Şâfiî mezhebinin kurucusu sayılan, Muhammed b. İdrîs eş-Şâfiî 150
(767) yılında Gazze şehrinde (Filistin) doğdu. İmam Mâlik'ten Medine fıkhını,
İmam Muhammed'den Irak fıkhını öğrendi. Böylece Hicaz fıkhı ile Irak
fıkhını birleştirdi. İmam Şâfiî Bağdat'ta muhtemelen iki yıl kadar kaldıktan
sonra Mekke'ye döndü ve Mekke'de dokuz sene ders verdi. Bu devir Şâfiî'-
nin ilim hayatının en verimli devridir. Çünkü o, Mekke'ye ehl-i re’y fıkhı ile
ehl-i hadîs fıkhını birleştirerek dönmüş, yaptığı seyahatlerde asrında yaşayan
âlimlerin görüşlerine vâkıf olmuş, onları incelemiş, rivayet ettikleri hadislerin
çoğunu toplamıştı.
İmam Şâfiî hicrî 195 senesinde tekrar Bağdat'a geldi. Bu ikinci gelişinde,
artık o Irak ve Hicaz fıkıh ekollerini derinlemesine incelemiş, fıkıhta kendi
usulünü ortaya koymuş olarak talebe yetiştirmeye başladı. Hicrî 198 yılında
Mısır'a gitti ve 204 (820) yılında orada vefat etti. Vefat ettiği zaman elli dört
yaşında idi. Mısır'da kaldığı dört sene içinde tecrübeleri ve yeni muhitin
şartları ışığında eski bilgilerini yeniden etüt etmeye başladı, bazı görüşlerinden
vazgeçti, yenilerini ortaya koydu. Böylece onun rücû ettiği eski görüşleri
ile yeni görüşlerinden oluşan "mezheb-i kadîm"i ve "mezheb-i cedîd"i
teşekkül etmiş oldu. O hicrî 204 yılında Mısır'da vefat ettiği zaman arkasında
zengin bir fıkıh hazinesi ve kalabalık bir talebe topluluğu bıraktı.
Mekke, Bağdat ve Mısır'da yetiştirdiği seçkin talebeleri onun eserlerini okuttular,
görüşlerini ve diğer fakihlerle olan ihtilâflarını naklettiler. İşte bu öğrencilerin
gittikçe genişleyen ders halkaları neticesinde Şâfiî mezhebi ortaya
çıkmış oldu.
Şâfiî mezhebi önce Mısır'da sonra Suriye, Irak, Horasan ve Mâverâünnehir'de
yayıldı. Çoğu zaman fetvada ve öğretimde Hanefîler'le yan yana
yer aldı. Bugün Şâfiî mezhebi ülkemizin güneydoğu ve doğu illeri ile yukarıda
sayılan bölgelerde yaygın durumdadır.
Hanbelî mezhebinin kurucusu sayılan, Ahmed b. Hanbel hicrî 164 yılında
Bağdat'ta dünyaya geldi. Genç yaştan itibaren Bağdat'ta hadis toplamaya
başladı. Hicrî 186 yılına kadar hadis âlimlerinden dinlediği bütün hadisleri
kaleme aldı. Hadis araştırma ve tesbiti amacıyla İslâm ülkelerini diyar diyar
dolaştı. Ahmed b. Hanbel hadis ilminde rivayete önem verdiği kadar,
naslardan hüküm çıkarmaya da itina gösterdi. O İmam Şâfiî'nin fıkıhtaki bilgi38
İLMİHAL
sine, hüküm çıkarma ve istinbat usul ve metoduna hayrandı. Ahmed b. Hanbel
Mekke'de, Bağdat'ta İmam Şâfiî'den bu metotları öğrendi ve benimsedi.
Böylece hadisleri sadece rivayetle yetinmeyip, onların fıkhî mâna ve maksatlarını
da araştırdı. Olgunluk yaşına geldiği zaman ders okutmaya ve fetva vermeye
başladı. Bu devirde fakihlerin çalışmaları meyvelerini vermiş, çok değerli
fıkıh eserleri birer birer ortaya çıkmış, ilk üç mezhebin birinci el kaynakları
tedvîn edilmişti. İmam Ahmed b. Hanbel kendisini böyle zengin bir fıkıh servetinin
içinde buldu. Bunlardan en iyi bir şekilde istifade etmesini bildi.