“beni unutma ama seni seviyor olduğumu unut.
senin gözlerini unutamadığımı unut.
her gelişinde, kapılarımı açık buluşlarını unut.
senden bir söz, bir ses beklediğimi unut.
ben ki, senin adını görünce bir esnaf tabelasında, bir sokak duvarında, bir bar girişinde.. oturur sabahlardım orada.
öyle bir sevmek ki, adına dahi saygı duyardı.
adın klisede şarap kadar kutsaldı.
yine de unut. bana kendini hatırlatma.”