İctihadî görüşler ve fıkhî ekolleşmeler hakkında iyi niyetle yapılan hatalı
ictihad için bile ecir olduğu ilkesinden hareketle, hak-bâtıl, sünnet-bid‘at
ayırımı ve nitelendirmesi doğru olmayıp en fazla isabetli-isabetsiz, yanlışdoğru
gibi nitelendirmeler yapılabilir. Siyasî ve itikadî bir hareket olan Şîa'-
nın aynı zamanda kendine özgü fıkhî doktrin ve çözüm de ürettiğini, ancak
Şîa'nın Ehl-i sünnet dışında tutulmasının sebebinin mezhebin fıkhî görüşleri
değil siyasî tutumu ve itikadî görüşleri olduğunu burada tekrar hatırlatmak
gerekir. Şîa kısmının ayrı bir blok oluşturması ve hicrî ilk asırlarda münferit
görüş ve ekollerin çoğunun da zamanla unutulması veya taraftarlarının
kalmaması sonucu, Sünnî dünyada Hanefî, Mâlikî, Şâfiî ve Hanbelî mezhepleri
kalmış, Şîa kesiminde de Ca‘feriyye ve Zeydiyye mezhepleri kayda
değer ölçüde yaygınlık kazanmış ve günümüze kadar belirli yoğunlukta
yaşama imkânı bulmuştur.