Ülkemizde kadınlar hayatını kaybetmiyor. Yaşama hakları gasp ediliyor. Bu şekilde tanımlanması çok daha etkili. Bu iş, "hayatlarını kaybediyorlar" şeklinde tanımlanacak kadar ucuz değil. Bu kadar basitleştirilmemeli. Birilerinin anormalliği yüzünden katlediliyorlar. Ülkemiz bugün yine saçma sapan bir mevzuya daha ev sahipliği etti: Pembe taksiler. Ne demek yahu bu? Ne demek pembe taksi? Biz devlet olarak size sahip çıkamıyoruz, sapığı, manyağı, katili zaptedemiyoruz siz kendinizi kollayın demek değil de ne? Ülkemizdeki kadınlar bu olaya ses çıkarmazlarsa ileride sarı taksiye bindikleri için suçlu hatta manyak hakimlerin dediği gibi "gönlü var" şeklinde tanımlanacak. Bu kadar ucuz bir durum olamaz. Bunu sakın yemeyin. Devletin işi, her bir vatandaşına sahip çıkmaktır. Toplumu sürekli ayırmak değil.

Durun durun daha bitmedi. Bu "pembe taksiler" 08:00 ile 20:00 arasında çalışacakmış sadece. Yani gece 03:00'da taksiye binerseniz o saatte bindiğiniz için size şunu sorabilirler: "Bir bayanın o saatte sokakta ne işi var?" Nitekim buna da çok kısa bir süre önce şahit olduk değil mi? Bir devlet, bir hukuk sistemi düşününki "Sen rahat ol ey vatandaşım! Benim burada olduğumu hep hissedeceksin!" diyemesin. Peki ne diyor? "Sen pembe taksiye binip kendini korumazsan, bende seni korumam." Bak zihniyet bu işte. Bu mahlukların zihniyeti bu. Kafalar böyle işte. Dünya kütle çekim dalgalarını görüntülemeyi başarıyor biz ise "Pembe taksileri" konuşuyoruz.

Bayan arkadaşlarımdan bir ricam olacak. Lütfen bu basit ve ucuz numarayı yemesinler. Akşam saat sekizden sonra taksiye binme hakkınızı elinizden almasınlar, pembe taksiye binmediniz diye ölmeyi ve tecavüzü hak etmiş olmayın. Bu adi ve lanet kafalara sakın ortak olmayın. Adamlar, tecavüzcülere dünyayı dar etmek yerine resmen at koşturabilecekleri kulvar açıyorlar. Yazıklar olsun.