Avusturyalıların teslim şartları şunlardı: 1. Mal ve canlarına zarar gelmeyecek; 2. Ağırlıklarının taşınması için araba verilecek; 3. Osmanlı ordusunun içinden geçilmeyecek; 4. Kaleyi iyi savunduklarına dair ellerine mektup verilecek; 5. Yanlarında yiyecek bulundurulacak; 6. Yaralılara bakılarak, iyileşenler geri yollanacak; 7. Kaleden bayrak açıp, trampet çalınarak çıkılacaktı. Teslim şartları uygun bulundu. Kaplan Mustafa Paşa, kaledekileri Komarno adasına götürdü. Yerli halka aman verildi. Kale, iyice onarılarak içine yeteri kadar asker ve malzeme konuldu.
Başta şunu söylemeliyim ben Cumhuriyet Rejimini savunan yaşamak isteyenlerdenim.
Ama okuduğum öğrendiğim bir gerçeği de sizler paylaşmak isterim.
Paylaşılan konu da ki son pragrafı rica etsem bir daha okurmusunuz.
Osmanlı Devleti'nin savaşta olsa mezhebi dini ırkı rengi ne olursa olsun
insana insan gibi muamele yapan bir vicdani duyguyu asırlarca yaşatması saygı duyulası
bir davranış değilmidir.
Günümüzde savaşlar oluyor hepimiz görüyoruz yaşıyoruz.
Masum çocuklar ölüyor hastaneler okullar bombalanıyor insanlar aç susuz sefalet içinde kalıyor.
Arkadaşlar savaşında kuralları vardır.
BM lerin kural kitabında bile vardır savaşırken karşınızdaki düşmanınız bile olsa
masum halka dokunmayın okulları hastaneleri bombalamayın der.
Maalesef günümüzde bu kural hiçe sayılıyor.
Sadece kural kitapçığında kalıyor.
Günümüzdeki yaşanan üzücü olayları gördükçe
Osmanlı'nın bu davranışı takdiri hak etmiyor mu ?
Güzel tarihi bir konu emeğine sağlık @
Asrevya teşekkürler.