
Başbakan Ahmet Davutoğlu ile CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun son koalisyon görüşmesi bugün yapıldı. Görüşme 1 saat 35 dakika sürdü. Görüşme sonrası ilk açıklamayı Başbakan Davutoğlu yaptı. Davutoğlu, "CHP ile bir hükümet ortaklığı gerçekleştirecek zeminin olmadığı anlaşılmıştır. Yeniden milli iradedeye başvurmanın artık tek ihtimal haline geldiğini söyleyebiliriz. Erken seçim şu anda güçlü bir ihtimaldir." dedi.
Davutoğlu'nun açıklamalarından satır başları şöyle:
"Kapsamlı bilgi sunmak için huzurunuzdayız. 7 Haziran seçimleri ülkemizin önünde yeni tablo kurmuştur. Milletin kararı her şeyin üzerindedir. Size teknik olarak Sayın Kılıçdaroğlu ve CHP yönetimi ile yapmış olduğumuz görüşmeyi sunmayacağım. Millet görev, ödev verir dedik. Eğer millet görev vermişse 'sen hata yaptın, tekrar düşün' demeden önce ödevi doğru idrak etmek için 7 Haziran'dan itibaren yoğun değerlendirme sürecinden geçtik.
"3 ÖNEMLİ GÖREV İÇİN MİLLETİN HUZURUNDAYIZ"
Üç önemli ödevi yapmak için milletin huzurundayız. Birincisi yüzde 41 oy oranı ile milletimiz AK Parti'ye 'biz sana tek başına iktidarı vermemişsek de ülkeyi yönetmeyi senin tarafından yapılacağına inanıyoruz' Bu ülkeyi hükümetsiz bırakmayacağımızı, kaos çıkarmak isteyenlere fırsat vermeyeceğimizi ifade etmiştim. İki ay içinde zor süreçlerden geçtik. Ülkemizde güvenlik riski söz konusu olduğunda devletimiz harekete geçirildi. Kimse karamsarlığa ve fırsatçılığa yönelmesin.
İkinci ödevimiz madem oylarımızda düşme yaşandı, milli irade bize 'kendinizi muhasebe edin ve kendinizi değerlendirin' demiştir. Bunun için de 7 Haziran'dan bu yana kurucu değerlerimiz ve ilkelerimiz etrafında parti olarak ne gibi tedbirler alınmalı hususunda iç muhasebeyi başlattık, sürdürüyoruz. Yarın partimizin 14. yıl dönümüdür. Yarın bu konulara detaylı gireceğiz. AK Parti yoluna devam edecektir.
"SONUÇ ÇIKMAZSA YAPILACAK YOL BELLİDİR"
Üçüncü ödev milletimiz 'siz ülkeyi hükümetsiz bırakmamak için uzlaşı içinde oturun ve konuşun' dedi. Kimseye bu yetki devredilmemişse bu koalisyon görüşmelerinden daha doğalı yoktur. Eğer sonuç çıkmazsa yapılacak bellidir.
Herkes şahittir. Açık, ilkeli, şeffaf temasları sürdürdüm. Biz 9 Temmuz'da partilerle görüşeceğiz, tüm sivil toplumda temas kapılarımız açık kalacak ve ülkemizi hükümetsiz bırakmamak için elimizden geleni yapacağız dedik.
"CHP'YE REFORM HÜKÜMETİNİ TEKLİF ETTİK ANCAK..."
CHP'ye, özellikle üzerinde mutabık kaldığımız zeminde, başka seçenekleri de değerlendirmek üzere, süreli bir reform hükümeti kurularak seçimleri de göz önünde bulundurarak, ülkeyi seçim öncesinde hükümetsiz bırakmamak adına teklifte bulunduk. Ancak sayın Kılıçdaroğlu, reform hükümeti hakkında kaygılarını iletti.
"KOALİSYON YOK"
Sonucunda geldiğimiz noktada bir hükümet ortaklığı gerçekleştirecek zeminin olmadığı anlaşılmıştır. Bu diyalogların sürdürülmesi, ancak şu anda bir hükümet ortaklığı kuracak zeminin olmadığı anlaşılmıştır. Halkımız evet tek parti kurma çoğunluğunu bize vermedi ama, ülkeyi yönetme sorumluluğunu vermiştir. Bu yüzden çabalarımız devam edecek. Ülkemizin hükümetsiz kalmaması için çabalarımızı sürdüreceğiz.
"BUNU OLUMSUZ OLARAK GÖRMEYİN"
Milletimizin, siyasi iç ve dış çevrelerin bunu olumsuz bir gelişme olarak telakki etmemesini istiyorum. Neden? Çünkü her şey meşruiyet çizgisi içinde ve halkın önünde cereyan etmiştir. İki parti, iki genel başkan olarak karşılıklı anlayış içinde yeni bir siyasi kültür örneği sergileyecek bir tutum ortaya koyduk. Anlaşmak ve anlaşmamak yürütülen müzakerelerde doğal iki sonuçtur. Anlaşmak ne kadar doğalsa anlaşmamak da doğaldır. Önemli olan hangi sonuca ulaştığınız kadar bu sonuca ulaşırken sergilediğiniz tavırdır.
ERKEN SEÇİM KAPIDA
Ayrıca buradan çıkan bir sonuç eğer hükümet çalışmalarının sürmesiyse, ikinci bir sonuç da görünen o ki bütün bu değerlendirmeler ve Sayın Bahçeli'nin erken seçim yönündeki genel açıklamaları gözönüne alındığında, ülkemizin kalıcı bir istikrar ve bütün bu yollar ve yöntemler denendikten sonra tekrar milli iradeye başvurma zarureti ihtimal olarak çok yükselmiştir, hatta tek ihtimal haline gelmiştir diyebiliriz."