Birinin sohbetine meyilli olan kimsenin ilk isteğine "meyil" derler.
Meyil artıp ifrat derecesine gelince, o aşırı isteğe "irade" derler.
İrade fazlalaşıp, ifrat haline gelince, o aşırı isteğe "muhabbet" derler.
Muhabbet çoğalıp, ifrat derecesine gelince, o aşırı muhabbete de "aşk" derler. O halde aşk, aşırı muhabbet, muhabbet de aşırı irade oldu.
Ey derviş! Bu aziz yolcu (aşk) sana misafir olarak gelirse, ağırla onu. Bu yolcuyu ağırlamak için gönül evini ona açmalısın. Çünkü Aşk ortağa katlanamaz. Sen boşaltmazsan o kendi boşaltır.

Azizüddin Nesefi, Tasavvufta İnsan Meselesi İnsan-ı Kamil, Dergâh Y. 83