"Kadimler zamanı sonu gelmeyen siklüslere bölerlerdi. Çark içinde çarklar. Ve her söz konusu devinimin de kozmik, dünyevi, fiziksel veya metafizik bir olayının başını veya sonunu işaret eden farklı süreleri vardı."
H.P. Blavatsky, Theosophical Glossary
Kalaçakra
Kalaçakra, Sanskritçe'de zaman siklüslerine verilen addır (kala = zaman, çakra = çark, daire). Uzun süre Uzak-Doğu'da bulunan Andrew Tomas bu konuda şöyle diyor: "Kanjour ve Tanjour adlı Tibet kutsal kitapları Şambala (Orta Asya'da efsanevi ve gizli bir ruhsal şehir, dünyanın ruhsal merkezi) el yazmalarından metinler içerdiği iddia edilir... Bu Tibetli kutsal kitaplar aynı zamanda sadece inisiye edilmiş Lama'ların (Tibet Budist rahipleri) anlayabileceği sembol ve mecazlara örtülü olarak Kalaçakra biliminden söz edilir. Tibet Budizmi'nde inanılır ki Kalaçakra bilgisi Bodişatvaların gizli alemine idrak kapısını açar. Bodişatvalar dünyadaki evrimlerini tamamlayıp insanlara yardım eden yüksek varlıklardır" (20).
Siklüsler konusunda bu bölümde tam kapsamlı bilgi vermek mümkün olmadı. Şüphesiz bu ilimi araştırmak, öğrenmek ve mevcut kaynaklardan sentez kurmak bir ömür gerekir. Blavatsky'nin eserlerinde oldukça karmaşık kozmik siklüsler verilmektedir. Astronomi, fizik, biyoloji bilimlerin her birinde çeşitli siklüsler vardır. Bu konularda araştırmalar yapılmış, değerli kitaplar yazılmıştır. Aşağıdaki tabloda siklüsleri birbirine ilişkili olarak göstermeye çalıştık:
1) Kadimler nefesin alıp verilişine kozmik anlam verirlerdi. Nefesin alışı pozitif, verilişi negatif bir devre tamamlar. Bazı Hint Tantrik eserler insanın bir günde alması gereken nefes adetini 2160 olarak verirler, ancak bu durumda insanın nefesin 40 saniyelik bir süreye çıkarması gerekir, ki bunun farklı bir bilgi düzeyi içerdiğini gösterir. Bizim nefes alış verişimizin hücrelere karşı etkisi, bize kıyasla aynı gündüz ve geceye bedel olmalıdır. Hücrelerin barındığı atomlar içinde bir yıla tekabül ettiği denilebilir.
2) İnsan sisteminden dünya sistemine çıktığımızda. Bir gün ve gece (24 saat, 86,400 saniye) de dünya seviyesinde nefes alıp vermeye bedel olmalıdır. Gündüz dünya güneşten ışık ve ısı alır, gecede onları verir. İnsan açısından bu siklüs uyanık ve uyku sürecinin tamamlanmasıdır. Hücre içinse, yaz ve kış devrelerini tamamlayan yıla bedel olmalıdır.
3) Bir yıl (360 Sümer günü, 31,104,000 Sümer saniyesi). Dünya açısından bir güne bedel olmalıdır. Nasıl biz bir günde dünyanın etrafında dönüyorsak. Dünya da bir yılda güneşin etrafında dönüyor.
4) 7 yıllık dönemde insan yaşamında belirli değişimler geçirmektedir ve evrelere girmektedir. İnsan bedeninde bütün hücreler yedi yılda bir yenilenir. Dolayısıyla onu bir hücre ömrü olarak kabul edebiliriz.
5) Bir Ömür (72 yıl, 25,920 Sümer günü). 25,920 yıllık Büyük Yılında bir derece ilerlemesine eşittir. Ömür sonu hücre açısından kıyamet günüdür, çünkü bütün hücreler birlikte ölmektedir. Reenkarnasyon doktrininde bir ömür ruhun gündüzüdür, ölüm hali ve öte alem gecesi ve yenden doğumu yeni bir günün başlangıcıdır.
6) Bir Büyük Ay (2160 yıl, 25920 ay)
7) Bir Büyük Yıl (25,920 yıl, 311,040 ay). Dünya açısından bir yıla tekabül eder, çünkü bu devrede dünya sabit yıldızlara göre tam bir dönüş yapar.
Hazırlayan Kemal Menemencioğlu
Hayatın ağıtını bilenler anlar ancak.
Değeri değere değen kavrar.
Bilgi kokmayan karşı çıkışlarda cehalet kokusu ve kompleks vardır.