Aile;
Son elli yıl içinde yürütülen sayısız sosyo-psikolojik aile incelemeleri konusunda gelişigüzel bir bilgiden daha fazlasını edinmiş kaç aile hekimi vardır? Oysa tıbbın anlaşılması için nasıl anatomi ve fizyoloji bilgisi şartsa,aile kurumunun anlaşılması için de bu incelemeler şart olmuştur. Aile birkaç sistemin bir bütün halinde oluşturduğu sosyal bir yapının bir bölümüdür: evlilik,aile,akrabalık,din,ahlâk,ekonomi,vs. Bu karmaşık yapının bir bolümü olan aile de birkaç öğeden oluşur. Bunlardan birincisi, ailenin çekirdek birimidir. Bu birim,toplumca onaylanan bir cinsel ilişki kuran ayrı cinsiyetli iki yetişkinden ve bu birleşme sonucu dünyaya gelen yahut bu çekirdek biriminde büyütülen bir veya birkaç çocuktan oluşur. Bazı toplumlardaki birleşik yahut geniş kapsamlı aile grubunda da çekirdek birimi vardır; ama anaerkil yahut ataerkil olarak aynı bölgede yaşayan ve kadının yahut erkeğin akrabalarını da içine alan aile daha geniş bir gruptur.
Evlilik ve ebeveynlik birtakım kurallarla sınırlanabilir - endogami veya eksogami (grubun içinden yahut dışından birisiyle evlenme),monogami,poligami veya poliandri. Bütün akrabalık bağları aileden doğar; bu bağların gücü,o toplumdaki sosyal norm ve kalıplara göre değişir. Aile çeşitli açılardan incelenebilir: antropolojik, hukuki,ekonomik,sosyo-psikolojik,psikanalitik yahut dinsel açıdan. Böylece,konunun son derece karmaşık olduğu ve ailenin gerçekten anlaşılması için birçok açıdan ele alınması gerektiği bellidir. Psikiyatri alanında,daha ziyade çocuk psikiyatristleri tarafından,nispeten yeni ve henüz iyi tanımlanamamış bir aile psikiyatrisi dalı kurulmuştur. Bu uzmanlar,aile dinamiğinin anlaşılmasının,çocuklardaki davranış bozukluklarına (bkz.) ve başka bozukluklara ışık tutacağı umudunu beslemektedirler.
Çocuklarda görülen suç işlemenin etyolojisinde yıkılmış yuvalar spesifik ve önemli bir rol oynayabilir. Oysa bütün akıl hastalıklarında,genel pratisyenlerin yalnızca ailenin durumunun hasta üzerinde gösterdiği etkileri değil,aynı zamanda hastalığın ailedeki öteki bireyler üzerinde gösterdiği etkiyi de göz önünde tutmaları önemlidir.
Aile içi Cinsel İlişki;
Bir erkeğin torunu,kızı,kızkardeşi,annesi olarak tanıdığı bir kadınla cinsel ilişki kurması ve aynı şekilde 18 yaşını aşmış bir kadının bu gibi akrabalık ilişkileri bulunan bir erkekle cinsel ilişkide bulunmayı kabul etmesi bir suçtur. Öte yandan,bu suç çok yaygın olup çeşitli biçimlerde görülmektedir. En sık rastlananı baba-kız arasındaki ilişkidir. Kardeşler arasında bu ilişkiye daha az ve anne-oğul ilişkisine ise ender rastlanmaktadır. Söz edilen üçüncü tip ilişkide,eşlerden birinde yahut her ikisinde birden ciddi bir akıl hastalığı bulunmuştur. Erkek ve kız kardeşler arasında,buluğ çağından önce cinsel oyunlar normal sayılmaktadır. İlişkinin patolojik niteliğini,yoğunluğu belirler. Baba-kız arasındaki cinsel ilişki birtakım belli tablolar gösterir. Genellikle mutsuz bir evlilik söz konusudur; baba güçsüzdür,ama cinsel dürtüsü yüksektir ve eşi buna cevap vermemektedir. Baba teselliyi kızında arar ve gerçekten de kız annesinin yerini alabilir. Başka bir karakteristik durum da problemli bir ailedeki alkolik babadır; eve sarhoş dönerek genç kızını iğfal edebilir,hattâ kızın ırzına geçebilir. Son olarak,babayla kız arasında gerçek bir sevgi ilişkisi gelişebilir; iki sevgili gibi davranırlar, hattâ birlikte evden kaçabilirler.
Aile-içi cinsel ilişkinin ürünü olan bir gebeliğin sona erdirilebileceği bazı ülkelerin yasalarında açıkça belirtildiği halde,çok kere böyle bir ilişkiyi gizli tutma kaygısıyla gebelik sürdürülmektedir. Bu tip bir ilişkiyi sezen hekim,durumu çok dikkatle ele almalıdır,çünkü mahkeme ve hapis cezası,ailenin tamamen yıkılmasına neden olabilir. Hekim böyle bir sorunla karşılaştığı zaman bir psikiyatriste başvurmalıdır.