Toprak uğruna verilen çok savaşlar vardır.
Büyük kısmı toprağın zenginliklerini bünyesine katmayı hedefler.
Bir bölümü, elde ettiği toprakla birlikte genişleyip çoğalabilmeyi....
Çok az bir kısmı ise o toprağa ait olmayı hedefler. İlk iki savaşı topla tüfekle, kan dökerek, kırıp geçirerek kazanabilirsiniz. Fakat bir toprağa ait olmak istiyorsanız, işte o savaş bambaşkadır. O savaşı da aynı yöntemlerle yapmaya çalışan yanılır.
O topraklara bombalarınızı savuramazsınız; zarar vermekten korkarsınız ormanına, suyuna...
Yakıp yıkamazsınız; her köşesi bir başka güzel görünür gözünüze, incitmeye kıyamazsınız.
Sessiz ve usulca o toprağın doğasının size vatan olmasını arzularsınız sadece...
Bir vatan istiyorsan vereceğin tek savaş kendinledir. İçindeki "sen" sevgisini vatan sevginin aşağısında tutmadıkça kazanamazsın.
Kan bürümüş gözünü, sevginle yuğmadan vatan sana haramdır.
“Dedim ya, Eylül‘dü. Savruluşu bundandı kimsesizliğimin.”