Yokluğunu hissettiğim çok şey var. Bunlar yazarak anlatılacak şeyler değil hatta konuşarakta anlatılacak şeyler değil. Anlatmaya utandığımdan değil, anlatırsam her şey gibi o da kaybolur diye korkuyorum. Geçmişe bakınca, size kalan tek miras acı ve gerçekler oluyor. İnsanları anladığınızda çok geç oluyor. İnsanları anladığınızda artık kimseyi anlamamaya başlıyorsunuz. Arkadaşlarını, komşularını hatta ve hatta aileni.. Zamanın çürüttüğü şeyler arasında en önde kendim varım. Kimileri olgunlaşmak der buna, fakat ben ruhun ölümü diyorum. Bu insanlar hangi ara böyle oldular, hangi ara değiştiler? Yoksa ben miyim değişen ve değiştikçe çürüyen.. İnsan aklındaki soruları silemeden mutlu olamıyor, anıları da...