blazeofglory Nickli Üyeden Alıntı
Allah mukaddes kitabında insanları İnananlar , inkar edenler ve inanmış gibi görünüp aslında menfi duygularla hareket edenler diye üçe ayırmıştır . En tehlikeli zümre olan münafıkları da aşağıda paylaştığım ayetlerde net bir şekilde tarif etmiştir.. Sizde şiiriniz de harikulade ifadelerle münafıklığı anlatmışsınız hocam elinize yüreğinize sağlık..

Allah Bakara suresinin ilk 5 ayeti müttakileri yani inananları, 6. ve7. ayetinde inkar edenleri yani kafirleri , 8. ayetten 20. ayete kadar da münafıkları anlatmıştır. Ben sadece münafıklarla ilgili ayetleri paylaşıyorum.
Buyrun..

8. İnsanlardan bazıları da vardır ki, inanmadıkları halde "Allah'a ve ahiret gününe inandık" derler.

9. Onlar (kendi akıllarınca) güya Allah'ı ve müminleri aldatırlar. Halbuki onlar ancak kendilerini aldatırlar ve bunun farkında değillerdir.

10. Onların kalblerinde bir hastalık vardır. Allah da onların hastalığını çoğaltmıştır. Söylemekte oldukları yalanlar sebebiyle de onlar için elîm bir azap vardır.

11. Onlara: Yeryüzünde fesat çıkarmayın, denildiği zaman, "Biz ancak ıslah edicileriz" derler.

12. Şunu bilin ki, onlar bozguncuların ta kendileridir, lâkin anlamazlar.

13. Onlara: İnsanların iman ettiği gibi siz de iman edin, denildiği vakit "Biz hiç, sefihlerin (akılsız ve ahmak kişilerin) iman ettikleri gibi iman eder miyiz!" derler. Biliniz ki, sefihler ancak kendileridir, fakat bunu bilmezler (veya bilmezlikten gelirler).

14. (Bu münafıklar) müminlerle karşılaştıkları vakit "(Biz de) iman ettik" derler. (Kendilerini saptıran) şeytanları ile başbaşa kaldıklarında ise: Biz sizinle beraberiz, biz onlarla (müminlerle) sadece alay ediyoruz, derler.

15. Gerçekte, Allah onlarla istihza (alay) eder de azgınlıklarında onlara fırsat verir, bu yüzden onlar bir müddet başıboş dolaşırlar.

16. İşte onlar, hidayete karşılık dalâleti satın alanlardır. Ancak onların bu ticareti kazançlı olmamış ve kendileri de doğru yola girememişlerdir.

17. Onların (münafıkların) durumu, (karanlık gecede) bir ateş yakan kimse misalidir. O ateş yanıp da etrafını aydınlattığı anda Allah, hemen onların aydınlığını giderir ve onları karanlıklar içinde bırakır; (artık hiçbir şeyi) görmezler.

18. Onlar sağırlar, dilsizler ve körlerdir. Bu sebeple onlar geri dönemezler.

19. Yahut (onların durumu), gökten sağanak halinde boşanan, içinde yoğun karanlıklar, gürültü ve yıldırımlar bulunan yağmur(a tutulmuş kimselerin durumu) gibidir. O münafıklar yıldırımlardan gelecek ölüm korkusuyla parmaklarını kulaklarına tıkarlar. Halbuki Allah, kâfirleri çepeçevre kuşatmıştır.

20. (O esnada) şimşek sanki gözlerini çıkaracakmış gibi çakar, onlar için etrafı aydınlatınca orada birazcık yürürler, karanlık üzerlerine çökünce de oldukları yerde kalırlar. Allah dileseydi elbette onların kulaklarını sağır, gözlerini kör ederdi. Allah şüphesiz her şeye kadirdir.
Saygıdeğer üstadım size çok teşekkür ederim, ne kadar aydınlatıcı bir yorum yapmışsınız.
Benim yapmaya çalıştığım şey de bu idi.
Mukaddes kitabımızda (anladığımız kadarıyla) her yönüyle tarif edilen Münafığı, günümüz şartlarında aramızda yaşadığı şekilleriyle ve dimağımızda bulunan kadarıyla hicvetmek.
Burada altını çizmek istediğim şey, şiirde yazmaya çalıştığım olayların hemen hepsini bizzat yaşadığım olaylara dayandırmaya çalışmış olmamdır.
Tarifini en güzel şekilde Kuran-ı Kerimin yaptığı münafığın ve münafıkların gördüğüm ve yaşadığım olaylarını anlatmaya çalıştım.
Şu anda da boş durmuyor münafıklar,
En fazla çalışan onlar belki de, dünyanın düzenini kendi lehlerine çevirebilmek için hem de ölesiye...
Selam, saygı ve hürmetlerimi sunuyorum...
Dualarımdasınız...