Nur
(31) Mü'min kadınlara da söyle gözlerini haramdan sakınsınlar ırzlarını korusunlar. (Yüz ve el gibi) görünen kısımlar müstesnazînet (yer)lerini göstermesinler. Başörtülerini ta yakalarının üzerine kadar salsınlar. Zinetlerini kocalarından yahut babalarından yahut kocalarının babalarından yahut oğullarından yahut üvey oğullarından yahut erkek kardeşlerinden yahut erkek kardeşlerinin oğullarından yahut kız kardeşlerinin oğullarından yahut müslüman kadınlardan yahut sahip oldukları kölelerdenyahut erkekliği kalmamış hizmetçilerden yahut da henüz kadınların mahrem yerlerine vakıf olmayan erkek çocuklardan başkalarına göstermesinler. Gizledikleri zinetler bilinsin diye ayaklarını yere vurmasınlar. Ey mü'minler hep birlikte tövbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz!
Nur
(60) Artık evlenme ümidi beslemeyen hayızdan ve doğumdan kesilmiş yaşlı kadınların zinetlerini göstermeksizin dış elbiselerini çıkarmalarında kendileri için bir günah yoktur. Ama yine sakınmaları onlar için daha hayırlıdır. Allah hakkıyla işitendir hakkıyla bilendir.
SURE ADI AYET İŞLEMLER
Şuara
(171) Bunun üzerine biz de onu ve geri kalanlar arasındaki yaşlı bir kadın hariç bütün ailesini kurtardık.
Neml
(23) "Ben onlara (Sebe halkına) hükümdarlık eden kendisine her şeyden bolca verilmiş ve büyük bir tahtı olan bir kadın gördüm."
Neml
(55) "Siz kadınları bırakıp şehvetle erkeklere mi varıyorsunuz? Doğrusu siz ne yaptığını bilmez bir toplumsunuz."
Kasas
(4) Şüphe yok ki Firavun yeryüzünde (ülkesinde) büyüklük taslamış ve ora halkını sınıflara ayırmıştı. Onlardan bir kesimi eziyoroğullarını boğazlıyor kadınlarını ise sağ bırakıyordu. Şüphesiz o bozgunculardandı.
Ahzab
(32) Ey Peygamber'in hanımları! Siz kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz. Eğer Allah'a karşı gelmekten sakınıyorsanız (erkeklerle konuşurken) sözü yumuşak bir eda ile söylemeyin ki kalbinde hastalık (kötü niyet) olan kimse ümide kapılmasın. Güzel (ve doğru) söz söyleyin.
Ahzab
(33) Evlerinizde oturun. Önceki cahiliye dönemi kadınlarının açılıp saçıldığı gibi siz de açılıp saçılmayın. Namazı kılın zekatı verin. Allah'a ve Resülüne itaat edin. Ey Peygamberin ev halkı! Allah sizden ancak günah kirini gidermek ve sizi tertemiz yapmak istiyor.
Ahzab
(35) Şüphesiz müslüman erkeklerle müslüman kadınlar mü'min erkeklerle mü'min kadınlar itaatkar erkeklerle itaatkar kadınlardoğru erkeklerle doğru kadınlar sabreden erkeklerle sabreden kadınlar Allah'a derinden saygı duyan erkekler Allah'a derinden saygı duyan kadınlar sadaka veren erkeklerle sadaka veren kadınlar oruç tutan erkeklerle oruç tutan kadınlar namuslarını koruyan erkeklerle namuslarını koruyan kadınlar Allah'ı çokça anan erkeklerle çokça anan kadınlar var ya işte onlar için Allah bağışlanma ve büyük bir mükafat hazırlamıştır.
Ahzab
(36) Allah ve Resûlü bir iş hakkında hüküm verdikleri zaman hiçbir mü'min erkek ve hiçbir mü'min kadın için kendi işleri konusunda tercih kullanma hakları yoktur. Kim Allah'a ve Resülüne karşı gelirse şüphesiz ki o apaçık bir şekilde sapmıştır.
Ahzab
(49) Ey iman edenler! Mü'min kadınları nikahlayıp sonra onlara dokunmadan (cinsel ilişkide bulunmadan) kendilerini boşadığınızda onlar üzerinde sizin sayacağınız bir iddet hakkınız yoktur. Bu durumda onlara mut'a verin ve kendilerini güzel bir şekilde bırakın.
Ahzab
(50) Ey Peygamber! Biz sana mehirlerini verdiğin eşlerini Allah'ın sana ganimet olarak verdiklerinden elinin altında bulunan kadınları; seninle beraber hicret eden amcanın kızlarını halalarının kızlarını dayının kızlarını ve teyzelerinin kızlarını sana helal kıldık. Ayrıca diğer mü'minlere değil de sana has olmak üzere mehirsiz olarak kendini Peygamber'e bağışlayan Peygamber'in de kendisini nikahlamak istediği herhangi bir mü'min kadını da (sana helal kıldık.) Mü'minlere eşleri ve sahip oldukları cariyeleri hakkında farz kıldığımız şeyleri elbette bilmekteyiz. Bütün bunlar sana herhangi bir zorluk olmaması içindir. Allah çok bağışlayıcıdır çok merhamet edicidir.
Ahzab
(52) Bundan sonra güzellikleri hoşuna gitse bile başka kadınlarla evlenmek eşlerini boşayıp başka eşler almak sana helal değildir. Ancak sahip olduğun cariyeler başka. Şüphesiz Allah her şeyi gözetleyendir.
Ahzab
(55) Peygamberin hanımlarına babalarından oğullarından erkek kardeşlerinden erkek kardeşlerinin oğullarından kız kardeşlerinin oğullarından mümin kadınlardan ve sahip oldukları cariyelerden ötürü bir günah yoktur. Ey Peygamber hanımları! Allah'a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah her şeye hakkıyla şahittir.
Ahzab
(58) Mümin erkekleri ve mümin kadınları işlemedikleri şeyler yüzünden incitenler bir iftira ve apaçık bir günah yüklenmişlerdir.
Ahzab
(59) Ey Peygamber! Hanımlarına kızlarına ve müminlerin kadınlarına söyle bedenlerini örtecek elbiselerini giysinler. Bu onların tanınıp incitilmemelerine de daha uygundur. Şüphesiz Allah çok bağışlayıcıdır çok merhamet edicidir.
Ahzab
(73) Allah münafık erkeklere ve münafık kadınlara Allah'a ortak koşan erkeklere ve Allah'a ortak koşan kadınlara azap etmek; mümin erkeklerin ve mümin kadınların da tövbelerini kabul etmek için insana emaneti yüklemiştir. Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.
Saffat
(135) Hani biz onu ve geride kalanlar arasındaki yaşlı bir kadın (kâfir olan eşi) dışında bütün ailesini kurtarmıştık.
Mümin
(25) Mûsâ onlara tarafımızdan gerçeği getirince "Onunla beraber iman edenlerin oğullarını öldürün kadınlarını sağ bırakın" dediler. Fakat kâfirlerin tuzağı hep boşa çıkmıştır.
Mümin
(40) "Kim bir kötülük yaparsa ancak onun kadar ceza görür. kadın veya erkek kim mü'min olarak salih bir amel işlerse işte onlar cennete girecek ve orada hesapsız olarak rızıklandırılacaklardır."
Muhammed
(19) Bil ki Allah'tan başka hiçbir ilâh yoktur. Hem kendinin hem de inanmış erkek ve kadınların günahlarının bağışlanmasını dile! Allah gezip dolaştığınız yeri de içinde kalacağınız yeri de bilir.
Fetih
(5) Bütün bunlar Allah'ın; inanan erkek ve kadınları içlerinden ırmaklar akan içinde temelli kalacakları cennetlere koymasıonların kötülüklerini örtmesi içindir. İşte bu Allah katında büyük bir başarıdır.
Fetih
(6) Bir de Allah'ın hakkında kötü zanda bulunan münafık erkeklere ve münafık kadınlara Allah'a ortak koşan erkeklere ve Allah'a ortak koşan kadınlara azap etmesi içindir. Kötülük girdabı onların başına olsun! Allah onlara gazap etmiş onları lanetlemiş ve kendilerine cehennemi hazırlamıştır. Orası ne kötü bir varış yeridir!
Fetih
(25) Onlar inkar edenler ve sizi Mescid-i Haram'ı ziyaretten ve (ibadet amacıyla) bekletilen kurbanlıkları yerlerine ulaşmaktan alıkoyanlardır. Eğer oradaki henüz tanımadığınız inanmış erkeklerle inanmış kadınları bilmeyerek ezmeniz ve böylece size bir eziyet gelecek olmasaydı (Allah Mekke'ye girmenize izin verirdi). Allah dilediğini rahmetine koymak için böyle yapmıştır. Eğerinananlarla inkarcılar birbirinden ayrılmış olsalardı onlardan inkar edenleri elem dolu bir azaba uğratırdık.
Hucurat
(11) Ey iman edenler! Bir topluluk bir diğerini alaya almasın. Belki onlar kendilerinden daha iyidirler. kadınlar da diğer kadınları alaya almasın. Belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Birbirinizi karalamayın birbirinizi (kötü) lakaplarla çağırmayın. İmandan sonra fasıklık ne kötü bir namdır! Kim de tövbe etmezse işte onlar zâlimlerin ta kendileridir.
Hadıd
(12) Mü'min erkeklerle mü'min kadınların nurlarının önlerinde ve sağlarında koştuğunu göreceğin gün kendilerine şöyle denir: "Bugün size müjdelenen şey içlerinden ırmaklar akan ebedi olarak kalacağınız cennetlerdir." İşte bu büyük başarıdır.
Hadıd
(13) Münafık erkeklerle münafık kadınların iman edenlere "Bize bakın ki sizin ışığınızdan biz de aydınlanalım" diyecekleri gün kendilerine "Arkanıza (dünyaya) dönün de bir ışık arayın" denilecektir. Derken aralarına kapısı olan bir sur çekilir. Bunun iç tarafında rahmet onlar (münafıklar) tarafındaki dış cihetinde ise azap vardır.
Hadıd
(18) Şüphesiz ki sadaka veren erkeklerle sadaka veren kadınlar ve Allah'a güzel bir borç verenler var ya (verdikleri) onlara kat kat ödenir. Ayrıca onlara çok değerli bir mükafat da vardır.
Mücadele
(1) Allah kocası hakkında seninle tartışan ve Allah'a şikayette bulunan kadının sözünü işitmiştir. Allah sizin sürdürdüğünüz konuşmayı (zaten) işitmekteydi. Şüphesiz Allah hakkıyla işitendir hakkıyla bilendir.
Mücadele
(2) İçinizden kadınlarına zıhar1 yapanlar bilsinler ki o kadınlar onların anaları değildir. Onların anaları ancak kendilerini doğuran kadınlardır. Şüphesiz onlar (zıhar yaparlarken) hoş karşılanmayan ve yalan bir söz söylüyorlar. Şüphesiz Allah çok affedicidir çok bağışlayıcıdır.
Mücadele
(3) kadınlarından zıhar yaparak ayrılıp sonra da söylediklerinden dönecek olanlar eşleriyle birbirlerine dokunmadan önce bir köle azat etmelidirler. İşte bu hüküm ile size öğüt veriliyor. Allah yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
Mümtehine
(10) Ey iman edenler! Mü'min kadınlar muhacir olarak size geldiklerinde onları imtihan edin. Allah onların imanlarını daha iyi bilir. Eğer siz onların inanmış kadınlar olduklarını anlarsanız onları kafirlere geri göndermeyin. Çünkü müslüman hanımlar kafirlere helal değillerdir. Kafirler de müslüman hanımlara helal olmazlar. Mehir olarak harcadıklarını onlara (kocalarına geri) verin. Mehirlerini verdiğiniz takdirde bu kadınlarla evlenmenizde size bir günah yoktur. Müşrik karılarınızın nikahlarına tutunmayın. (Zira bu nikahlar ortadan kalkmıştır.) Onlara harcadığınız mehri (evlendikleri kafir kocalarından) isteyin. Kafirler de (İslâm'ı kabul eden ve sizinle evlenen eski hanımlarına) harcamış oldukları mehri (sizden) istesinler. Bu Allah'ın hükmüdür. Oaranızda hüküm veriyor. Allah hakkıyla bilendir hüküm ve hikmet sahibidir.
Mümtehine
(12) Ey Peygamber! Mü'min kadınlar Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmamak hırsızlık yapmamak zina etmemek çocuklarını öldürmemek elleriyle ayakları arasında bir iftira uydurup getirmemek5 hiçbir iyi işte sana karşı gelmemek konusunda sana biat etmek üzere geldikleri zaman biatlarını kabul et ve onlar için Allah'tan bağışlama dile. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.
Talak
(1) Ey peygamber! kadınları boşamak istediğinizde onları iddetlerini dikkate alarak (temizlik halinde) boşayın ve iddeti sayın. Rabbiniz olan Allah'a karşı gelmekten sakının. Apaçık bir hayasızlık yapmaları dışında onları (bekleme süresince) evlerinden çıkarmayın kendileri de çıkmasınlar. Bunlar Allah'ın sınırlarıdır. Kim Allah'ın sınırlarını aşarsa şüphesiz kendine zulmetmiş olur. Bilemezsin olur ki Allah sonra yeni bir durum ortaya çıkarır.
Talak
(2) Boşanan kadınlar iddetlerinin sonuna varınca onları güzelce tutun yahut onlardan güzelce ayrılın. İçinizden iki âdil kimseyi şahit tutun. Şahitliği Allah için dosdoğru yapın. İşte bununla Allah'a ve ahiret gününe inanan kimselere öğüt verilmektedir. Kim Allah'a karşı gelmekten sakınırsa Allah ona bir çıkış yolu açar.
Talak
(4) kadınlarınızdan âdetten kesilmiş olanlarla henüz âdet görmeyenler hususunda tereddüt ederseniz onların bekleme süresi üç aydır. Hamile olanların bekleme süresi ise doğum yapmalarıyla sona erer. Kim Allah'a karşı gelmekten sakınırsa Allah ona işinde bir kolaylık verir.
Talak
(6) Onları (iddetleri süresince) gücünüz nispetinde oturduğunuz yerin bir bölümünde oturtun. Onları sıkıntıya sokmak için kendilerine zarar vermeye kalkışmayın. Eğer hamile iseler doğum yapıncaya kadar nafakalarını verin. Sizin için (çocuğu) emzirirlerse (emzirme) ücretlerini de verin ve aranızda uygun bir şekilde anlaşın. Eğer anlaşamazsanız çocuğu baba hesabına başka bir kadın emzirecektir.
Nuh
(28) "Rabbim! Beni ana babamı iman etmiş olarak evime girenleri iman eden erkekleri ve iman eden kadınları bağışla. Zalimlerin de ancak helâkini arttır."
Büruc
(10) Şüphesiz mü'min erkeklerle mü'min kadınlara işkence edip sonra da tövbe etmeyenlere; cehennem azabı ve yangın azabı vardır.
-
To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.
-