştığımız hayatımızda bıraktığın onca üstü kapalı git izine
Beni yerle bir eden kendince açık olan her tepkiye
Ve bence bana tanımadığım bir adamı göstermene rağmen
Daha öncede gitmiştim
Çok çalıştım
Paylaştığımız hayatımızda bıraktığın onca üstü kapalı git izine
Beni yerle bir eden kendince açık olan her tepkine
Ve bende bana tanımadığım bir adamı göstermene rağmen
Gitmek için, bitmek için, sana huzur vermek için
Çok çalıştım

Daha öncede gitmiştim
Kendi isteğimle
Anladım ki daha önce sevmemiştim!

Çok çalıştım inan
Değişen yanımın aslında hep aynı olduğunu göstermeye
Her defasında daha da tozlanan canımı kırmadan korumaya
Ve alışmaya kendime
Bu göz gözü görmez dumanlı halime
Çok alışmaya çalıştım hem de

Tanıştım seninle doğan yanımla da, ölen yanımla da
Birini yaşattım! Yaşatıyorum da hala
Ama diğerinin ölmesine engel olamıyorum da

Yorulmak, dinlenmekten geçmiyor
An be an çöküyor, insanın içindeki güç
Işığı sönüyor
Beyaza dönüyor rengi git gide
Hissizleşiyor

Ne yormak istedim Seni,
Nede yormak kendimi
Çok çalıştım
Gitmeye de kalmaya da
İkisi de aynı acı, ikiside rezil
Daha öncede gitmiştim
Ama böyle kalarak değil
Böyle kalarak değil

Can Yücel - Biraz Değiştim

Nyenaira 09 Ekim 2015 11:27

Cevap: Şimdi Saat Sensizliğin Ertesi..
 
değiş



sırf yazmak olsun diye biraz. biraz da şaşkınlıktan.

dün gece bir şeyler karaladım. ara ara yazdığım saçma bir şey var kendi kendime. son yazdığım paragraf şuydu: Ellerimizi uzattık, memnun olduk. Güldürdük sonra birbirimizi, ikinci çaylarımızı isterken şekerli çay içtiğini fark ettim sonra. Oradan belliydi bir maraz çıkacağı. Aşklar ya karşılıklı aynı anda aynı yöne doğru çay karıştırırken ya da şekerleri garsona aynı anda geri verince başlar çünkü. Gerisi yalan. Gerisi yalan dolan."

bugün, akşamüstü işbu blogpost'u görüp bir blogum olduğunu hatırlayınca açtım blog'u, geriye doğru bakındım biraz. bundan tam bir yıl beş ay önce şöyle yazmışım: "insan birine nasıl aşık olduğunu çok saçma anlarda fark ediyor. mesela ben bir keresinde çayı karıştırırken fark etmiştim. çayı şekersiz içerim, hayatta en özlediğim seslerden biridir çay karıştırma sesi. başka, saçma, müthiş armonik bir melodi bence. çay içiyorduk şimdi yıkılmış çay bahçelerinden birinde. anlatırken gözüm eline, kulağım çay karıştırma sesine takılmıştı. mideme bir yumruk indi sanki. öyle işte.

resmen yalancılık.

Nyenaira 09 Ekim 2015 11:40

Cevap: Şimdi Saat Sensizliğin Ertesi..
 
hayata genellikle ben topu ayağımdan çıkarayım da o düşünsün diye baktığımdan, bu kadar çalım beni pek yoruyor.

Nyenaira 09 Ekim 2015 12:05

Cevap: Şimdi Saat Sensizliğin Ertesi..
 
Babasının arabasını apartmanın otoparkına girdiğini görmüş gibi, eve dönerken babasının arabasını kapının önünde görmüş, evde onu beklediğini hemen bilmiş gibi sevdi onu.

Babası yoktu, onun yerine onu koymuştu.
Kapıdan babası girdiğinde ona sarıldığı gibi sarılıyordu ona. Şefkatle, o biçimsiz sevgiyle karmakarışıktı. Aşık gibi, değil gibi, ondan sadece şefkat bekler gibi,ona şefkat göstermek ister gibi sevdi onu.
Gözlerine her baktığında yeterince sevemediğini düşündüğü babasını gördü. Hiç gösterememişti ona onu ne kadar çok sevdiğini, yani hiç sözcüklere dökememişti. Başkalarına hep derdi babamı çok seviyorum diye de babası hiç bilmezdi onun babasını ne kadar çok sevdiğini. Sevmek ayıpmış gibi, sevdiğini söylemek ayıpmış gibi hiç söylemedi.
Sonra babasının yerine başka adamları koydu, onları sevdi, onlara onları sevdiğini söyledi, babasını anlattı, babasını ne kadar çok sevdiğini, babasına sarıldığında dünyaya sarılıyormuş gibi hissettiğini anlattı, ama babasına hiç bunu anlatamadığını anlatamadı.
Sonra babası öldü, o öldüğünde ona ancak söyleyebildi onu ne kadar çok sevdiğini, her sarıldığında canına sarıldığını, her kız çocuğu gibi ilk babasına aşık olduğunu, her seviştiği adamı babasına benzetmeye çalıştığını.
Babası onu çok seviyordu.

Işin kötüsü, o da bunu annesinden duymuştu.


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 22:13.

Powered by vBulletin® Version 3.8.9   Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.

Site kurucuları: Damla ve Meltem