Gidiyorum,
yarım kalan sözlerin
merakına düştükten sonra
belki yaşanacak aşkların gizlisinde kalırım
belki kavgalara bilemem düşlere bulaşırım
meraklanma sen
yinede bir tutam güneş olacak koynumda
yeterki yeterki leke değmesin
gül tenli ellerimize
sevdalar yaşamak içindir
ölümde yakışır bize
soluk seslerini duydum aysız geceler
ılık bir tebessüm değildi
karanlık içinden seçmeye çalıştıklarım
değildi, bu yorgunluk benim değildi
ve ben artık seninle koşamam bağışla beni küçüğüm
ayaklarım uyum sağlamaz adımlarına
yüzlerce kavga bıraktım ardımda
üstelik bunlarda sen yoktun
çağlara iz düşüren tekil kahramanlar yoktu
bedeli peşin ödenmiş ömürlerin
kanlı ibareleri vardı sadece
yeterki yeterki leke değmesin
gül tenli ellerimize
sevdalar yaşamak içindir
ölümde yakışır bize
gidiyorum
sokak ışıklarında gölgeler büyüterek
belki varlığı ispat istemez bir kursun olurum
belki körpecik bakışlara kalkan olurum
meraklanma sen
yinede gözyaşların saklı kalacak
yeterki yeterki leke değmesin
gül tenli ellerimize
sevdalar yaşamak içindir
ölümde yakışır bize
binlerce kez koştum
sadece koştum
yıkık kentlerin enkaz bulvarlarında
nasıl koşulursa molozlar içinde
öyle koştum
ve şarkılar dinledim korkulu çığlıklı
ve içinde uçurumlar olan şarkılar
ve şarkılar söyledim inançlı
yürekli sevdaya durmuş şarkılar
yüreğimi kalkan ettim kanlı duruşlara sevdamı volkan ettim
hoşçakal küçüğüm
alnım ak başım dik gidiyorum
bilesin ki bazen ölüm de yakışır bize...