![]() |
"...mış gibi yaptım; Ve daha bir sürü şey, Şuramda....." http://i.hizliresim.com/KgrMQx.jpg Bilmek bazen öyle acıtır ki. Söylemek istediğimiz ne varsa kalır dilimizin ucunda.. Söyleyemediğimiz ne varsa dilimize de vurmaz zaten. İşte bu yüzdendir ki vurması için görmemiz gerekir. Öte yandan da görmek için ise çok bir şeyi yapmaya gerek yoktur, Yapmayı istemek yeter çoğu zaman.. Ve ben bundan ziyadedir ki bu aralar hep mış gibi yapmış. Ve daha bir sürü şeyi, Şuramda saklamışımdır. Kalbimdeki ağırlığınca acı yokluğunda ki hasretin kavuruculuğu'dur. Acının sebebi kirpiklerimde yer edinmiş gözyaşımdır. Gözyaşlarım ise kurumuş olsa da akacak bir yolu vardır elbette. Aşkların hep kiraz mevsiminde yaşanmışlığı vardır artık. İnancı kalmamış bir cevaptır bu benim için. Tüm sözcüklerim harflerle birleşip bir güvercin çığlığına saklanmıştır. Benim için sadece siyah vardır. Gündüzüm siyah, gecem siyah, şiirlerimde yazdığım gökyüzüm siyah. Siyahın her tonunda bir dem kavrulmuştur acılarım. Hele ki yeryüzünde böylesine yalanlar yaşanırken.. Umutlarım yoktur benim, kimsesizliğim ve sessizliğimde arda kalan… Yıldızlarım ise kaymıştır çoktan unutmuşumdur bir anın karanlığında, oysaki bir emanet gibi bekliyorlardır beni, Uykusuz gecelerin ışığında.. İşte bu yüzden otopsisini istemeliyim cenazesini kaldırdığım umutlarımın, Çünkü hiç bir umut intihar meyillisi olmaz hala küçük kız çocuğunun gülüşlerini bir tebessüme emanet etmiş olan yüreğimde.. Renksiz bir gökkuşağımın hesabını sormalıyımdır belki de kimbilir…. Sara Anlık Karalamalar |
Cevap: "...mış gibi yaptım; Ve daha bir sürü şey, Şuramda....." Günlüğünüz hayırlı olsun ;hoplove:pembebalon: |
Cevap: "...mış gibi yaptım; Ve daha bir sürü şey, Şuramda....." günlüğünüz hayırlı olsun ;gul |
Cevap: "...mış gibi yaptım; Ve daha bir sürü şey, Şuramda....." Alıntı:
Alıntı:
|
Cevap: "...mış gibi yaptım; Ve daha bir sürü şey, Şuramda....." http://2.bp.blogspot.com/-otzVIrO9oB...a-hayaller.jpg Kaç dem daha vuracak yüreğimin teline. Kaç insan daha istila edecek ruhumuzun köhne sokaklarını. Söylesene kaç şehir daha girecek aramıza yahut kaç adım kalacak birbirimize. Mesafelerin uzunluğundan değil ki bizim ayrılığımız.. Paragraf arasındaki iki ayrı alfabeden anlamsız farklı iki ayrı dil bilgisi gibi dökülüyoruz sevda üstüne.. Sen, ben, biz farklı duygular.. Söz de dara düşüyor bazen. Harfler yetersiz kalıyor, her duygunun dilde bir karşılığı yok olduğundan olsa gerek. Büyük bir ah çeker gibi çekiyorum ismini, içimi kavuran bir yangın; dili, özü, sözü yarıp geçen sel gibi; gibi ama kendi değil! Nasıl anlatılır ki bu his? Hangi harfleri birleştirsem, yetersiz kalır alfabemdeki tüm harfler... Ben ki bütün ünlü harfleri söndürdüm bir bir, gökyüzündeki yıldızlar gibi kaydırdım hepsini sadece ünsüzler yanıyor şimdi gecemde.. İçinde sen olmayan ben gibi, yan yana duran sessiz harfler, bir anlam taşımıyor. Tıpkı sen/siz olan biz gibi... Sara.... Anlık Karalamalar... |
Cevap: "...mış gibi yaptım; Ve daha bir sürü şey, Şuramda....." Çok güzel. |
Cevap: "...mış gibi yaptım; Ve daha bir sürü şey, Şuramda....." Biliyorum uzun zaman oldu, kelimelerimi katletmeyeli, soysuz cümlelerle harflerimi birleştirirken daha geçmişe gitmek istemeyeli.. Çok uzun zaman oldu... Aslında ne çok istiyorum biliyor musun geçmişe dönmeyi, dünkü çocuk olmayı, yaraların yüreğimde değil de dizim de olup izinin geçmesini... Yüreğindekinin izi geçmiyormuş bunu öğrenmemeyi... Biliyorum gözlerimi kelimelerimle buluşturmamalıyım! Kan revanken hala bu kadar tazeyken aslında geçmeyen geçmiş için... Bir bilsen! Benim seni öyle çok sevebilme ihtimalim var olduğunu ama olmayacak duam olduğunu ve senin bende bir tane bile sen bulamayacak kadar bana uzak olduğunu... Bir anlasan! Burkulmuş gökyüzümde onca yıldız dururken,bir tek seni tutup.. Gölgene sığınıp uyuduğumu! Bir görebilsen! Kendimi unutup, siyahın katran karanlığına gömdüğümü ya da.. İçimde ki kız çocuğunu öldürdüğünü! Bir duysan! Sesimin titrek çığlığını, İçten içe bir yangınken Cümlelerimin her molasında çıkan “Ah Sen†yalnızlığımı! Ama bilemezsin.. Senden gideli çok uzun zaman olduğunu... Bazen kelimelerime sığınıp gitmek istiyorum kendimden bile, sözlerimin, harflerimin bittiği bir nokta o kadar çok yoruluyorum ki anlamıyorum insan denen şahsiyetleri hep bu yüzden de hayatım patlak bir lastik gibi her insanda bir kez daha yalpalıyor.. Bu kadar mı bıktım herşeyden bilemiyorum... Sara Anlık Karalamalar... |
Cevap: "...mış gibi yaptım; Ve daha bir sürü şey, Şuramda....." Bazı anlar vardır kelimelerin ketum olur hiç bir harfi birleştiremezsin... Belki biraz hüzün biraz umut ama daha çok acı vardır yutmaya zorlandığın... Bir çok yalan söylersin kendine sırf biraz mutluluk için... Fakat yüreğinde taşımayı tercih etmediğinde dilinden dökülmeye başlar hepsi de. Aslında bu da bir yalandır.. Yüreğinde olmayan dilinde olamaz, dilin de olan zaten yüreğine sahiptir.. Sara.... Anlık Karalamalar.... |
Cevap: "...mış gibi yaptım; Ve daha bir sürü şey, Şuramda....." Gece güne bahşet(miş) umutlarını her doğan günde tekrar tekrar doğsun diye... Sara.... Anlık Karalamalar.... |
Cevap: "...mış gibi yaptım; Ve daha bir sürü şey, Şuramda....." Dar ağacında sallanıyor şimdi kelimelerim saçma sapan bir beklentinin koynunda, siyaha boyanan yüreğimin herhangi bir zerresine jilet atmışcasına atıyor damarım, seni anınca dilim kan kaybına uğruyor zihnim.. Bulanıyor düşüncelerim.. Sara.... Anlık Karalamalar.... |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 20:35. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.9 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.
Site kurucuları: Damla ve Meltem