19 Haziran, Babalar günü..Şöyle özetleyim, ''baba'' kelimesi denince çoğumuzun içinde cız eden bir yara vardır yada benim öyle bilemiyorum..Ama insan yaşamaya mecbur bir varlık olduğu için, acıya alışmak zorunda. Şükretmek zorunda. Bende genç yaşımdan bu yana böyle yaptım. Babamın şuan hayatımızda olmaması benim veya annemin tercihi değildi. Bu hayatta herkes kendi seçimlerini kendi yapıyor. İnsanın yaptığı seçimler, kendisinin kumaşını belirler. Biz dikiş tutmayacak kumaşlara bulunmaz hint kumaşı muamelesi yaptık kendimizi bildik bileli...
Şunu da söylemek istiyorum ki, adamlık kelimesi özellikle erkeklere vurgulanan bir tabir değildir benim lügatımda, "delikanlılık"ta zira öyle. Ne kadınlar var, evlatlarına hem anne, hem babalık yapan. İşte bazı adamların demeyeceğim, o kadınlara haksızlık yapmış oluruz. Bazı erkeklerin o kadınlardan öğreneceği çok adamlık var. Ben yetim büyüdüm gibi bişey oldu. Erken yaşta sorumluluk bindi omuzlarıma. Allah'a şükürler olsun bugün burada duygularımı sizlerle paylaşabiliyorsam, bunu anneme borçluyum. Çocukluğumdan bu yana baba sevgisi nedir bilmem, görmedim, hissetmedim. Ama yanımda adam gibi adam annem vardı çok şükür... Eksik de olmasın...
Yıllardır evlatlarına hem annelik hem de babalık yapan kadınların kendi annem de dahil "babalar günü olsun"...
Ben, hüznün sınırını geçeli çok oldu.