Herkese pembe panjurlu mutluluklar sunmuyor hayat...
Ama nasil da gozumuz kaliyor uzaktan bakinca onlarda...
Ben artik bu yasimda bambaska goruyorum mutlulugu..
Zaten pembe herkese bahsedilecek olsa, diger renklerin ne manasi kalirdi ki, diyorum en basta..
Sonra dusunuyorum bir bir...
Pas rengi mesela...
Visne curugu veya...
Ya da limon kufu...
Herbirinden sunmus yasam herbirimize...
Hem de icerisinde turlu tezatlarla...
Bir bakiyorum; pasli yag tenekesinin icerisinde, mis kokulu karanfiller yetismis.
Bir bakiyorum visne curugu; su gibi bir genc kizin uzerinde elbise olmus savruluyor yaz gunu ifil ifil...
Bir bakiyorum; kac zamandir dolapta unutulmus, kuf baglamis o limon, sifa olmus hastaya...
Bir bakiyorum; pembe panjurlu o ev hic gunes almiyor, les gibi kokuyor rutubetten.!!
Bu yuzden renklere aldanmayin.
Size ne kattigina bakin.
“Dedim ya, Eylül‘dü. Savruluşu bundandı kimsesizliğimin.”