Sevgili okurlar… Sizlere hep “kara haberler” vermekten, inanın biz de bıktık ama ne çare ki, ülkemizde aydınlık olan bir şey yok maalesef!
Kendilerini “aydın” olarak niteleyen akademisyen grubu bile yayınladığı “düşmanca” bildiri ile gerçekte “aydınlık değil, karanlık” olduğunu ilan etti
Ülke karmakarışık bir durumda iken, cumartesi ve pazar günleri CHP Olağan Kurultayı yapıldı. Bu toplantıda Türkiye’nin geleceğini aydınlatacak ışıklar saçılmasını bekleyenler vardı.
Bizim de gönlümüz Kurultay’da yeni şeyler söylenmesini ve insanlarımızı ferahlatıcı, ümitli bir havanın ülkeye hâkim olmasını istiyordu. Fakat…
Olağan Kurultay’ın, sonucu da “olağan” oldu. Her zamanki gibi iktidar partisi sert
sözlerle eleştirildi, klasik bir sürü lâf edildi ama ülkenin geleceğine ait hiçbir umut
ışığı verilmedi!
***
Önce şunu söyleyeyim. Ben kişi olarak Kemal Kılıçdaroğlu’nu çok severim. İyi niyetli, demokrat kişilikli, düzgün, çalışkan, namuslu bir siyasetçidir. Fakat… Başarılı olduğunu söyleyemem! Çünkü, bugüne kadar 9 seçim kaybetmiştir!
9 seçim kaybeden bir lider, Batı ülkelerinde olsa, 9 saniye bile koltuğunda kalamaz!
Fakat burası Türkiye ve parti CHP olunca işler değişiyor!
9 seçim kaybeden Kılıçdaroğlu, “990 geçerli oyun 990’ını” da alarak yeniden Genel Başkan seçildi. Bu durumda biz “Hayırlı olsun” demekten başka ne diyebiliriz ki?
CHP, 2019 seçimlerine de böyle girecek ve değişen hiçbir şey olmayacak!
İşin bir tesellisi var! Kılıçdaroğlu ve CHP hep yeniliyor ama ne gam!
Galip sayılır Türkiye’de mağlûp! Yenile yenile bir gün yenmesini öğrenirler inşallah!

***

Ülkücü iradede büyük değişim rüzgârı!

CHP’de umut yok. Peki MHP’de umut var mı?
Devlet Bahçeli’nin koltuk sevdası ve aşırı katı tutumu umutları kırıyor ama MHP’de toplanan imzalarla ülkücü irade “Değişim” dedi.
Bu değişim gerçekleşirse MHP’de 19 yıllık bir dönem tarih olacak!
544 delegeden toplanan imzalar, Meral Akşener, Koray Aydın ve Sinan Oğan’ın avukatları tarafından noter eşliğinde MHP Genel Merkezi’ne teslim edildi.
Ağır seçim yenilgisi nedeniyle dile getirilen değişim istemi artık, önüne geçilmesi zor bir sel halini aldı!
Olağanüstü Kurultay için 1220 delegenin 245 imzası yeterli. Toplanan imzalar ise bunun yaklaşık iki misli: 544 imza… Genel Merkez bunların bir kısmını geçerli saymayıp imzaları 422’ye indirdi ama fazla önemi yok!
Toplanan imzalar, Türk siyaset tarihinde en yüksek değişim talebidir.
Makamını kaybetmek istemeyen ve koltuğuna dört elle sarılan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, noter onaylı talebe ocak ayı sonuna kadar mutlaka cevap vermesi gerekiyor.
***
Halen vitrinde sesi yükselen 3 Başkan Adayı var: Meral Akşener, Koray Aydın ve Sinan Oğan… Ancak… Sessiz ve derinden giden 4’üncü bir aday daha var: Süleyman
Sazak.
Önceki yıllarda MHP Genel Başkan Yardımcılığı yapan Süleyman Sazak hakkında çok olumlu mesajlar alıyorum.
Yıpranmamış, güçlü bir isim. Dilerim MHP Kurultayı adayları iyi değerlendirir.

***

Baltacı ile Katerina aşkı!

Sevgili okurlar… “Rusya dibe vurdu ama.” başlıklı dünkü yazımda “Rus politikacılar uçak krizini 1915 yılındaki Ermeni olaylarına kadar götürdüler… Meseleyi çok daha eskilere, Prut Savaşı’nda Baltacı Mehmet Paşa ile Rus Çariçesi Katerina’nın seks maceralarına kadar götürmeseler bari” derken Prut Savaşı’nın tarihini bir dalgınlık sonucu yanlış yazmışım. Doğru tarih 1711 yılıdır.
Bazı okurlarım “Savaşı kazanan Baltacı Mehmet Paşa ile Rus Çariçesi Katerina arasında gerçekten bir aşk gecesi oldu mu?” diye soruyor.
Olay bir efsane gibi 305 yıldır söylenip durur. Bu konuda hikâyeler, romanlar yazılmıştır. Baltacı Mehmet Paşa, Prut bataklığına sıkıştırdığı Rus ordusunu tamamen imha edip yok edeceği yerde 22 Temmuz 1711’de barış anlaşması imzalayarak tarihi bir fırsat kaçırmıştır.
Baltacı’nın bunu Katerina ile olan ilişkisi nedeniyle yaptığı söylenir ama doğru değildir. Tarihçiler bu ilişki konusunda hiçbir kanıt bulamamışlardır.

Gü*nün Sö*zü

Dünya tuhaftır! Ufak hırsızlar asılır, büyük hırsızlar serbest bırakılır!