seviyorum seni dedim. neden dediğimi bilemedi, bilemeyecekti de. çünkü ben hala neden olduğunu bilmesem de oturup onun da izlediği bir şey izlerken o sahnede ya çok üzülürse diye hala üzülüyorsam, hala seviyorum demekti işte. bunu bu kadar basit bir şekilde anlatabilirdim ama anlatamam. devir, karşılık beklenen sevgilerin devri; birini sırf size benziyor diye sevmenin devri değil. onun kapkaranlık gözünde bir saniyeliğine bir ışık gördün diye sevmenin devri değil. birini sevince o da seni sevsin diye düşünmenin devri. birini sadece öyle birisi olduğu için sevmenin, çocuğun gibi sevmenin devri değil. neyin devri diye sorsanız, ona da verecek cevabım yok. en azından bugün canım istemiyor
.