HarbiDost Nickli Üyeden Alıntı

Bu kitapta çok sürükleyici herkesin okumasını tavsiye ederim.
Öncelikle kaynağı paylaştığımız için teşekkür ederim @
HarbiDost
Benim düşünceme gelirsek hiç kimse Devlet-i Esasiye'nin üzerinde değildir.
Devletler Anayasal çerçeve içerisin de hukuk kurallarıyla yönetilir.
Devletler yanlış yapmaz yanlışı o koltukta oturan insanlar yapar.
Varsayalım koltukta oturan bir kişi yanlış yaptı.
Yanlış yaptı diye de Devletin üst kademesinde ki bir kişiye suikast düzenlenmez.
Düzenleme planı bile yapılmaz.
Demokrasinin kuralı devleti yönetenler seçimle gelir seçimle gider.
Suikast düzenleyecek kişinin daha önce vatana millete çok faydası geçmiş
bir kişi de olsa buna hakkı yok.
O zaman her yanlış yapan üst düzey görevliye suikast düzenlense ne olur.
Ülkeler kaustan kurtulamaz,isyan çıkar.
Yakup Cemil'in öldürmak istediği kişi Evver Paşa arkadaşlar.
Yani sokaktaki bakkal Ahmet efendiden,manav Şemsi'den bahsetmiyoruz.
Kaldı ki o kişileri bile kimsenin öldürmeye hakkı yok.
Allahın verdiği canı sadece Allah alır.
Bu konuyla ilgili bende alıntı yapmak istiyorum.
Savaşın ortalarında Binbaşı Yakup Cemil
(Babıâli baskınında Mazım Paşa'yı öldüren)
savaşın kötü yöneltilmesinden ve memleketin felakete gitmesinden dolayı
bir hükümet darbesi yapmaya girişti.
O gece Enver Paşa'yı öldürecekti ve kuracağı hükümette
Mustafa Kemal Paşa,Harbiye Nazırı (Milli Savunma Bakanı)
ve Başkomutan Yardımcısı olacaktı.
Bir arkadaşı hükümete sır vermiş,Yakup Cemil idam edilmişti.
Atatürk bana demişti ki:
Yakup Cemil, girişimini başarsaydı, ben yeni görevi kabul ederdim.
Fakat Harbiye Nazırı olunca ilk işim Yakup Cemil'i kurşuna dizdirmek olurdu.
Arkadaşlar son pragrafı ( Mustafa Kemal Atatürk söylediği )
dikkatli okurmusunuz.
Benim düşüncem son pragrafla aynıdır.
Saygılarımla...