Önerme Nedir? Önermeler Mantığı Önerme Nedir? Önermeler Mantığı

Önermeler; yargı belirten, doğruluğu veya yanlışlığı herkes tarafından tartışılmadan kabul edilen ifadelerdir. Bir özne, bir yüklem ve bir bağlaçtan oluşan, doğru ya da yanlış bir mantıksal değer taşıyan ve yargı bildiren dilsel birimlerdir.

Bir önerme kısmen doğru ya da kısmen yanlış olamaz. Yani bir önerme ya tamamen doğru, ya da tamamen yanlış olmalıdır. İşte önermenin kısmen doğru ya da kısmen yanlış olamaması durumuna, ara değeri dışlama kuralı adı verilir.

Bir önerme hem yanlış, hem de doğru olamaz. Yani bir önerme ya doğrudur, ya da yanlıştır. İşte önermenin hem yanlış, hem de doğru olamaması durumuna, çelişki kuralı denir.
Aşağıdaki cümlelerden her birisi birer önerme örneğidir. Çünkü bu ifadelerin tamamı birer yargı bildirir ve önermelerin kurallarına uyar:

- Ay, Dünya’nın uydusudur. > Bir önermedir ve doğruluk değeri, “doğru”dur.
- Filler; uçabilen, küçük, pembe bitkilerdir. > Bir önermedir ve doğruluk değeri, “yanlış”tır.
- Bir gün, 83 saattir. > Bir önermedir ve doğruluk değeri, “yanlış”tır.

Her önerme, bir cümledir; ama her cümle, bir önerme değildir. Emir, dilek, istek, dua, soru ve ünlem cümleleri önerme değillerdir. Çünkü bunlar yargı bildirmezler. Bir cümlenin önerme olabilmesi için o cümlenin mutlaka doğru ya da yanlış değer alan bir yargı bildirmesi gerekir.

Aşağıdaki cümlelerden hiçbirisi bir önerme değildir. Çünkü bu ifadelerin hiçbirisi bir yargı bildirmez ve bir mantıksal değer ifade etmez:

- Ay, Dünya’nın uydusu mudur? > Bir önerme değildir; çünkü bir soru cümlesidir.
- Bütün filler küçültülüp birer pembe bitki yapılarak uçurulsun! > Bir önerme değildir; çünkü bir emir cümlesidir.
- Bir gün, keşke 83 saat olsaydı. > Bir önerme değildir; çünkü bir dilek cümlesidir.


Önerme Türleri

Önermeler yargının niteliğine göre, sayısına göre, niceliğine göre ve olgusal içeriğine göre farklı kategorilerde gruplandırılırlar.


Yargının Niteliği Bakımından Önerme Türleri

Önermenin yükleminin niteliğine göre değerlendirilmesidir. Buna göre, şayet yüklem, özneye bir özellik ekliyorsa (“Ali, çalışkandır.”; “Pasta, çikolatalıdır.”; “Bütün kadınlar, güzeldir.”) olumlu; şayet yüklem, özneden bir özellik çıkarıyorsa (“Ali, çalışkan değildir.”; “Masa burada değildir.”; “Hiçbir kadın, çirkin değildir.”) olumsuz önermedir. Bu önermeleri değerlendirirken anlama değil, biçime bakılır: “Ali, çalışkan değildir.” olumsuzdur ve “Ali, tembeldir.” olumludur.

Olumlu önermeler: Yüklemde bildirilen özelliğin öznede bulunduğunu ifade eden önermelerdir. Yani yüklemin, özneyi onayladığı önermelerdir. Örneğin “Erzurum, Türkiye’dedir.” “Fenerbahçe, sarı-lacivert renklere sahiptir.” gibi önermeler, olumlu önermelerdir.

Olumsuz önermeler: Yüklemin bildirdiği özellik öznede bulunmuyorsa, önerme olumsuzdur. Yani bu tip önermeler, yüklemin özneyi onaylamadığı önermelerdir. Bu durumda özne ile yüklem arasında bir ilişki yoktur. Örneğin “Erzurum, Türkiye’de değildir.” “Fenerbahçe, sarı-lacivert renklere sahip değildir.” gibi önermeler, olumsuz önermelerdir.

Buradan anlaşılmalıdır ki önermelerin niteliğinden söz edilirken, onların sadece olumlu mu yoksa olumsuz mu olduklarına bakılmalıdır. Yani önermenin cümlesel yapısı bizi mantıksal açıdan ilgilendirmez. Mesela, “canlı ölümsüz değildir.” önermesi anlam bakımından olumludur; fakat form bakımından olumsuzdur. Mantık açısından bizi ilgilendiren de önermenin anlamı değil, formudur.

Yargının Sayısı Bakımından Önerme Türleri

Yargı sayısına göre önermeler, basit ve bileşik olmak üzere ikiye ayrılır.

Basit önermeler: Bunlara yüklemli ya da kategorik önermeler de denilir. Şayet bir önerme, tek bir yargı taşıyorsa basit önermedir. Basit önermeler, sadece özne ve yüklemden oluşurlar. Ancak bazı durumlarda özne ve yüklem açıklamalı verilmiştir. Bunlara, karmaşık önermeler de denir. Yine de tek bir özne ve yüklem bulunduğu için karmaşık önermeler, basit önermeler içerisinde değerlendirilirler. Mesela “Uzay, fethedilmiştir.” basit bir önermedir. “Tarih boyunca insanların ilgisini çeken uzay, meraklı insanlar tarafından fethedilmiştir.” cümlesi de basit bir önermedir; fakat aynı zamanda karmaşık önermedir de.

Bir önerme tek bir yargıdan oluşmuşsa o önerme basittir. Tek yargı bildiren ve özne, yüklem ve bağlaçtan oluşan önermeler, basit önermelerdir. Mesela “İşçiler grevdedir.” önermesi tek bir yargı bildirmektedir ve basit önermedir.

Bileşik önermeler: Birden fazla yargı taşıyan önermelere denir. Birden fazla önermenin mantıksal bağlaçlarla bağlanmasıyla oluşan önermelerdir ve bunlar birden çok yargı bildirirler. Mesela “İşçiler ve memurlar grevdedir.” önermesi iki yargı bildirdiğinden, bileşik bir önermedir. Bileşik önermeler, bileşikliği taşıdıkları eklerle açıkça belli olan önermeler ve bileşikliği hiç ek taşımadıkları için gizli olan önermeler olarak ikiye ayrılırlar.

Bileşikliği Açıkça Belli Olan Önermeler:

a. Koşullu önermeler: Yargı bir koşula bağlıdır. Bu önermeler, iki basit önermenin “ise” bağlacıyla birleştirilmesiyle oluşur. Bunun sonucunda “ön bileşen” ve “art bileşen” ortaya çıkar. Ancak bu birleştirmede eğer, bağlaç art bileşenin olup olmama koşulunu ön bileşene bağlıyorsa “bitişik koşullu önerme”; eğer bağlaç ön bileşenle art bileşenden birini seçip diğerini yok ediyorsa “ayrık koşullu önerme”dir.

Mesela “Yağmur yağarsa sokaklar ıslanır.” ifadesinde “-sa” bağlaçtır. “Yağmur yağar” ilk yargıdır, “sokaklar ıslanır” ikinci yargıdır. Burada koşulu “-sa” ifade eder. Bu bitişik koşulludur. “Ya Marmara’yı ya da Ege’yi kazanacağım!” ifadesinde de koşul “ya… ya…” olarak belirtilmiştir. Burada ikisinden birisi olacaktır, ikisi birden olamaz. Bu nedenle bu, ayrık koşullu önermedir.

b. Bağlantılı önermeler: Birbirlerine olumlu ya da olumsuz olarak bağlanmış önermeler topluluğuna denir. “Bu yaz hem gezeceğim, hem de bol bol dinleneceğim.” olumludur ve bağlantılıdır. “Kışın ne gezdim, ne de dinlendim.” olumsuzdur ve bağlantılıdır. “Ne… ne de…” olumsuzluk ifade eder, “hem… hem de…” olumluluk ifade eder.

c. Nedenli önermeler: Ön bileşenin, art bileşenin nedeni olduğu önermelerdir. Bu önermelerde bağlantı genelde neden bildiren “çünkü” bağlacıyla yapılır. “Hasta olacaksın; çünkü kendine hiç iyi bakmıyorsun.” bir nedenli önermedir. “Gitmeni uygun bulmuyorum, yani gitmeni istemiyorum.” ifadesi de bir nedenli önemlidir. Çünkü neden, sonradan açıklanmıştır.

d. Ekli önermeler: Bu önermeler, “ama”, “fakat”, “mamafih (bununla birlikte)”, “lâkin” gibi eklerle birbirine bağlanmış basit önermelerden oluşur. “İstediğin yere kaçabilirsin; ama benden saklanamazsın.” Bir ekli önermedir. “Herkes trenden indi; lâkin o inmedi.” gibi.

Bileşikliği Gizli Olan Önermeler:

Bu tür önermelerin bileşiklikleri biçimlerinden değil, anlamlarından çıkartılır.

a. Özgülü önermeler: Yükleminde bildirilen eylemin sadece özneye ait olduğunu bildiren önermelere denir. “Özgü”den bu anlaşılabilir. Bu önermelerde gizli bir “onların dışındakilerde bu özellik bulunmaz” anlamı vardır. Mesela “Bu matineye yalnız kadınlar girebilir.” ifadesi kendi içinde “Kadın olmayanlar giremez.” anlamını barındırmaktadır.

b. Çıkarmalı önermeler: Önermenin kapsamına giren bireylerin bir kısmını dışarıya çıkarmaktır. Özne ve yüklem birbirine “dışında”, “hariç” kavramlarıyla bağlanır. Böylece yüklemdeki eylem, öznenin dışında öznenin ait olduğu kaplamın geneline yayılmıştır. Bu önermelerde “yüklemin yüklediği özelliğin tam tersi öznede bulunur” ifadesi gizli olarak bulunmaktadır. Mesela “Seninle ilişkimiz hariç, tüm ilişkilerimde yalan söyledim.” ifadesi kendi içinde “Seninle ilişkimde yalan söylemedim.” anlamını barındırmaktadır. “Çikolatalı pasta dışında pasta yemem.” ifadesi de aynı şekilde “Çikolatalı pasta yerim.” anlamını içermektedir.

c. Karşılaştırmalı önermeler: Bunlar “en”, “en çok”, “daha çok” gibi ifadelerle kurulan önermelerdir. Bu önermelerde “Öznenin bulunduğu gruptaki diğer elemanlar yüklemin ifade ettiği özelliği barındırırlar.” ifadesi ile “ama özne, en çok barındırır.” ifadesi gizli olarak bulunmaktadır. Mesela “Bu olaya en çok o şaşırdı.” ifadesi kendi içinde “Diğerleri de şaşırdı” anlamını da içerir. “Bu araba en hızlısıdır.” ifadesi de “Diğer arabalar da hızlıdır” anlamını barındırır.

d. Sınırlandırıcı önermeler: Öznenin yüklemde ifade edilen özelliği nereye veya ne zamana kadar taşıdığını/taşıyacağını belirten önermelerdir. İfade edilen anlamın tam tersini gizli olarak taşımaktadır. Mesela “Bu takım, son dört maçtır galibiyet yüzü görmedi.” ifadesi kendi içinde “Dört maç öncesine kadar galibiyet alabiliyordu.” anlamını içerir. “17 Ağustos’tan sonra her şey değişti.” ifadesi de “17 Ağustos’tan önce her şey başkaydı.” anlamını içerir.
Yargının Niceliği Bakımından Önerme Türleri

Tümel önermeler: Konunun kapsamına giren bütün bireyler için belli bir şey bildiren önermelerdir. “Bütün s’ler p’dir.” şeklinde ifade edilebilir. Tümel önermeler için önerme “her, bütün, tüm” ifadelerini içeriyorsa bunlar tümel olumlu, “hiçbir” ifadesini içeriyorsa tümel olumsuz olur.

a. Belirsiz önerme: “İnsan canlıdır” ve “Ağaçlar yapraklıdır” önermelerinde olduğu gibi, bir önerme tümel ve tikel niceleyicilerle konuya bağlanmıyorsa bu önermeye belirsiz önerme denir. Yani önerme konunun bir kısmını veya bütününü kastedebilecek nitelikteyse bu önerme belirsiz önerme olur. “İnsan üzüntü içindedir” ya da “insan kötüdür” ifadeleri öznenin bütününe ya da bir kısmına hitap etmez. Bu nedenle de bu ifadeler belirsiz önemelerdir. “Hangi” sorusunu yöneltiriz bu önermelere. “Hangi insanlar kötüdür?” gibi.

b. Belirli önerme: Niceliği (konusu) açıkça ifade edilen önermedir. Belirli önerme tümel ve tikel olmak üzere ikiye ayrılır. Eğer hüküm konunun tamamına yüklenirse “tümel önerme” olarak isimlendirilir; “Bütün insanlar canlıdır” gibi. Eğer hüküm konun bir kısmına yüklenirse “tikel önerme” olarak isimlendirilir; “Bazı canlılar insandır” gibi. Buna göre dört çeşit önerme karşımıza çıkmaktadır: Tekil, belirsiz, tümel ve tikel.

Belirli önermeleri olumluluk ve olumsuzluk bakımından dört guruba ayrılır. Şöyle ki:

Tümel olumlu (A): “Bütün insanlar canlıdır”, “Her cisim boşlukta yer tutar”, “Her siyah renktir” gibi önermeler tümel olumludur.
Tümel olumsuz (E): “Hiçbir insan taş değildir.”
Tikel olumlu (I): “Bazı insanlar kâtiptir”, “Bazı canlılar insandır”, “Bazı insanlar âlimdir”, “Bazı cisimler durağandır” gibi önermeler tikel olumludur.
Tikel olumsuz (O): “Bütün insanlar kâtip değildir” veya “Bazı insanlar kâtip değildir.” Bu iki önerme de tikel hüküm ifade etmektedir.
Tekil olumlu: “Ali çalışkandır.”
Tekil olumsuz: “Ali çalışkan değildir.”

Niceleyicisi “bütün” olan önerme tümel olumlu, niceleyicisi “hiçbir… değildir” olan önerme ise tümel olumsuz olur. Niceleyicisi “bazı” olan önerme tikel olumlu, niceleyicisi “bazı… değildir” veya “bütün… değildir” olan önerme ise tikel olumsuz olur.

Bütün insanlar canlıdır > Tümel olumlu önerme
Hiçbir insan taş değildir > Tümel olumsuz önerme
Bazı insanlar hatiptir > Tikel olumlu önerme
Bütün insanlar hatip değildir > Tikel olumsuz önerme

Tikel önermeler: Konunun kapsamına giren bütün bireyler için değil de kimileri için belli bir şey bildiren önermelerdir. “Bazı s’ler p’dir.” ya da “Bazı s’ler p değildir.” şeklinde ifade edilir. Buradaki ilk ifade biçimi, tikel olumluya karşılık gelirken ikinci ifade şekli tikel olumsuza karşılık gelir.

Tekil önermeler: Önermenin öznesi tek bir bireye karşılık gelirse önerme tekil olur. Örneğin “Fenerbahçe, Türkiye’nin en büyük spor kulübüdür.” önermesinde tek bir özneye hitap edildiğinden bu önerme tekil bir önermedir.

Olgusal İçeriğine Göre Önerme Türleri

Analitik önermeler: Bunlarda bir akıl doğrusu söz konusudur ve bu önermeler her zaman doğrudur. Yeni bir bilgi içermeyen önermelerdir. “Kare bir dörtgentir.” “Dünya elips şeklinde bir yörünge izler” gibi.

Sentetik önermeler: Yeni bir bilgi verirler ve bu bilginin doğruluk değeri, deney ve gözleme dayanır. Mesela “Bazı ülkeler az gelişmiştir.” ifadesinin doğruluk değeri, deneysel ya da gözlemsel olarak ortaya konmalıdır